haklısın ile cümle
haklısın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Tamamen haklısın,"נכון מאוד.
"Tamamen haklısın,"إن ذلك صحيح تماماً.
"Tamamen haklısın,「当にその通りね」
- Tanrı aşkına, orda herkes Çince konuşuyor! - Sanırım haklısın.Mereka membicarakan Cina di sana./ Kau mungkin benar.
- Tanrı aşkına, orda herkes Çince konuşuyor! - Sanırım haklısın..הם מדברים סינית שם, למען השם .אתה כנראה צודק -
- Tanrı aşkına, orda herkes Çince konuşuyor! - Sanırım haklısın.! إنهم يتحدثون الصينية هناك ، لأجل الرب - ! أعتقد أنك مُحق -
Tanrım, sen haklısın.¡Dios mío, tienes razón.
Tanrım, sen haklısın.Lòng tốt, là đúng.
Tanrım, sen haklısın.Mais c'est vrai, tu as raison.
Tanrım, sen haklısın.Meu Deus, você está certo.
Tanrım, sen haklısın.הטוב שלי, אתה צודק.
Tanrım, sen haklısın.يا للسماء، أنت على حق.
Tanrım, sen haklısın.私は完全に忘れてしまった。 _すみません、ホジン。
Ve bence kesinlikle haklısınız da.Creo que en el siglo XXI nos es más fácil encontrarle un significado.
Ve bence kesinlikle haklısınız da.Myślę, że masz absolutnie rację.
Ve bence kesinlikle haklısınız da. Özellikle 21. yüzyılda, anlatılmak isteneni anlamak çok daha kolay.أعتقد أنك على حق تماما. و أعتقد أنه بالنسبة لنا الان في بداية القرن 21،بعدة طرق يسهل فهم المعنى بشكل سريع
Ve bence kesinlikle haklısınız da.Souhlasím.
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.E io credo che la comunità internazionale avrebbe detto:
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.En ik denk dat de internationale gemeenschap zou hebben gezegd:
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.E penso que a comunidade internacional teria dito:
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.És azt hiszem, hogy erre a nemzetközi közösségek ezt mondták volna, "Teljesen rendjén van.
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.Et je pense que la communauté internationale aurait dit, " Qu'à cela ne tienne.
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.Myślę, że społeczność międzynarodowa powiedziałaby "W porządku.
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.Şi cred că comunitatea internaţională ar fi spus, "Destul de corect.
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.Und ich glaube, die internationale Gemeinschaft hätte gesagt:
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.Y opino que la comunidad internacional habría dicho:
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.Και νομίζω ότι η διεθνής κοινότητα θα είχε πει:
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.И международное сообщество бы признало:
Ve bence uluslararası topluluk şöyle derdi: "Haklısın.Мисля си, че международната общност щеше да каже, "Разбираемо е.
Ve ben, (Gülüşmeler) -- "haklısınız aslında." der gibiydim.(Gelach) -- een goed punt.
Ve ben, (Gülüşmeler) -- "haklısınız aslında." der gibiydim.(웃음) 그것은 좋은 지적이였습니다.
Ve ben, (Gülüşmeler) -- "haklısınız aslında." der gibiydim.(Risate) Giusta osservazione.
Ve ben, (Gülüşmeler) -- "haklısınız aslında." der gibiydim.(Risos) É um bom ponto.
Ve ben, (Gülüşmeler) -- "haklısınız aslında." der gibiydim.(Śmiech) To dobra uwaga.
Ve ben, (Gülüşmeler) -- "haklısınız aslında." der gibiydim.(צחוק) זו נקודה טובה.
Ve ben, (Gülüşmeler) -- "haklısınız aslında." der gibiydim.(ضحك) إنها نقطة جيدة.
Ve ben, (Gülüşmeler) -- "haklısınız aslında." der gibiydim.それから すべてがアメリカ式でした
Ve haklısın, bu belki de bütün insanlığın vasana'sıdır: Biriyle birlikte olma ihtiyacı...En het is waar, misschien is het de vasana van de mensheid: de noodzaak om te worden met iemand.
Ve haklısın, bu belki de bütün insanlığın vasana'sıdır: Biriyle birlikte olma ihtiyacı...Et c'est vrai, c'est peut-être la vasana de l'humanité : le besoin d'être avec quelqu'un.
Ve haklısın, bu belki de bütün insanlığın vasana'sıdır: Biriyle birlikte olma ihtiyacı...Si este adevărat, poate că este vasana=tendința, umanității: nevoia de a fi cu cineva.
Ve haklısın, bu belki de bütün insanlığın vasana'sıdır: Biriyle birlikte olma ihtiyacı...Und es stimmt, vielleicht ist dies das Vasana der Menschheit: das Bedürfnis, mit jemanden zu sein.
Ve haklısın, bu belki de bütün insanlığın vasana'sıdır: Biriyle birlikte olma ihtiyacı...Και είναι αλήθεια, ίσως να είναι η τάση της ανθρωπότητας: η ανάγκη να είσαι με κάποιον.
Ve haklısın, bu belki de bütün insanlığın vasana'sıdır:Érted? És igaz, talán ez az emberiség vászanája...
Ve haklısın, bu belki de bütün insanlığın vasana'sıdır:Lo ves, y es verdad, a lo mejor es la vasana de la humanidad,
Ve haklısınız. Bu kitle çoğunlukla bakteri gibi değil rağmen gerçek hücreler tarafından çoğunlukla bakteri.Dar infectiile bacteriene, dati-mi voie sa scriu pe tabla,
Ve haklısınız çünkü bir çok durumda ödemeyecekler. -Quero dizer, em muitas circunstâncias, eles obviamente não iria pagar.
Ve haklısınız çünkü bir çok durumda ödemeyecekler. -Vlastně řekněme, že by nezaplatili 100 dolarů.
Ve haklısınız.En dat klopt.
Ve haklısınız."humanas, asi que debe ser una fraccion muy pequeña de mi masa corporal" Y estas en lo cierto
Ve haklısınız.I macie rację.
Ve haklısınız.그래서 그것은 나의 아주 작은 부분을 차지한다.네가 맞다
Ve haklısınız.Und da hast du Recht.
Ve haklısınız.І ви праві.
Ve haklısınız.זה בהחלט נכון
Ve haklısınız.وانت بالطبع محق
Ve hissettiklerimden ona bahsettim, ve bana söylediği "Hayır, aslında haklısınız." oldu.Comentei isto com ele, e ele disse: "Sim, de facto, é verdade".
Ve hissettiklerimden ona bahsettim, ve bana söylediği "Hayır, aslında haklısınız." oldu. "Doğrusu," dediVà khi tôi đề cập điều này với anh ta, anh ta nói, "Không đâu, cô thật ra đã nghĩ đúng rổi," anh ta cũng nói,
Ve hissettiklerimden ona bahsettim, ve bana söylediği "Hayır, aslında haklısınız." oldu.Et je lui en ai parlé, et il a dit: "Non effectivement, c'est vrai.
Ve hissettiklerimden ona bahsettim, ve bana söylediği "Hayır, aslında haklısınız." oldu.Gli faccio presente questa cosa, e lui mi fa, "No, in realtà è vero.
Ve hissettiklerimden ona bahsettim, ve bana söylediği "Hayır, aslında haklısınız." oldu.Ik vertelde hem dit, en hij zei: "Nee eigenlijk is dat waar. en hij zei: