haklısın ile cümle

haklısın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Herkes "Evet, tabii ki, tamamen haklısınız."Да, конечно, Вы абсолютно правы.
Herkes "Evet, tabii ki, tamamen haklısınız.Усі підтримали: "Так, звичайно, Ви абсолютно праві.
"Hiçbir şey sokulmuş olduğunu Agatha Teyze ikna olurdu herüf sefih yaşam içine. "haklısınız efendim. fantezi.""아무것도 내가 유인하지 않았 내 이모 아가사 설득하지 않았 것을 잘하지 폭동을 일으키는 생활에. "나는 당신이 바로 각하 공상. "
"Hiçbir şey sokulmuş olduğunu Agatha Teyze ikna olurdu herüf sefih yaşam içine. "haklısınız efendim. fantezi."どんちゃん騒ぎに。"私はあなたが、右の先生である空想。" 私は少しのための私の卵をchamped。
İçinizde bunu anlayan var mı? Kayak. Haklısınız.Daca ne uitam atent aici, ne dam seama imediat unde a petrecut Paul o buna parte din timpul sau.
İçinizde bunu anlayan var mı? Kayak. Haklısınız.찾으신 분 계신가요? 스키. 맞습니다.
İçinizde bunu anlayan var mı? Kayak. Haklısınız.Έχετε καταλάβει; Το σκι, σωστά.
İçinizde bunu anlayan var mı? Kayak. Haklısınız.أي شخص توصل لأي فكرة؟ التزحلق على جليد. صحيح.
İçinizde bunu anlayan var mı? Kayak. Haklısınız.さらに拡大すると
İşte ihtiyacın olan. - Belki de haklısınızdır.-- لا! لقد حصلت على الأعصاب جدا. -- كنت هنا ، وثيقة.
İşte ihtiyacın olan. - Belki de haklısınızdır.ちょうど必要なもの。
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››A ona povedala: Tak je, Pane, lebo aj šteňatá jedia z odrobiniek, ktoré padajú zo stola ich pánov.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››A ona řekla: Takť jest, Pane. Avšak štěňata jedí drobty, kteříž padají z stolů pánů jejich.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››A ona rzekła: Tak jest, Panie! a wszakże i szczenięta jedzą odrobiny, które padają z stołu panów ich.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››Ao que ela disse: Sim, Senhor, mas até os cachorrinhos comem das migalhas que caem da mesa dos seus donos.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››"Benar, Tuan," jawab wanita itu, "tetapi anjing pun makan sisa-sisa yang jatuh dari meja tuannya.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››,,Da, Doamne``, a zis ea, ,,dar şi căţeii mănîncă fărămiturile cari cad de la masa stăpînilor lor.``
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››Hon sade: »Ja, Herre. Också äta ju hundarna allenast av de smulor som falla ifrån deras herrars bord.»
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››여자가 가로되 주여 옳소이다마는 개들도 제 주인의 상에서 떨어지는 부스러기를 먹나이다 하니
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››Men hun sa: Det er sant, Herre! for de små hunder eter jo av de smuler som faller fra deres herrers bord.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››Men hun sagde: "Jo, Herre! de små Hunde æde jo dog også af de Smuler, som falde fra deres Herrers Bord."
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››Ona pa reče: Da, Gospod, toda tudi psički jedo od drobtinic, ki padajo z mize njih gospodarjev.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››Oui, Seigneur, dit-elle, mais les petits chiens mangent les miettes qui tombent de la table de leurs maîtres.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››Sie sprach: Ja, HERR; aber doch essen die Hündlein von den Brosamlein, die von ihrer Herren Tisch fallen.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››Y ella dijo: --Sí, Señor. Pero aun los perritos comen de las migajas que caen de la mesa de sus dueños
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››А вона каже: Так, Господи; тільки ж і собаки їдять кришки, що падають із стола в господаря їх.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››А тя рече: Така, Господи; ни и кученцата ядат от трохите, които падат от трапезата на господарите им.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››Она сказала: так, Господи! но и псы едят крохи, которые падают со стола господ их.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››ותאמר כן אדני אפס כי גם צעירי הכלבים יאכלו מפרורים הנפלים מעל שלחן אדניהם׃
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››فقالت نعم يا سيد. والكلاب ايضا تأكل من الفتات الذي يسقط من مائدة اربابها.
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››婦 人 說 、 主 阿 、 不 錯 . 但 是 狗 也 喫 他 主 人 桌 子 上 掉 下 來 的 碎 渣 兒
Kadın, ‹‹Haklısın, ya Rab›› dedi. ‹‹Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.››婦人說 、 主阿 、 不 錯 . 但是 狗 也 喫他 主人 桌子 上 掉下 來 的 碎渣兒
[Kahkaha] Romney: Kesinlikle haklısın.You\'92re absolut Recht. \ du gehört, was ich gesagt habe von meinem Steuer-Plan.
Kayak. Haklısınız.¿Alguien tiene alguna idea?
Kayak. Haklısınız.Oui, c'est ça.
Kayak. Haklısınız.Správně.
Kesinlikle haklısınız.A máte naprostou pravdu.
Kesinlikle haklısınız.E você está absolutamente correto.
Kesinlikle haklısınız.I macie absolutną rację.
Kesinlikle haklısınız.І тут ви цілком праві.
Kesinlikle haklısınız.ואתם צודקים לחלוטין.
Kesinlikle haklısınız.وأنت في ذلك محقق تماما
LG: Haklısınız.LG:제가 오랫 동안 이야기해 오던 것이
LG: Haklısınız.לורי גרנט: בסדר. אז למשך זמן רב אני טענתי
LG: Haklısınız.لورين: نعم. ما إستمريت في ترديده لمدة طويله
LG: Haklısınız.本当に必要なものは 迅速な診断です
Mmm,..biliyor musun, haklısın, Pile.Mhhh, weisst du, du hast Recht Pile.
Mmm,..biliyor musun, haklısın, Pile.Mmm... Ved du hvad ven, du har ret.
Mmm,..biliyor musun, haklısın, Pile.Mmm... Wiesz Pile, masz rację.
Mmm,..biliyor musun, haklısın, Pile.Tudod, igazad van haver
Mmm,..biliyor musun, haklısın, Pile.Tu sais, tu as raison mon pote
Mmm,..biliyor musun, haklısın, Pile.Έχεις δίκιο Pile.
Mmm,..biliyor musun, haklısın, Pile.Ммм... Знаеш ли, прав си, Пайл.
Neymiş o? Benim bu saç modelini yapan kişisin. Haklısın!뭐 있어?
Oh haklısın, birlikte gidebiliriz.Ah, das ist gut, wir können zusammen gehen!
Oh haklısın, birlikte gidebiliriz.Chápem! Po škole pôjdeme spolu.
Oh haklısın, birlikte gidebiliriz.Jeg har det! Lad os tage afsted sammen~
Oh haklısın, birlikte gidebiliriz.알았다, 있다 끝나고 같이 가제이~
Oh haklısın, birlikte gidebiliriz.Oh dat klopt, we kunnen samen gaan!
Oh haklısın, birlikte gidebiliriz.Oh det stämmer, vi kan gå tillsammans

İlgili Sayfalar