Thomas Edison sinema dalındaki birçok patent haklarını elinde bulunduruyordu.Во время формирования MPPC Томасу Эдисону принадлежало большинство ключевых патентов в области кинотехники.
Garret Anderson da kadınların seçme ve seçilme hakları hareketinde(deviniminde) etkin bir rol aldı.Анна Линдхаген также участвовала в борьбе за права женщин, в частности, за право голоса.
Her erkek ve kadın evlenme konusunda, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hakları haizdir.Женщины и мужчины при вступлении в брак, в браке, при расторжении брака пользуются равными правами.
İnsan Hakları Ulusal Komisyonu'na göre 2006 ila 2011 yılları arasında 5,397 insan kayboldu.По информации местного руководства, в республике с 1994 года по июль 2008 года бесследно исчезли 4825 человек.
(1973’e kadar olan dönemde Sovyetler Birliğinde yayınlanan eserlerin telif hakları halen belirsizdir.)До 1973 года авторское право в СССР было непередаваемым.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.Юридическая защита прав собственности составляет одну из основных функций гражданского права.
Stewart kadınların haklarını savundu.Уиттон была борцом за права женщин.
Eğitim hakkı, çocukların en önemli haklarından biridir.Опека является одним из основных обязанностей в правах ребёнка.
Kadın hakları eksenli birçok vakıfta görev aldı.Чтобы возместить недостаток мужчин, их рабочие места заняло множество женщин.
Telif haklarında ülkesellik ilkesi geçerlidir.Применяются местно непосредственно перед половым актом.
Bu haklarını elde etmek için 19. yüzyılın bitişini beklemek gerekecekti.Уже в XIII столетии получил право держать рынок.
Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı.Позднее наследники Антера подали иск в Европейский суд по правам человека против Турции.
Ülkenin başlıca ilke ve ülküleri İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nde açıklanmıştır.Человек и его права провозглашаются высшей ценностью общества и государства.
Tüm hakları Corus Entertainment'e ait bulunmaktadır.Принадлежит компаниям Astral Media и Corus Entertainment.
Bunun üzerine dava, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşındı.Вследствие этого, была подана жалоба в Европейский суд по правам человека.
Kadın hakları için Kadınların Sosyal ve Politik Birliği kapsamında faaliyetlerde bulundu.Много занималась социальной политикой и правами женщин.
Gözlemcilerin Genel Kurul'da konuşma hakları varsa da önergelerde oy verme hakları yoktur.Ведь вице-президент даже не имеет права голоса в Сенате.
Adana Basketbol, Mersin Basketbol'un haklarını alarak süper ligde yer almıştır.А Дэн ещё больше подогревает их вражду с помощью баскетбола.
Çin hükümetine göre bu ilkelere uyan herkes tüm Çin vatandaşlık haklarından yararlanabilir.Все мы, имеющие отношение к довоенной армии, приносим извинения народу Китая.
İki kardeş emekleri istismar edildiği için ajanstaki haklarını devredip, bıraktılar.Оба брата немедленно начали дешифровку, отдавая ей всё свободное время.
Leyla, toplumsal eşitlik, kadın hakları ve Kürt sorunu üzerinde yoğunlaşıyordu.Абелла читала лекции по лечебному делу, женскому здоровью и о желчи.
Eşcinsellerin ve diğer azınlıkların haklarını savunan bir siyaset izler.Проводил политику усиления равноправия женщин и представителей различных меньшинств.
Burgonya Dükleri Hollanda'nın ticaret ve nakliye haklarını savundular.Новые правители защищали голландские торговые интересы.
Gayri meşrulaştırma özerkliğe uygun Yahudi halkının haklarının red edilmesini gösterir.После этого он понимает, что нужно повышать вкус еврейской публики.
1801) 1810 - Margaret Fuller, Amerikalı gazeteci ve kadın hakları savunucusu (ö.1850 — Маргарет Фуллер (р. 1810), американская журналистка, писательница, борец за права женщин.
Herkesin onların haklarını koruması gerekir.يجب علي الجميع الحفاظ علي حقوقهم.
1908'de gazetelerde kadın haklarıyla ilgili yazılar yazmaya başladı.بدأت في كتابة مقالات تتعلق بحقوق المرأة بالجرائد في عام 1908.
Afrika'da, insan hakları ve Üçüncü Dünya konuları ana konular arasındaydı.في أفريقيا، حقوق الإنسان وقضايا العالم الثالث هي من بين المواضيع المركزية المعالجة.
Norma Cruz Guatemalalı insan hakları aktivisti.نورما كروز هي ناشطة في مجال حقوق الإنسان في غواتيمالا.
Ford Motor Company $40 milyon ödeyerek stadyumun isim haklarını 20 yıllığına satın aldı.تم شراء حقوق التسمية من قبل شركة فورد للسيارات بمبلغ 40 مليون دولار على مدى 20 عاماً.
1986: İnsan Hakları Derneği kurucu üyesi.1986:عضوة مؤسسة في جمعية حقوق الإنسان.
1985 yılında kurulan Kadın ve Aile Haklarının Koruma Komitesi kurulan bir diğer organizasyondur.وتشكلت منظمة أخرى وهي لجنة الدفاع عن النساء وحقوق الأسرة عام 1985.
Bu köklü reformlar sonucunda insan hakları konusunda ciddi gelişme kaydedildi.أسفرت هذه الإصلاحات الجذرية عن حدوث تطور جدي بشأن حقوق الإنسان.
Birçok grup ve hareket insan hakları adına 20. yüzyılda çok büyük toplumsal değişimleri gerçekleştirdiler.تمكنت العديد من المجموعات والحركات من إنجاز تغييرات عميقة على مدى القرن العشرين تحت مسمى حقوق الإنسان .
Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından düzenlenen ilk insan hakları konferansıdır.وكان أول مؤتمر لحقوق الإنسان بعقد منذ نهاية الحرب الباردة.
10 Aralık 2002 tarihinde İnsan Hakları Danışma Kurulu başkanlığına atanmıştır.وعين في 10 ديسمبر 2002 رئيسا للمجلس الاستشاري لحقوق الإنسان.
Örgütün birinci amacı kadınlar için tüm siyasi hakları elde etmekti.كان شاغلهم الرئيسي هو الحصول على كافة الحقوق السياسية للنساء.
Smileywork Ltd, fikri mülkiyet haklarını korumak için 60’ın üzerinde hukuk firması ile çalışmaktadır.وتعمل شركة Smileyworld Ltd المحدودة مع أكثر من 60 شركة قانونية لحماية الـ IP خاصتها.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi.المحكمة الأوروبية لحقوق الإنسان.
Jestina Mukoko Zimbabweli insan hakları aktivisti ve Zimbabve Barış Projesi yöneticisi.جستنيا مكوكو، ناشطة زيمبابوية في مجال حقوق الإنسان ومديرة مشروع السلام في زيمبابوي.
Frank Abagnale, yaşam öyküsüne dair film haklarını 1980 yılında sattı.قام فرانك أباغنيل ببيع حقوق إنتاج فيلم يحكي سيرته الذاتيّة في 1980.
Eğitim hakkı, çocukların en önemli haklarından biridir.حق الطفل بحياة آمنة من أهم الحقوق.
Bahreyn İnsan Hakları Merkezi.مركز البحرين لحقوق الإنسان.
Ancak insan hakları üzerine Sovyet kavramı Batı'dan çok farklıydı.كان المفهوم السوفياتي لحقوق الإنسان مختلفًا عن التصورات السائدة في الغرب.
Gazete bağımsız basını, insan haklarına saygıyı, siyasi çoğulculuğu ve demokrasiyi destekler.الصحيفة تدعم حرية الصحافة واحترام حقوق الإنسان والتعددية السياسية والديمقراطية.
Uluslararası Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu.الفيدرالية الدولية لحقوق الإنسان.
4 Kasım - Türkiye, insan haklarını ve ana hürriyetlerini koruma antlaşmasını Roma'da imzaladı.ففي 4 نوفمبر 1950 وقعت في روما الاتفاقية الأوربية لحماية حقوق الإنسان وحرياته الأساسية.
1974 yılında bu grup, Kürt hakları adına bir hareket oluşturma kararı almışlardır.قررت المجموعة في عام 1974 بدء حملة من أجل حقوق الأكراد.
Afrika İnsan ve Halkların Hakları Sözleşmesiالميثاق الأفريقي لحقوق ورفاه الطفل.
İlk kadın hareketleri üyeleri kadın hakları savunucuları olarak adlandırılmıştır.وأطلق على أعضاء الحركات النسائية الأولى اسم "ناصري حقوق المرأة".
Kanada'da insan hakları ^ Department of Canadian Heritage.علم كندا عيد العلم علم وطني Department of Canadian Heritage.
"TİHV İnsan Hakları Raporu 1998"."تقرير منظمة حقوق الإنسان الدولية في يناير 1998".
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.ما نصالحكم إلّا ورجالنا على الثلمة ومجانيقنا تخطر على مدينتكم.»
İnsan haklarıحقوق الإنسان.
İnsan hakları doğal hukuk kuramına göre değerlendirilir.تعتبر الحقوق المدنيّة حقوقًا طبيعية.
1989 - Birleşmiş Milletler, Çocuk Hakları Sözleşmesi kabul edildi.في عام 1989 تبنت الجمعية العمومية للأمم المتحدة معاهدة حقوق الطفل.
İnsan Hakları Bildirisi'ne büyük katkılar sağlamıştır.المسلم يقدِّر المعروف، ويعرف للناس حقوقهم، فيشكرهم على ما قدموا له من خير.
Suriye İnsan Hakları Komitesi'nin rakamlarına göre ise ölülerin sayısı 30,000 ile 40,000 arasındadır.اللجنة السورية لحقوق الإنسان قالت بأن عدد القتلى بين 30 و40 ألف، غالبيتهم العظمى من المدنيين.
1315 yılında kasaba haklarını almıştır.وقد تلقت حقوق المدينة عام 1415.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.بدأت الحالة القانونية وحقوق العبيد بالتغير أيضاً.