Ana içeriğe geç
Sözlük

haklar ile cümle

haklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Afganistan'da insan hakları ihlallerine dair birçok rapor bulunmaktadır.Prawa człowieka na Kubie są notorycznie łamane.
Köleler: Hiçbir hakları ve özgürlükleri yoktu.W państwach tych nie było żadnych swobód i praw obywatelskich.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.Historyk przekazuje, że kobiety Issedonów miały równe prawa z mężczyznami.
Bunun üzerine dava, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşındı.W związku z tym została złożona skarga przed Europejski Trybunał Praw Człowieka.
Serbestlik, kişinin hakları dahilinde hareket etmesi demektir.Osoba interweniująca w interesie dłużnika.
Tunus Hükümeti insan hakları ve özgürlükler konusunda yavaş da olsa ilerleme kaydetmektedir."System prawny w Szwecji charakteryzuje się szczególnie wysokim rozwojem praw i wolności obywatelskich.
Aday öğrenciler istedikleri kadar oturuma girme haklarına sahiplerdir.Studenci zwykle mają prawo wyboru godziny, na którą chcą przychodzić.
İnsan hakları doğal hukuk kuramına göre değerlendirilir.Z tego względu też uznają prawo własności za prawo naturalne.
1315 yılında kasaba haklarını almıştır.W 1350 roku uzyskało prawa miejskie.
Haklarında fazla şey bilinmez.O jego rządach niewiele wiadomo.
İdeoloji ayrıca kadın haklarının sağlanması ve desteklenmesine özel bir vurguda bulunur.Ma ono również za zadanie zapewnić kobiecie dodatkowe wsparcie i równowagę.
Ayrıca Alman Hayvanları Koruma Yasası'nı model alarak, Hayvan Hakları Yasa Tasarısı'nı hazırladı.Inne kraje poszły za przykładem angielskim i również zaczęły wprowadzać w życie ustawy dotyczące zwierząt.
Kadın hakları için Kadınların Sosyal ve Politik Birliği kapsamında faaliyetlerde bulundu.Opowiadało się przeciw udziałowi kobiet w życiu politycznym i społecznym.
Britanya Yahudilere eşit hakları 1856'da, Almanya ise 1871'de verdi.Katolicy uzyskali prawa wyborcze w 1829, a Żydzi w 1858.
Markanın isim hakları günümüzde BMW'dedir.Obecnie marka jest własnością BMW.
Birkaç yıl içinde ise başta ABD olmak üzere tüm dünyada LGBT haklarını savunan dernekler kuruldu.W ciągu roku w USA uformował się zorganizowany ruch walki o prawa LGBT.
1955'te bu görevine son verildi ve emeklilik hakları elinden alındı.W 1965 zrezygnował także i z tej funkcji i przeszedł na emeryturę.
Pleblerin siyasal hakları bulunmaz, devletin yüksek kademelerinde görev alamazdı.Niewierni byli obywatelami drugiej kategorii i nie mogli zajmować wysokich pozycji państwowych.
Ancak insan hakları üzerine Sovyet kavramı Batı'dan çok farklıydı.Radzieckie rozwiązanie w tym zakresie daleko odbiegało od standardów zachodnich.
İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü cinayetle ilgili tarafsız bir soruşturma istemişlerdir.Rada Bezpieczeństwa ONZ zażądała niezależnego śledztwa w sprawie tego zamachu terrorystycznego.
Bu yenilik sözleşmenin “halkların haklarına” yönelik içerdiği hükümlerdir.Zasada „wszelkie prawa zastrzeżone” została tu zastąpiona zasadą „pewne prawa zastrzeżone”.
1870 - Utah'ta kadınlar, oy kullanma haklarını elde ettiler.1902: Na Tasmanii kobiety uzyskały prawa wyborcze.
2004 yılında Norveç'te, insan hakları için savaşmasından dolayı Thorolf-Rafto-Ödülü'nü almıştır.W 1999 roku za pracę na rzecz obrony praw człowieka otrzymał nagrodę Norweskiej Fundacji Rafto.
Kanun, kişilik haklarını korur.Stan pozostaje pod ochroną prawa.
Vejetaryenliği ve hayvan haklarını destekledi.Była także wegetarianką, wspierała akcje na rzecz praw zwierząt.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu nezdinde bağımsız uzman.Niezależny ekspert Sekcji ds. Zapobiegania Terroryzmowi Rady Bezpieczeństwa Organizacji Narodów Zjednoczonych.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi'ne bağlıdır.Trybunał orzeka w oparciu o Europejską konwencję praw człowieka.
Meclis'e telif haklarının genişletilmesine yönelik önergeyi sunan on iki kişiden biriydi.Skierował również dwanaście wniosków do Trybunału Konstytucyjnego.
