Ana içeriğe geç
Sözlük

halüsinasyonlar ile cümle

halüsinasyonlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
15
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
O zaman, ben korkunç halüsinasyonlar görürdüm.At that time, I used to have terrifying hallucinations.
Hasta halüsinasyonlardan sıkıntı çekiyor.The patient suffers from hallucinations.
Karbon monoksit zehirlenmesi halüsinasyonlara neden olabilir.Carbon monoxide poisoning can cause hallucinations.
Van Gogh sıklıkla halüsinasyonlar ve kabuslar görüyordu.Van Gogh suffered from hallucinations and nightmares at times.
Bu, beynin hafıza ve duygulardan sorumlu kısımlarında halüsinasyonlara yol açıyor.This produce hallucinations in the parts of the brain that deal with memories and emotions.
Örneğin, bir ayna varsayalım halüsinasyonlar o kadar kolay üretilmektedir.Suppose a mirror, for instance-- hallucinations are so easily produced.
Yanılsamalar ve halüsinasyonlar bu hastalığın en belirgin işaretleri.Delusions and hallucinations are hallmarks of the illness.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.They were hallucinations, which vanished the moment he touched them.
Şimdi şunu düşünebilirsiniz. Bir çözüm var ! "halusinasyonlar !"Now you might think, ah, there's a solution: hallucinations.
İşitsel halüsinasyonlar, hayaller ya da duygusal baskılar yüzünden.Because of auditory hallucinations, delusions, or emotional distress.
Fakat bir de halüsinasyonlar var. Ve halüsinasyonlar tamamen farklı.But there are also hallucinations as well, and hallucinations are completely different.
Duyma engelli insanların yaklaşık yüzde 10'u müzik halüsinasyonlarına sahip.About 10 percent of the hearing impaired people get musical hallucinations.
Görme engelli insanların ise yaklaşık yüzde 10'u görsel halüsinasyonlara sahip.And about 10 percent of the visually impaired people get visual hallucinations.
Büyükbabasının halüsinasyonları vardı.His grandfather had these hallucinations.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.It's typical of these hallucinations that they may come in a flash and disappear in a flash.
Psikotik halüsinasyonlar, ister görsel ister işitsel olsun, sizi işaret ederler.Psychotic hallucinations, whether they are visual or vocal, they address you.
Charles Bonnet halüsinasyonlarında bu tip bir etkileşim yoktur.There is none of this quality of being addressed with these Charles Bonnet hallucinations.
Yüzler ve bazen deforme olmuş yüzler, bu tip halüsinasyonlarda, tek ortak noktadır.Faces, and sometimes deformed faces, are the single commonest thing in these hallucinations.
İnsanlar bu basit geometrik halüsinasyonları görünce, primer görsel korteks aktive oluyor.When people have these simple geometrical hallucinations, the primary visual cortex is activated.
Ve ben de geometrik halüsinasyonlar görüyorum.And I see the geometrical hallucinations.
Gördüğün gibi çocukların hepsi aynı semptomları sergiliyor. Güçlü halüsinasyonlar ve akıl eksikliği.As you can see all the children show the same symptoms: strong hallucinations and lack of reason.
Jerry'nin halüsinasyonları, geyiğin ona boğazını kesmek istediğni işitir.Jerry's hallucinations show the deer urging him to put it out of its misery.
Triheksifenidil: Dokunsal halüsinasyonlar yaratan bir antiparkinson maddedir.Trihexyphenidyl: An antiparkinsonian agent that creates tactile hallucinations.
Karmaşık görsel halüsinasyonlar, düşük dereceli gliom belirtisi olarak tanımlanmıştır.[1]Complex visual hallucinations have been described as a symptom of low-grade glioma.[3]
savaşın kendisi onu tedavi edilmemiş ilan ettiğinden beri halüsinasyonlara maruz kalmış olmalı.since Battie himself pronounced him uncured, he must have been subject to hallucinations.
Mihail Bulgakov, narkotik halüsinasyonları tanımlayan ilk yazardır.Mikhail Bulgakov is the first writer to describe narcotic hallucinations.
Bu halüsinasyonları Vicodin bağımlılığına bağlayan House bırakmak için girişimde bulunur.Sie erscheint House später mehrfach als durch Vicodinmissbrauch verursachte Halluzination.
İşitme halüsinasyonları (İng.Chante ta vie (Auvidis).
Hafif zarar görmesi halüsinasyonlara sebep olur.Le poison injecté lui donne des hallucinations.
Bu halüsinasyonları Vicodin bağımlılığına bağlayan House bırakmak için girişimde bulunur.Имеет проблемы с наркотической зависимостью, при помощи которой пытается вытеснить воспоминания о Хилл-Хаусе.
Bu halüsinasyonlar işitsel, dokunsal ve/veya görsel olabilir.يمكن أن يصاحب الشلل النومي بالهلوسة , وتكون سمعية / بصرية / شعورية.
Sonraki ayı, halüsinasyonlardan ve zehirlenme delüzyonlarından yakınarak hastane ile ev arasında geçirdi.Ele passou os meses seguintes entre hospital e casa, sofrendo alucinações e delírios de envenenamento.
Matt'in gördüğü halüsinasyonlar artar ve evde garip olaylar gerçekleşir.Dennis percebe que desde que Toby apareceu, coisas estranhas têm acontecido na casa.
Gerçeklerle halüsinasyonlar adeta birbirlerinin içine geçmiştir.Hallucinatie en werkelijkheid gaan dan door elkaar lopen.
Matt'in gördüğü halüsinasyonlar artar ve evde garip olaylar gerçekleşir.Als Appie het onderzoekt, gebeuren er vreemde dingen in het huis.
Bu şekilde geçen birkaç gün sonrasında halüsinasyonlar görmeye başlar.Na verloop van tijd begint ze hallucinaties te krijgen.
Yangında ölen insanların bile halüsinasyonlarını görmeye başlamaktadır.Hij krijgt nog enkele hallucinaties waarin hij zijn slachtoffers in de vlammen ziet.
Bu halüsinasyonları Vicodin bağımlılığına bağlayan House bırakmak için girişimde bulunur.Wilson próbuje wyleczyć House’a z uzależnienia od Vicodinu.
Hafif zarar görmesi halüsinasyonlara sebep olur.Потиличні ураження може спричинити візуальні галюцинації.
Van Gogh sıklıkla halüsinasyonlar ve kabuslar görüyordu.Josef gyakran szenved róla szóló rémálmoktól és látomásoktól.
Matt'in gördüğü halüsinasyonlar artar ve evde garip olaylar gerçekleşir.Közeleg Halloween és furcsa dolgok történnek a városban.
Hafif zarar görmesi halüsinasyonlara sebep olur.Tällainen aistieristys aiheuttaa hallusinaatioita.
Matt'in gördüğü halüsinasyonlar artar ve evde garip olaylar gerçekleşir.Khung cảnh của kinh này thuật lại hoàn cảnh Duy-ma-cật đang lâm bệnh tại nhà.
İşitme halüsinasyonları (İng.ヒアリング (hearing) 聞くこと。
Yangında ölen insanların bile halüsinasyonlarını görmeye başlamaktadır.さらに消防隊も炎上するシナゴーグを見ているだけだった。
Bale gösterisinden bir gece önce, Nina güçlü halüsinasyonlar görmeye devam eder.Večer pred premiérou Nina do noci nacvičuje a jej halucinácie pokračujú.
Hafif zarar görmesi halüsinasyonlara sebep olur.V menších dávkach spôsobuje nepríjemné halucinácie.
Halüsinasyonlar görür mesela bazen bahçe hortumunu yılan sanır.Lepontščina in galatščina se včasih obravnavata kot narečji galščine.
Bir çözüm var ! "halusinasyonlar !""Ä-äh, onhan ratkaisu, hallusinaatiot."
Bir çözüm var ! "halusinasyonlar !""Ah, mais il y a une solution: les hallucinations"
Bir çözüm var ! "halusinasyonlar !"C'è una soluzione: allucinazioni.
Bir çözüm var ! "halusinasyonlar !"Halluzinationen.
Bir çözüm var ! "halusinasyonlar !"(Risos)
Bir çözüm var ! "halusinasyonlar !"[צחוק]
Bu, beynin hafıza ve duygulardan sorumlu kısımlarında halüsinasyonlara yol açıyor.Esto produce alucinaciones en la parte del cerebro que lidia con la memoria y las emociones.
Bu, beynin hafıza ve duygulardan sorumlu kısımlarında halüsinasyonlara yol açıyor.Questo produce allucinazioni nelle parti del cervello che si occupano di ricordi ed emozioni.
Bu, beynin hafıza ve duygulardan sorumlu kısımlarında halüsinasyonlara yol açıyor.Това поражда халюцинации в части от мозъка, имащи отношение към спомените и емоциите.
Bu, beynin hafıza ve duygulardan sorumlu kısımlarında halüsinasyonlara yol açıyor.この調査によって
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Det är typiskt för dessa hallucinationer att de kan komma plötsligt och försvinna plötsligt.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Det er typisk for disse hallucinationer, at de kan komme i et glimt og forsvinde i et glimt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod