hakkınızda ile cümle
hakkınızda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sizin hakkınızda çok şey duydum.I've heard a lot about you.
Ne hakkınızda konuştuğunu bilmiyorum.I don't know what you're talking about.
Biz sizin hakkınızda konuşuyorduk.We've been talking about you.
Tom bana sizin hakkınızda çok şey anlattı.Tom told me a lot about you.
Biz sizin hakkınızda çeşitli bilgiler toplayabiliriz.We may collect a variety of information about you.
Tom'un gerçekten sizin hakkınızda ne düşündüğünü bilmek istemiyor musun?Don't you want to know what Tom really thinks of you?
Sizin hakkınızda konuşuyordum.I was talking about you.
Sizin hakkınızda konuşuyorum.I'm talking about you.
Gazetede sizin hakkınızda yalnızca iyi şeyler yazmışlar.They only wrote good things about you in the newspaper.
Ben sizin hakkınızda o şekilde düşünmüyorum.I don't think about you in that way.
Hakkınızda daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about you.
Sizin hakkınızda çok şey biliyoruz.We know a lot about you.
Hakkınızda bir şeyler öğrenmek istiyorum.I would like to learn something about you.
Tom, Mary'nin sizin hakkınızda endişeli olduğunu söyledi.Tom said that Mary was worried about you.
Önceki işverenleriniz sizin hakkınızda ne diyordu?What would your previous employers say about you?
Markanızı, başkalarının siz orada değilken hakkınızda konuştukları belirler, diye bir söz vardır.Your brand is what other people say about you when you're not in the room, the saying goes.
"Bugün küçük Billy'nin hakkınızda söyledikleri karşısında şoke oldum."Very shocking story from little Billy today.
Oscar Wilde'ın dediği gibi : " Hakkınızda konuşulmasından daha kötü olan şey konuşulmamasıdır."As Oscar Wilde has said, the only thing worse than being talked about is not being talked about.
Yani sizin hakkınızda bir fikre sahip olan, bir parça kod bu filmlerin %60ından sorumlu.So one piece of code with one idea about you is responsible for 60 percent of those movies.
ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".US law will get you".
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.I don't know how many but some discussions going around.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.They know nothing whatsoever about you.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.People love that shared connection that gets created when somebody knows something about you.
Efendim başlamadan önce hakkınızda olabildiğince çok şey bilmek istiyoruz.Sir, we would like to know as much as we can about you... before we start these dialogues.
Hakkınızda çok şey duyduk, Bayan.We've heard a lot about you, Miss.
"Ama diyorum, biliyorsunuz, bana ne dersiniz?" Sizin hakkınızda ne olacak? ""But I say, you know, what about me?" "What about you?"
Esasen, bugün Amerika'da dava açma hakkınızdan vazgeçemezsiniz.Now, in America, in fact, you cannot give up your right to trial by jury.
Hakkınızda en kötü şeyleri söylüyorlar.They will say the worst things about you.
Şimdiden hakkınızda çok şey duydum.I've heard so much already.
Sizin hakkınızda heyecanla yazmış insanlar olur.You get hundreds of strangers writing excitedly about you.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.You think people are talking about you.
Bu size hakkınızda ne diyor?What does that tell you about yourselves?
Eğer onlar size galib gelselerdi, sizin hakkınızda ne and ne de andlaşma gözetmezlerdi.If they prevail against you they will neither observe pacts nor good faith with you.
Eğer yüz çevirirseniz o zaman ben doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkarım.But if you turn away, I fear the punishment of a terrible Day for you.
Doğrusu ben sizi bolluk içinde görüyorum ve hakkınızda kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."I see you are prosperous, but I fear the doom of an overwhelming Day for you.
Onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda ne ahit, ne de antlaşma gözetirlerdi.If they prevail against you they will neither observe pacts nor good faith with you.
Doğrusu sizin hakkınızda muazzam bir günün azabından endişe ediyorum.I fear the punishment of a terrible day for you.
Bu, sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha nezihtir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.This is both proper and right for you, for God knows and you do not know.
"Cidden ben sizin hakkınızda büyük bir günün azabından korkuyorum."I fear the punishment of a terrible day for you.
Biz kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin hakkınızda Allah'ın dininin şeâirinden kıldık.We have made the camels signs of God for you. There is good for you in this.
Artık bugün, kimseye zulmedilmez, hakkınızdan başka size bir karşılık verilmez.No soul will be wronged the least that Day, nor would be recompensed but only for what it had done.
Fetih istiyorsanız, fetih size geldi. Eğer vazgeçerseniz hakkınızda daha hayırlı olur.O disbelievers!
Doğrusu ben sizin hakkınızda Ahzab (önceki çeşitli toplumlar)ın günleri gibi bir günden korkuyorum."I fear for you a day similar to that of the earlier groups!”
Bu, sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha nezihtir.That is more virtuous and purer for you.
Eğer vazgeçerseniz hakkınızda daha hayırlı olur.And if you desist, it would be best for you.
Allah sizin hakkınızda kolaylık ister, zorluk istemez.Whoever of you witnesses the month, shall fast it.
Lütfen hakkınızda biraz bilgi verin.Please give some information about yourself.
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Aber ist es überhaupt möglich, sich selber Geborgenheit zu schenken?
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Êtes-vous certaine, vraiment certaine d'être heureuse avec lui ?
Tom bana sizin hakkınızda çok şey anlattı.Tom me ha hablado mucho de vosotros.
Sizin hakkınızda konuşuyorum.Sto parlando di voi.
Sizin hakkınızda Japonya'nın geleceğinden daha endişeliyim.Я беспокоюсь больше за тебя, чем за будущее Японии.
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Ты хочешь, чтобы она была в безопасности, да?
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Dat je voor jezelf moet opkomen.
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Ce spui tu despre tine însuți?
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?あなたは、自分自身の守護を自分で出来るとでも思っているのか。
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?האם זה שינה את דעתך על עצמך?
ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".Amerikansk lov skal nok få fat i dig".
ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".Az amerikai igazságszolgáltatás el fogja kapni".
ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".De wet van de VS zal je krijgen".