Konulaştırılmış kadın hakları listesi Feminizm konusunda geniş olarak ele alınmıştır.Istnieje spór, w jakim stopniu Prawa kobiety są tekstem feministycznym.
Ronald Álex Gamarra Herrera (doğum Lima 15 Aralık 1958) Peru'nun insan hakları avukatı.Ronald Álex Gamarra Herrera (ur. 10 grudnia 1958) – peruwiański polityk i adwokat.
Seyircilerin istedikleri kadar sesi beğenme hakları vardır.Publiczność mogła głosować na tych, których najbardziej lubią.
Saldırmazlık ilkesi mülkiyet haklarıyla yakından bağlantılıdır.Zasada kontynuacji działalności jest ściśle związana z wyceną składników majątkowych.
Din ve düşünce özgürlüğü, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'yle garanti altına alınmıştır.Deklaracja w zarysie nawiązywała do Deklaracji Praw Człowieka i Obywatela z 1789 r.
İşçi haklarını savundu.Bronił praw związków zawodowych.
Daha sonra 2015 yılında BMG Hakları Yönetimi'ne imza attı.W 2015 roku podpisał kontakt płytowy z wytwórnią BMG Rights Management.
Hikâyenin oyun ve televizyon dizileirnin yayın hakları Yen Press (yayıncılığa) aittir.Licencję na dystrybucję mangi posiada Yen Press.
Oyun haklarının bir kısmı JC Planet' a verilmiştir.W związku z tym prawo gry otrzymało szóste w lidze CFR Cluj.
Bazı haklar, devredilemez.Są owłosione, nierówne.
Daha sonra hakları Cleveland Cavaliers'e takas edilmiştir.Jeszcze podczas trwania draftu został wymieniony do Cleveland Cavaliers.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu.NKO – Ludowy Komisariat Obrony.
O, 14 yıl boyunca (cumhurbaşkanlığı süresince) insan haklarına saygı duydu".Od 14 roku życia (od śmierci ojca) zarabiała na życie korepetycjami.
İngiliz haklar beyannamesi kabul edildi.Zapisy aktu kapitulacji były przestrzegane.
İnsan Hakları Derneği.Deklarację Praw Dziecka.
Ana madde: İran'da LGBT hakları İran'da eşcinsellik idam cezasıyla cezalandırılmaktadır.Sytuacja homoseksualistów w Iranie jest trudna ze względu na obowiązujące prawo religijne.
1830'da şehir, şehir haklarını alır.W 1830 Konstantynów otrzymał prawa miejskie.
İnsan hakları kavramının açık bir tanımına ihtiyacımız var.Potrzebujemy jasnej definicji koncepcji praw człowieka.
1996'nın Nisan ayında telif hakları sorunu hala çözülmüş değildi.I april 1996 hade rättighetsfrågan ännu inte blivit löst.
İşçi haklarını savundu.Han förespråkade arbetarnas rättigheter.
1976 ve 1978 arasında grup, telif hakları ve albüm satışlarından 17.7 milyon dolar kazandı.Mellan 1976 och 1978 tjänade Kiss 17,7 miljoner dollar från skivförsäljning och musikförlag.
İnsan haklarıMänskliga rättigheter.
Son yıllarda da yazılım ürünleri yelpazesine Dijital Haklar Yönetimi konusunda ürünler de katıldı.De senaste åren har det tillkommit produkter inom området Digital Rights Management.
Hangi İnsan Hakları?Vilka rättigheter har vi?
Dilara Aliyeva, Azerbaycan Kadın Haklarını Koruma Derneği kurucularından ve yöneticilerinden biri olmuştur.Dilara Aliyeva grundade Azerbajdzjan Föreningen för skydd av kvinnors rättigheter.
Avrupa Dijital Haklar Örgütü (European Digital Rights - EDRI)'nin üyelerindendir.DFRI är medlem i European Digital Rights (EDRi).
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti.1948 – FN:s generalförsamling antar deklarationen för mänskliga rättigheter.
Afganistan'da kadın haklarını savunmaya öncelik verdi.Dess uppgift är att stärka kvinnors rätt i Afghanistan.
1989 - Birleşmiş Milletler, Çocuk Hakları Sözleşmesi kabul edildi.1989 – Förenta Nationerna antar konventionen om barnets rättigheter.
Türkiye'nin ilk kadın avukatı ve kadın hakları savunucularındandır.Hon var en av Sveriges första kvinnliga jurister och advokater.
1928) 2005 - Rosa Parks, Amerikalı insan hakları savunucusu (d.2005 – Rosa Parks, amerikansk medborgarrättskämpe.
2013 yılında Uluslararası Af Örgütü tarafından İnsan Hakları Savunucusu Ödülüne aday gösterildi.Han mottog FN:s pris för mänskliga rättigheter 2013.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod