Ana içeriğe geç
Sözlük

hakk ile cümle

hakk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
O beyzbol maçı hakkında arkadaşlarıyla sohbet etti.She chatted with her friends about the baseball game.
Yemek pişirme hakkında her şeyi bilir.She has an encyclopedic knowledge of cooking.
Onlar bir gün oy verme hakkını elde edeceklerini hayal etti.They dreamed they'd gain the right to vote someday.
Çeşitli konular hakkında konuştular.They talked about various subjects.
Sanık, hakkındaki iki suçlamadan beraat etti.The accused was acquitted on two of the charges.
Babam trafik gürültüsü hakkında şikayet etti.My father complained about the traffic noise.
Kompleks karbonhidratlar hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about complex carbohydrates?
Edebiyat bize insanlık hakkında öğretir.Literature teaches us about humanity.
Onun hakkında garip hissediyorum.I feel strange about it.
Annemin sağlığı hakkında endişeliyim.I am worried about my mother's health.
Annem haber hakkında mutluydu ve ben de öyle.My mother was happy about the news, and so was I.
Kendi lisanın hakkında çok şey öğrenemezsin.You cannot learn too much about your own language.
Annesi Tom'un öksürüğü hakkında endişe ediyor.Tom's mother worries about his cough.
Ben söylediğini doğru bulmuyorum fakat onu söyleme hakkını ölünceye kadar savunacağım.I disapprove of what you say, but I will defend to the death your right to say it.
Rahip bana hakkını helal etti.The priest gave me his blessing.
Onun hakkında gerçekten kötü hissediyorum.I really feel bad about it.
Onun hakkında gerçekten ne düşünüyorsun?What do you really think of him?
Gelecek hakkında nasıl o kadar iyimser olabilirsin?How can you be so optimistic about the future?
Şüphesiz, o, biyoteknoloji hakkında çok şey biliyor.Clearly, she knows a lot about biotechnology.
Yarın onun hakkında ona soracağım.I will ask him about it tomorrow.
Yarınki sınav hakkında gergin olmamalısın.You mustn't be nervous about tomorrow's exam.
Yarın havanın nasıl olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea what the weather will be like tomorrow.
O da ağaçlar hakkında daha çok şey öğrenmek istedi.He wanted to know more about the trees, too.
O da ağaçlar hakkında daha çok şey öğrenmek istiyordu.He wanted to know more about the trees, too.
Sessiz kalma hakkımı kullanmak istiyorum.I wish to exercise my right to remain silent.
Beyzbol hakkında en harika şey ekip çalışmasıdır.The most wonderful thing about baseball is teamwork.
Sebzeli Tempura hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about vegetable tempura?
Verimli bir FBI ajanı görevlerini yürütme hakkında bir şey söylemiyor.An efficient FBI agent does not make any bones about carrying out his duties.
Menü hakkında herhangi bir sorunuz var mı?Do you have any questions about the menu?
Soğuk bir bira hakkında konuşalım.Let's talk over a cold beer.
Seninle bir şey hakkında konuşmak istiyorum.I want to talk to you about something.
Biz farklı konular hakkında konuştuk.We talked about a variety of topics.
Bu elektronik sözlük hakkında iyi şey taşımasının kolay olmasıdır.The good thing about this electronic dictionary is that it's easy to carry.
İş ilişkilerim hakkında günlük kayıt tutarım.I keep a daily record of my business dealings.
Geçmiş hakkında bir şey bilmiyorum ama artık fakslarımız ve e-postalarımız var.I don't know about the past, but now we have faxes and emails.
Ebeveynlerimin konserde benim hakkımda övünme tarzı can sıkıcıydı.It was embarrassing the way my parents bragged about me at the concert.
Bugün Ohm Kanunu hakkında bir deney yapacağız.Today we will carry out an experiment about Ohm's Law.
Japon kültürü hakkında bilgili olmak iyi bir şeydir.Being knowledgeable about Japanese culture is a good thing.
Bilim felsefesini hiç öğrenmedim, bu yüzden Caveilles hakkında da okumadım.I've never studied scientific philosophy, so I haven't read about Caveilles either.
Bu çatı eğimi hakkında ne yapacağına karar vermek çok önemlidir.It is very important to decide what to do about the slope of the roof.
Japonya'da ulusal ebelik sınavına girme hakkı sadece kadınlara veriliyor.In Japan, only women are entitled to take the national obstetrics exam.
"Ne hakkında düşünüyorsun?" "Hiçbir şey.""What are you thinking about?" "Nothin'..."
Biz fiyat hakkında düşünmedik.We did not think about the price.
Başkanın konuşması hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think about the president's speech?
Onun hakkında düşünmeden edemiyorum.I can't stop thinking about that.
Aşkım hakkında konuşmak istiyorum.I want to speak about my love.
O, balıklar hakkında o kadar şeyi nasıl öğrendi?How did she get to know so much about fish?
Mary'nin ona ne söylemesi gerektiği hakkında bir ipucu yoktur.Mary doesn't have a clue about what she should say to him.
O, giyinme tarzı hakkında dikkatsizdir.She is careless about the way she dresses.
Sağlığı hakkında dikkatli olduğundan dolayı o nadiren hastalanır.He seldom gets sick because he is careful about his health.
O, sağlığı hakkında dikkatli olduğu için neredeyse hiç hasta olmaz.He almost never gets sick because he is careful about his health.
Onun eğlence hakkındaki fikirlerini ilginç buluyorum.I find his ideas about leisure interesting.
Bugün biyogaz çıkarma hakkında bir hikaye duyduk.Today we heard a story about biogas extraction.
Halk kütüphanelerini meşru bir vatandaşlık hakkı olarak görüyoruz.We consider public libraries a legitimate citizen's right.
O, o hayvan hakkında çok az biliyor.He knows little about that animal.
Onların ilişkisi hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about their relationship.
Onların planı hakkında şey bilmiyorum.I don't know anything about their plan.
Onun hakkında sana söylediğim şey onun erkek kardeşi içinde geçerlidir.What I told you about him also applies to his brother.
Onun geçmişi hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about his past.
Lviv hakkında şimdiye kadar hiçbir şey duymamıştım.I had never heard about Lviv before.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod