Olasılıklar hakkında düşünmek zorundayız.I have to think about the possibilities.
Her zaman bir şey hakkında şikayet ediyorsun.You're always complaining about something.
Tom'un ne söyleyeceği hakkında fikri yoktu.Tom had no idea what to say.
Tom'un bilme hakkı var.Tom has a right to know.
Tom'un sorunun nasıl çözüleceği hakkında kabaca bir fikri var.Tom has a rough idea about how to solve the problem.
Tom'un ne yapacağı hakkında fikri yoktu.Tom has no idea what to do.
Tom'un onu söylemeye hakkı yok.Tom has no right to say that.
Tom bu sorun hakkında bir şey yapmak zorunda.Tom has to do something about this problem.
Ben bir yay hakkında rüya gördüm.I dreamed about a bow.
Toplum içinde nasıl konuşulacağı hakkında hiçbir fikrin yok.You have no idea of how to speak in public.
Her zaman, erkekler hakkında boşboğazlık ediyorum.I blab about the boy all the time.
Arkadaşım hakkında konuşuyorum.I'm talking about my friend.
Ben kilom hakkında endişe duyuyorum.I'm worried about my weight.
Tom Mary'nin giyinme tarzı hakkında basit bir şey söyledi.Tom said something crude about the way Mary was dressed.
Biz komşularımız hakkında yakınıyoruz.We complain about our neighbors.
Seninle daha sonra Türkiye hakkında konuşmalıyım.I must speak to you later about Turkey.
Hayatı hakkında bana bir sürü hikaye anlattı.She told me many stories about her life.
Onun hakkında kötü konuştuğumuzda odaya geri döndü.She came back in the room when we spoke ill of her.
O, açılan alın bölgesi hakkında endişelendi.He's worried about his receding hairline.
Bu genç adam ülkesi hakkında çok az şey biliyor.This young man knows little about his country.
Japonya'nın ekonomisi hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Japan's economy?
Şu anda Fransızca dil bilgisi hakkında İngilizce yazılmış bir kitabı okuyorum.Right now I'm reading a book that has been written in English about French grammar.
O sık sık nişanlısı hakkında konuşur.She often speaks about her fiancé.
Meslektaşları hakkında bazı küçümseyici sözler söyledi.She made some derogatory remarks about her colleagues.
Siz bok kafalı inekler ne hakkında konuşuyorsunuz?What the fuck are you nerds talking about?
O dağınıklık hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do about that mess.
Bazen hâlâ onun hakkında düşünüyorum.I sometimes still think about her.
Sana hakkında bahsettiğim kafeye gittik.We went to the café that I told you about.
Bu proje hakkında bir şey bilmiyorum.I know nothing about this project.
Bu proje hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about this project.
Onun hakkında çok meraklıyım.I am very curious about it!
Hadi dürüst olalım. O şaka benim hakkımdaydı.Let's be honest. That joke was about me.
Ben Tom'un bu yıl mezun olmayacağı hakkında bir hisse sahibim.I've got a feeling that Tom won't graduate this year.
Sebebin ne olduğu hakkında bir fikrim yok.I have no idea what the reason is.
Tom özel hayatı hakkında konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to speak about his private life.
Dini meseleler hakkında konuşmak hassas bir mevzudur.Speaking of religious matters is a delicate issue.
Rezervasyonda bizim rezervasyonumuz hakkında hiç rezervasyonunuz var mı?Do you have any reservations about our reservation on the reservation?
Bazen onun hakkında söylentiler duyarım.I sometimes hear rumors about her.
Yumurtalarınız hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think about your eggs?
Onun nerede olduğu hakkında bir fikrimiz yok.We have no clue where he is.
Muhtemelen zaten firmamız hakkında biliyorsun.You probably already know about our company.
Onun bulunduğu yer hakkında hiç bir fikrimiz yok.We have no idea about his whereabouts.
Senin hakkında çok endişeliyim.I'm very worried about you.
Ben müzik hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I know nothing about music.
Biz gerçekten ölüm hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.We don't really know anything about death.
O, karısı hakkında her zaman kötü şeyler söylüyor.He's always saying bad things about his wife.
O, plandaki değişiklikler hakkında beni bilgilendirdi.He informed me about the changes in the plan.
Sanırım gelecek hakkında düşünmelisin.I think you need to think about the future.
Nasıl golf oynanacağı hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about how to play golf.
Benim hakkımda nasıl hissediyorsun?How do you feel about me?
Bunun hepsi ne hakkındadır?What is this all about?
En eski düşüncelerim fonetik hakkındaydı.My earliest thoughts were about phonetics.
Bu kutuyu açmaya hakkın yok.You have no right to open this box.
Söylediklerin hakkında ciddi misin?Are you serious about what you're saying?
Yiyecekler hakkında herhangi bir sorunuz var mı?Do you have any questions about the food?
O mesele hakkında bir şey bilmemen tuhaf.It's strange that you don't know anything about that matter.
Tamamen anlamadığın bir durum hakkında genelleme yapmak tehlikelidir.It is dangerous to generalise about a situation which you do not fully understand.
Yanıt verme hakkın yok.You have no right to answer.
Onun popülerliği hakkında şüphelerim var.I have doubts about his popularity.
Keşke duygularım hakkında konuşma cesaretim olsa.I wish I had the courage to speak about my feelings.