hakkımız ile cümle
hakkımız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Öbür elçiler gibi, Rabbin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?Či nemáme práva vodiť so sebou sestru ženu jako aj ostatní apoštolovia i bratia Pánovi aj Kéfaš?
Öbür elçiler gibi, Rabbin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?Izali nie mamy wolności wodzić z sobą siostry żony, jako i drudzy Apostołowie i bracia Paóscy, i Kiefas?
Öbür elçiler gibi, Rabbin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?우리가 다른 사도들과 주의 형제들과 게바와 같이 자매 된 아내를 데리고 다닐 권이 없겠느냐
Öbür elçiler gibi, Rabbin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?Nimamo li pravice, da vodimo sestro kot ženo s seboj, kakor tudi drugi apostoli in bratje Gospodovi in Kefa?
Öbür elçiler gibi, Rabbin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?Zdaliž nemáme moci sestry ženy při sobě míti, jako i jiní apoštolé, i bratří Páně, i Petr?
Öbür elçiler gibi, Rabbin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?Или не имеем власти иметь спутницею сестру жену, как и прочие Апостолы, и братья Господни, и Кифа?
Öbür elçiler gibi, Rabbin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?Хиба не маємо власти сестру-жінку водити, як инші апостоли, й брати Господнї, і Кифа?
Öbür elçiler gibi, Rabbin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?האין רשות בידנו להוליך עמנו אחות לאשה כמו גם השליחים האחרים וכמו אחי האדון וכמו כיפא׃
Öbür elçiler gibi, Rabbin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?ألعلنا ليس لنا سلطان ان نجول باخت زوجة كباقي الرسل واخوة الرب وصفا.
Öbür elçiler gibi, Rabbin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?難 道 我 們 沒 有 權 柄 娶 信 主 的 姊 妹 為 妻 、 帶 著 一 同 往 來 、 彷 彿 其 餘 的 使 徒 、 和 主 的 弟 兄 、 並 磯 法 一 樣 麼
Öbür elçiler gibi, Rabbin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?難道 我 們沒 有 權柄 娶 信主 的 姊妹 為妻 、 帶 著 一同 往來 、 彷彿其餘 的 使徒 、 和 主 的 弟兄 、 並磯 法 一 樣麼
Sadece hakkımdaki seninle olan bazı şeyleri doğrulamak istedim. Bizim hakkımızdaDus, ik wilde alleen maar een paar dingen nagaan met jou over mij, over ons.
Sadece hakkımdaki seninle olan bazı şeyleri doğrulamak istedim. Bizim hakkımızdaEm chỉ muốn xác minh vài điều về anh và về em, về chúng ta.
Sadece hakkımdaki seninle olan bazı şeyleri doğrulamak istedim. Bizim hakkımızdaNo, chtěla jsem si jen ověřit pár věcí o mně, o nás.
Sadece hakkımdaki seninle olan bazı şeyleri doğrulamak istedim. Bizim hakkımızdaPortanto, eu só queria confirmar algumas coisas acerca de mim, acerca de nós.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Dat zo snel opgebruiken is niet ons geboorterecht, denk ik.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Et selon moi, nous n'avons pas un droit inné à l'utiliser à la vitesse à laquelle nous le faisons.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Io credo che non abbiamo il diritto di consumarlo così rapidamente come stiamo facendo.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.I według mnie nie mamy prawa naturalnego, żeby tak po prostu zużywać ją tak szybko jak to robimy.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.제 생각에는 그것을 가능한 빨리 다 써버릴 수 있는 권리를 갖고 태어난 것은 아닙니다.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Não temos o direito de a usar da forma rápida como estamos a usar.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Nem hiszem hogy velünk született jogunk lenne mindezt olyan gyorsan felhasználni, ahogy csak tudjuk.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Şi cred că nu avem un drept nativ să folosim totul aşa de repede pe cât facem noi.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Und wir haben kein Geburtsrecht, diese Energie so schnell zu verbrauchen, wie wir es im Moment tun.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Y no tenemos el derecho inalienable para gastarla tan rápido como podamos, creo yo.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.А ние нямаме рождено право просто да го прахосваме толкова бързо, както правим, според мен.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.И у нас нет права по рождению вот так просто и быстро использовать ее, я думаю.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.ולדעתי אין לנו זכות-מלידה סתם לנצלו הכי מהר שאפשר.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.ونحن لا نملك الحق على استهلاكها بهذه السرعة، على ما أظن
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.できるだけ早く使い果たす生得権を 私達は持ち合わせていないと思います 使用したエネルギーと 同じ速さでエネルギーを創り出す
Şimdi, her birimiz doğuştan hakkımız olan bu onurlu görevin ve bu neşe kaynağının değerini bilelim.Estrechemos cada uno de nosotros como deber sagrado, y con alegría inmensa, lo que es un derecho nato..
Şimdi, her birimiz doğuştan hakkımız olan bu onurlu görevin ve bu neşe kaynağının değerini bilelim.이제 우리 모두 우리의 타고난 권리인 엄숙한 책임과 엄청난 즐거움을 만끽합시다.
Şimdi, her birimiz doğuştan hakkımız olan bu onurlu görevin ve bu neşe kaynağının değerini bilelim.共に努力し 同じ目的をもち 情熱と献身により
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Bukankah ini waktunya untuk membicarakan tentang kita?
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Czy nie myślisz, że już czas zacząć rozmawiać o nas?
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Denkst du nicht, dass es Zeit ist über uns zu reden?
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Em không nghĩ, bây giờ nên nói đến chuyện chúng ta hay sao?
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Etkö luulekin, että meidän on aika puhua meistä?
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?이제 우리 얘기를 좀 해야 하지 않나?
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Nem gondolod, hogy itt az idő, hogy kettőnkről beszéljünk?
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Non credi sia ora che incominciamo a parlare di noi?
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Nu crezi ca e timpul sa vorbim despre noi doi?
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Razve ty ne dumaew, 4to my doljni pogovoryt o nas.
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Tu ne penses pas qu'il serait temps qu'on parle de nous?
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Δεν νομίζεις ότι είναι καιρός να <br />αρχίσουμε να μιλάμε για μας;
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?ألا تظنين أنه حان الوقت كي نتحدث عن أنفسنا؟
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?ガウルちゃん
Uyandırıp korkutmaya... ..hiç hakkımız yok.Πάτερ ημών ο εν τοις Ουρανοίς... αγιασθήτω το Όνομά Σου, ελθέτω η βασιλεία Σου... γεννηθήτω το θέλημά Σου...
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?¿Acaso no tenemos derecho a comer y beber
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Apakah saya tidak berhak menerima makanan dan minuman karena pekerjaan saya
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Chúng tôi há không có phép ăn uống sao?
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Chúng_tôi há không có phép ăn_uống sao ?
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Či nemáme práva jesť a piť?
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Eikö meillä olisi oikeus saada ruokamme ja juomamme?
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Haben wir nicht Macht zu essen und zu trinken?
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Har vi ikke rett til å ete og drikke?
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Have vi ikke Ret til at spise og drikke?
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Izali nie mamy wolności jeść i pić?
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?우리가 먹고 마시는 권이 없겠느냐
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Mogen wij soms geen gebruik maken van het recht bij u te eten en te drinken?