hakkımız ile cümle
hakkımız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bizim hakkımızda konuşmak istiyorum.I want to talk about us.
Kasabadaki herkes bizim hakkımızda dedikodu yapıyor.Everyone in town is gossiping about us.
Ben de bizim hakkımızda düşünüyorum.I'm also thinking about us.
Bunu yapma hakkımız yok.We don't have the right to do this.
Tom bizim hakkımızda sana ne söyledi?What did Tom tell you about us?
Tom ve benim kendimizi savunma hakkımız var.Tom and I have the right to defend ourselves.
Burada bizim hakkımızda casusluk yapmak için gönderildin!You were sent here to spy on us!
Tom'un bizim hakkımızda nasıl hissettiğini biliyorum.I know how Tom feels about us.
Erişim tarihi: 29 Ocak 2018. ^ "çocuklar gülsün diye derneği hakkımızda".Retrieved 29 January 2018. "çocuklar gülsün diye derneği hakkımızda".
Başkaları birbirinden farksızdır ve hakkımızda hepsi aynı şeyi düşünür.We've all got different backgrounds and we all agree on the same things.
Kalyon Grup resmi internet sitesi ^ "Hakkımızda".Helen Benoist Official Website page, 'About Me'.
"Hakkımızda ilginç olan bir şey varsa, o da kendimiziz.""What's interesting about you is you."
Snce de "biz"im hakkımızda konuşmanın zamanı gelmedi mi?Don't you think it's time we start talking about us?
Bir sistem olduğunu fark ettik, teknolojinin bizim hakkımızda bilgiye sahip olduğu.We realized that we had a system that allowed technology to know something about you.
Sadece hakkımdaki seninle olan bazı şeyleri doğrulamak istedim. Bizim hakkımızdaSo, I just wanted to verify a few things with you about me, about us.
İlk ilkelere geri dönmeye hakkımız vardı. Bu üçüncü diyagram.We got the right to go back to first principles -- that's the third diagram.
Hakkımızda çıkmış bir dedikodu var.We already have history together, we even had a scandal.
Bizim hakkımızda ne bidiklerini hep merak ederdik.We always wondered what they knew about us.
Adaletin bir ifadesi... ...ve seçme hakkımız olduğunu düşünüyorsun.So you think justice has a voice
Ama tüm bu heyecan basının da hakkımızda haber yapılmasını sağladı.But all this excitement led to the press writing about us.
Uyandırıp korkutmaya... ..hiç hakkımız yok.He's asleep now, and we mustn't wake him, or frighten him.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.We were perhaps taking her for granted, and maybe she didn't like that that much.
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?What do you think the people at the rings store thought about us?
Hakkımızda davalar açıldı.We had some court cases.
Bazı insanlar da bizim öğretmen olarak çalışma hakkımıza karşı çıkıyor...Some others spoke against our right to work as teachers.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.And we don't have a birthright to just use that up as fast as we are, I think.
Kendimizi nasıl gördüğümüz, kendi hakkımızda nasıl düşündüğümüzü gerçekten değiştirdi.It had potential to really change the way that we saw ourselves, and thought about ourselves.
Neden anneme bizim hakkımızda batsetmiyoruz?Why don't we tell my mother about us?
Halife aramak hakkımız ve vazifemiz midir?Is it a duty & a right to look for a Khalifa or not?
Hayır, Bizim hakkımız yok.No, we don't have the right.
Bildiklerimizi anlatmak bizim hakkımız.Our right is to tell what we know.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.After all, that's certainly what modern molecular biology says about us.
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Have we no right to eat and to drink?
Bizim, herhangi bir şeyi Allah'a ortak koşmağa hakkımız yoktur.We cannot associate anyone with God.
"Kendi hakkımızda şahidiz" derler.They will answer: "We bear witness to our sins."
De ki onlara: "Hakkımızda Allah'ın yazdığından başkası bize asla ulaşmaz.Tell them: "Nothing can befall us except what God decrees.
Hakkımızı tam ölçerek ver. Ayrıca bize bağışta da bulun.We have brought but a meagre sum, but give us full measure as alms bestowed.
"(Böyle iken) hakkımızda çok gayz (öfke) besliyorlar. "They are always harassing us.
"Rabbimizin hakkımızdaki sözü gerçekleşti, artık tadacağız."The sentence of our Lord has come true for us. We have certainly to taste (the punishment),
Rabbimiz dediler, korkarız aşırı davranır hakkımızda, yahut da büsbütün azar.They both submitted, “Our Lord – indeed we fear that he may oppress us or deal mischievously.”
Hakkımızı tam ölçerek ver.We come with merchandise of scant worth.
Onlara iyilik, bolluk geldiğinde: “Hâ işte bu bizim hakkımız!So whenever good-hap came unto them, they would say: ours is this.
De ki onlara: "Hakkımızda Allah'ın yazdığından başkası bize asla ulaşmaz. O'dur bizim Mevlâ'mız.Say, “Nothing will happen to us except what God has ordained for us; He is our Protector.”
Dediler ki: "Senin kızlarında bizim bir hakkımız olmadığını bilmişsindir.They said: 'Surely you already know that we have nothing to do with your daughters.
Bizim ondan ziyade padişahlığa hakkımız var, malca da bizden üstün değil.We have a better right to kingship than he, for he does not even possess enough riches."
Dediler ki: "Senin kızlarında hakkımız olmadığını çok iyi biliyorsun.They said: 'Surely you already know that we have nothing to do with your daughters.
Dediler ki: Senin kızlarında bizim bir hakkımız olmadığını biliyorsun.They said: 'Surely you already know that we have nothing to do with your daughters.
Burada, kıyıya serbestçe erişmek için anayasal hakkımızın kenara atıldığını görüyoruz.Here we see our constitutional right to freely access the coast be tossed aside.
Bizim hakkımızda, bizim dışımızda devam eden çok fazla diyalog var.There’s so much dialogue going on about us without us.
Müzakereleri başlatmanın hakkımız olduğunu düşünüyorum.""We fulfilled the political conditions, and the commission declared this.
Basescu, "Servet koruma altında, ama hırsızlığı da korumaya hakkımız yok."The fortune is protected, but we don't have the right to protect theft, too.
Sekerinska: Sinyaller, başvuru kararı almaya hakkımız olduğu yönünde.Sekerinska: The signals are: it is your right to decide on the application.
BH cumhurbaşkanlığının Boşnak üyesi Haris Silayciç, "Adalet hakkımızdır." dedi. [Getty Images]"We are entitled to justice," BiH presidency Bosniak member Haris Silajdzic said. [Getty Images]
İnsan olarak bizim hakkımızdır.It's our rights as human beings.
2017: Kadınlar ve diyabet - sağlıklı bir gelecek hakkımız.2017: Women and diabetes – our right to a healthy future.
Sosyal rollerle bağlantılı olan kendimizin ve başkalarının bizim hakkımızdaki beklentileri.Internal and external expectations are connected to a social role.
Şimdi onun evlenme hakkımızı desteklemediğini söylemesi, en hafif tabirle rahatsız edici. " [1]To have her now say she doesn't support our right to marry is offensive to say the least."[16]
Bizim hakkımızda bilmediğin bir şey var.Es gibt da etwas über uns, was du nicht weißt.
Bizim hakkımızda tarih karar verecek." demiştir.Unsere Verantwortung gegenüber der Geschichte“ hielt.
UEFA Şampiyonlar Ligini Ekranlara Getirmektedir . ^ Lider TV HakkımızdaTu sais que les images du champion passent à la télé, d'accord ?