Park ve dağlarımız hakkında yazacağım.I am going to write about our parks and mountains.
Sınav sonuçları hakkında endişeliyim.I am anxious about the results of the examination.
Ben yaptığım şey hakkında pişman değilim.I have no regrets about what I did.
Ne hakkında konuştuğumu bildiğimi düşünmek istiyorum.I like to think I know what I'm talking about.
Yaptığım hakkında kendimden çok utanç duyuyorum.I'm very ashamed of myself about what I've done.
Hatam hakkında üzgünüm.I'm sorry about my mistake.
Ben gelecek hakkında endişeliyim.I am anxious about the future.
Gelecek hakkında düşündüm.I thought about the future.
Yemek hakkında pek müşgülpesent değilim.I'm not very particular about food.
Yeni planım hakkında onunla tartıştım.I argued with him about the new plan.
Gazetede kaza hakkında okudum.I read about the accident in the newspaper.
Gazetede onun hakkında okudum.I read about him in the newspaper.
Ekoloji hakkında ona birçok soru sordum.I asked him many questions about ecology.
Ben vergiler hakkındaki fikrinize katılıyorum.I agree with your opinion about taxes.
Ben oğlumun güvenliği hakkında endişeliyim.I have been anxious about my son's safety.
Oğlumun güvenliği hakkında çok endişeliyim.I'm very anxious about my son's safety.
II. Dünya Savaşı'ndan sonraki uluslararası anlaşmazlıklar hakkında bir tez yazıyorum.I am writing a thesis about international disputes after World War II.
Hayvanlar hakkında bir kitap aldım.I bought a book about animals.
Hayvanlar hakkında bir kitap okuyorum.I am reading a book about animals.
Japonya hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Japonya hakkında herhangi bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Japon ekonomisi hakkında bir yazı bitirmem gerekiyor.I have to complete a paper on the Japanese economy.
Onun ne hakkında konuştuğunu anlayamadım.I couldn't figure out what he was talking about.
Onu hakkında endişe ediyorum.I worry about him.
Onun ne hakkında düşündüğünü anlayamıyorum.I can't understand what he is thinking about.
Onun başkaları hakkında kötü konuştuğunu hiç duymadım.I have never heard him speak ill of others.
Onun hakkında onunla tartıştım.I argued with him about it.
Yeni plan hakkında onunla konuşmak zorundayım.I have to talk with him about the new plan.
Ben onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about him at all.
Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.I gave him some good advice about buying land.
Ona yeni kitabı hakkında soru sordum.I asked him about his new book.
Ben onun sağlığı hakkında endişeliydim.I was worried about his health.
Ben onun sağlığı hakkında endişe duyuyorum.I am very concerned about his health.
Ben onun hakkında bir rüya gördüm.I had a dream about him.
Onun hakkında bir hayalim vardı.I had a dream about him.
Ona sataşma hakkında kötü hissettim.I felt bad about picking on him.
Onun nerede yaşadığı hakkında fikrim yok.I have no idea where she lives.
Yeni plan hakkında onunla konuşmalıyım.I have to talk with her about the new plan.
Onun hakkında ona sorup sormayacağımı çok düşünüp taşındım.I debated whether to ask her about it or not.
Sigara içmekle ilgili tehlikeler hakkında onu ikna etmede güçlük çektim.I had difficulty convincing her of the dangers of smoking.
Onun hakkında çok endişeliydim.I was very worried about her.
Gelişim hakkında onu bilgilendirdim.I informed her of my arrival.
Onun sağlığı hakkında endişeliyim.I'm anxious about her health.
Onun hastalığı hakkında çok endişeliyim.I'm very concerned about her illness.
Bu konu hakkında gerçekten mutsuzum.I'm really unhappy about this.
Geleceğin hakkında gerçekten endişeliyim.I'm really concerned about your future.
Kızımı nasıl idare edeceğim hakkında bir fikrim yok.I have no idea how to do deal with my daughter.
Yurtdışında okumam hakkında ailemle konuştum.I talked with my parents about my studying abroad.
Annem sınavın sonucu hakkında benden daha endişeli.Mother is more anxious about the result of the examination than I am.
Biz geleceğin hakkında endişe duyuyoruz.We worry about your future.
Uzak geçmiş hakkında konuşarak oturduk.We sat talking about the remote past.
Senin sağlığın hakkında endişeliyiz.We are anxious about your health.
Biz atom enerjisinin barışçıl kullanımı hakkında düşünmeliyiz.We must think about peaceful uses of atomic energy.
Biz okuldan sonra her zaman birçok şey hakkında konuştuk.We always talked about a lot of things after school.
Biz beyzbol hakkında bir konuşma yaptık.We had a conversation about baseball.
Test sonuçların hakkında endişe etme.Don't worry about the results of your test.
Bana sınav sonucu hakkında bildirin.Let me know about the result of the exam.
O, sınav sonucu hakkında endişeli.He's anxious about his examination result.
Zaman geçerken, insanlar konu hakkında daha çok endişelendi.As time went on, people grew more and more concerned about the matter.
Bir dakikan varsa, ben bazı sorunlar hakkında seninle konuşmak istiyorum.If you have a minute, I'd like to talk to you about some problems.