Ana içeriğe geç
Sözlük

hakk ile cümle

hakk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Seyahatiniz hakkında daha fazla öğrenmek istiyorum.I'd like to hear a lot more about your trip.
Sana sizin için çalışan insanların bazıları hakkında bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people you have working for you.
Sana Tom hakkında soru sormak istiyorum.I'd like to ask you about Tom.
Senin bir öğrencin hakkında sana bir soru sormak istiyorum.I'd like to ask you about a student of yours.
Senin tedavi ettiğin bir hasta hakkındaa sana soru sormak istiyorum.I'd like to ask you about a patient you treated.
Geçen hafta sonu ne yaptığınız hakkında size birkaç soru sormak istiyorum.I'd like to ask you a few questions about what you did last weekend.
Tom'a onun hakkında kendim sormak istiyorum.I'd like to ask Tom about that myself.
Artık hiç kimse kitaplar hakkında konuşmak istemiyor.No one wants to talk about books anymore.
Tom'un onun hakkında konuşacağını düşündüm.I thought Tom would talk about that.
Tom'un onun hakkında mutlu olacağını düşündüm.I thought Tom would be happy about that.
Daha sonra bunun hakkında endişeleniriz diye düşündüm.I thought we'd worry about that later.
Tom'un daha önceden bunun hakkında Mary ile konuştuğunu sandım.I thought Tom had already talked to Mary about that.
Tom onun arkasından Mary hakkında konuştu.Tom talked about Mary behind her back.
Belki bugün bize sözlükleri nasıl kullanacağımız hakkında birkaç ipucu verebilirsin.Maybe today you can give us a couple of tips about how to use the dictionaries.
O, erkek arkadaşı hakkında ailesine yalan söylemek zorunda.She has to lie to her family about her boyfriend.
Bunun hakkında saatlerdir konuşuyoruz. Bırakabilir miyiz?We've been talking about this for hours. Can we just drop it?
Tom'un Mary hakkında söylediklerinin hiçbirine inanamayız.We can't believe anything Tom says about Mary.
Sen Tom'un benim hakkımda söylediği herhangi bir şeye inanamazsın.You can't believe anything Tom says about me.
Bunun hakkında seninle konuştuğuma inanamıyorum.I can't believe I'm talking to you about this.
Tom'un Mary hakkında öyle dedikodu yapacağına inanamıyorum.I can't believe Tom would gossip about Mary like that.
Onun hakkında bir şey yapamam.I can't do anything about that.
Ne hakkında kavga ettiğimizi ben bile hatırlayamıyorum.I can't even remember what we were fighting about.
Ben bile evlilik hakkında düşünemiyorum.I can't even think about marriage.
Tom bunun hakkında öğrenemiyor.Tom can't find out about this.
Nasıl zaman öldüreceğimiz hakkında düşünüyorken, zaman bizi öldürür.While we're thinking about how to kill time, time kills us.
Tom'un ne hakkında düşünüyor olabileceğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine what Tom might be thinking about.
Şu anda onun hakkında bir karar veremiyorum.I can't make a decision about that right now.
O gece hakkında bir şey hatırlayamıyorum.I can't remember anything about that night.
Bunun hakkında düşünmeye dayanamıyorum.I can't stand to think about it.
Onun hakkında düşünmeyi durduramıyorum.I can't stop thinking about it.
Tom hakkında düşünmeyi durduramıyorum.I can't stop thinking about Tom.
Ne olduğu hakkında düşünmeden duramıyorum.I can't stop thinking about what happened.
Tom'la herhangi bir şey hakkında konuşamam.I can't talk to Tom about anything.
Artık onun hakkında sana söyleyemem.I can't tell you any more about it.
Senin hakkında kaç kere düşündüğümü sana söyleyemem.I can't tell you how many times I've thought about you.
Ben sana bunun tamamı hakkında nasıl üzgün olduğumu anlatamam.I can't tell you how sad I am about all this.
Başka bir şey hakkında düşünemiyorum.I can't think about anything else.
Şimdi onun hakkında düşünemeyiz.We can't think about that now.
Şu anda onun hakkında endişelenemeyiz.We can't worry about that right now.
Onun hakkında sadece birkaç gün önce öğrendim.I only found out about that a few days ago.
Birkaç dakika önce onun hakkında sadece ben kendim duydum.I only heard about it myself a couple of minutes ago.
Ben bunları sadece satarım. Onlar hakkında herhangi bir şey bilmiyorum.I only sell these. I don't know anything about them.
Tom hakkında ne yapmak istiyorsun?What do you want to do about Tom?
Senin bu caddede durma hakkın yok.You have no right to stop at this street.
Ne dediğiniz hakkında çok düşündüm.I thought a lot about what you said.
Bu geçen ay senin hakkında çok şey düşündüm.I thought a lot about you this past month.
Onun hakkında bir ya da iki hafta düşündüm.I thought about it for about a week or two.
Ben ne meydana geldiği hakkında Tom'a anlatmayı düşündüm.I thought about telling Tom about what happened.
Söylediğin hakkında düşündüm.I thought about what you said.
Senin hakkında çok düşündüm.I thought about you a lot.
Burada olma hakkına sahip olduğumu düşündüm.I thought I had the right to be here.
Oy verme hakkım olduğunu sanıyordum.I thought I had the right to vote.
Bunun hakkında açık olduğumu düşündüm.I thought I was clear about this.
Tom hakkındaki duygularımı gayet açık belirttiğimi düşündüm.I thought I'd made my feelings about Tom perfectly clear.
Onun hakkında Tom'la konuşmaya gitmenin bir hata olduğunu düşündüm.I thought it was a mistake to go talk to Tom about that.
Tom'un zaten onun hakkında bildiğini düşündüm.I thought Tom already knew about that.
Ben Tom'un sana benim hakkımda anlattığını düşündüm.I thought Tom told you about me.
Tom'un onun hakkında bilmek isteyeceğini düşündüm.I thought Tom would want to know about that.
Lakros hakkında bir şey bilmediğini düşündüm.I thought you didn't know anything about lacrosse.
Senin beyzbol hakkında konuşmaktan keyif aldığını düşündüm.I thought you enjoyed talking about baseball.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod