hal ile cümle
hal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yeni halıyı beğendiğini söyledi.Tom said he liked the new carpet.
Onlar hala anne ve babalarıyla beraber yaşıyorlar.They are still living with their parents.
Onu hala seviyorsun, değil mi?You still love her, don't you?
Tom'un elleri sıkıca yumruk haline getirildi.Tom's hands were tightly clenched into fists.
Dün söylediğim şey hala geçerli.What I said yesterday still stands.
Tom şimdi kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a bad mood now.
Tom şu anda kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a bad mood right now.
Tom hâlâ Noel ağacını almadı.Tom still hasn't taken down his Christmas tree.
Ben hâlâ düz gidebiliyorum.I can still walk straight.
Tom ameliyat masasında, baygın hâlde yatıyordu.Tom was lying unconscious on the operating table.
Halkın önünde konuşmaktan hoşlanmaz.He doesn't like to speak in public.
Tom hala Mary'nin ona her şeyi anlatmıyor olduğunu bilir.Tom knows that Mary still isn't telling him everything.
Bay Tsugi'nin o TV dramada söylediği halk şarkısının adı nedir?What's the name of the folk song that Mr. Tsugi sang in that TV drama?
Başım hala dönüyor.My head is still spinning.
Tom beyaz halının üzerinde kirli ayak izleri gördü.Tom saw dirty footprints on the white carpet.
Tom'un hala Boston'da olduğunu kesin olarak bilmiyoruz.We don't know for sure Tom is still in Boston.
Ben hâlâ Almanya'ya uçuş rezervasyonumu yaptırmadım.I've still not booked my flights to Germany.
Tom hâlâ bana kızgın mı?Is Tom still mad at me?
Tom hala orada mı?Is Tom still there?
Bunu itiraf et Tom, bana hala aşıksın.Admit it, Tom, you're still in love with me.
Hâlâ arkadaşım olmak istiyorsan, bunu tekrar asla yapamazsın.If you want to still be my friend, you can never do this again.
Ne yaptığını hâlâ Tom'a söylemedin, değil mi?You still haven't told Tom what you did, have you?
Onu buradan halledebilirim.I can handle it from here.
Onu hâlâ çok seviyorum.I still love him very much.
Ben hâlâ onu çok seviyorum.I still love her very much.
Her halukârda endişelenmene gerek yok.In any case, you don't need to worry.
Hâlâ hakkında endişelenecek bir sorunumuz daha var.We still have one more problem to worry about.
Bunu halledeceğiz. Endişelenme.We'll sort this out. Don't worry.
Ben gerisini hallederim.I'll take care of the rest.
Tom hâlâ ebeveynleriyle birlikte evde yaşıyor.Tom is still living at home with his parents.
Hâlâ kaç kişi var?How many people are still there?
Ben hâlâ bunun en iyi seçim olduğuna inanıyorum.I still believe this is the best choice.
Hâlâ onun hakkında konuşmamız gerektiğini düşünüyorum.I still think we need to talk about it.
Lorelei bir popüler Alman halk şarkısıdır.Die Lorelei is a popular German folk song.
Favori Alman halk şarkınız nedir?What's your favorite German folk song?
Ne aradığımızdan hâlâ emin değilim.I'm still not sure what we're looking for.
Ne aradığından hâlâ emin değilim.I'm still not sure what you're looking for.
Ne yaparsan yap, halatı bırakma.Whatever you do, don't let go of the rope.
O hâlâ gelmedi.She still hasn't arrived.
Saturn'ün halkaları var.Saturn has rings.
Satürn'ün halkaları vardır.Saturn has rings.
Bunu hâlâ eski yolla yapmayı tercih ediyorum.I still prefer doing this the old way.
O hâlâ olabilir.It could still happen.
Bunun olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe this is happening.
Hâlâ Tom'u seviyorsun gibi görünüyor.It sounds like you still love Tom.
Birkaç gündür yağmur yağmamasına rağmen ayaklarımızı bastığımız yerler hâlâ çok ıslaktı.Even though it hadn't rained for several days, the ground was still quite wet underfoot.
Onu hâlâ görmedim.I still haven't seen it.
Tom ne olduğunu hâlâ bilmiyor.Tom still doesn't know what happened.
Olanlara rağmen Tom'u hâlâ seviyorum.Despite what's happened, I still like Tom.
Bilirsiniz, eğer isterseydik biz bunu hâlâ gerçekleştirebilirdik.You know, we could still make it happen if we wanted to.
Onun ne söyleyeceğini hâlâ bilmiyorsun.You still don't know what he's going to say.
Geçen pazartesi burada ne olduğunu hâlâ bilmek istiyorum.I'd still like to know what happened here last Monday.
Hala Tom'a ne olduğunu merak etmekten kendimi alamıyorum.I still can't help wondering what happened to Tom.
Biz hâlâ ne olduğunu belirlemeye çalışıyoruz.We're still trying to determine what happened.
İlk uçak yolculuğunu hâlâ hatırlıyor musun?Do you still remember your first plane trip?
Hâlâ beklememiz gerekiyor.We should still wait.
Başka sorularımız olursa iletişim halinde olacağız.We'll be in touch if we have any further questions.
Bizim hâlâ bazı sorularımız var.We still have some questions.
Hâlâ cevaplanmamış çok fazla soru var.There are still too many unanswered questions.
Hâlâ cevaplanmamış bazı sorular var.There are still some unanswered questions.