Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.والمحيطات ، في الواقع ، مرن ومتسامح إلى حد ما ، لكن يجب ان نكون اوصياء جيدون
Okyanuslar, hakikaten, bir aşamaya kadar dirençli ve toleranslı, ama bizim iyi bekçiler olmamız gerekiyor.私たちはしっかりと管理せねばなりません。 私が海中写真家になったのは
Onlar hakikaten yetiştiler.Chiar au venit puternic din urma.
Onlar hakikaten yetiştiler.Ci hanno davvero raggiunti.
Onlar hakikaten yetiştiler.De kom verkligen ikapp.
Onlar hakikaten yetiştiler.Eles apanharam-nos mesmo.
Onlar hakikaten yetiştiler.Họ thật sự đã bắt kịp.
Onlar hakikaten yetiştiler.Ils se sont vraiment remis à niveau.
Onlar hakikaten yetiştiler.정말 빠르게 따라잡았지요.
Onlar hakikaten yetiştiler.Mereka benar-benar mengejar.
Onlar hakikaten yetiştiler.Naozaj všetkých dobehli.
Onlar hakikaten yetiştiler.Naprawdę dogonili.
Onlar hakikaten yetiştiler.Ők valóban felzárkóztak.
Onlar hakikaten yetiştiler.Opravdu to dohnali.
Onlar hakikaten yetiştiler.Realmente los alcanzaron.
Onlar hakikaten yetiştiler.Sie haben wirklich aufgeholt.
Onlar hakikaten yetiştiler.Ze hebben echt een inhaalslag gemaakt.
Onlar hakikaten yetiştiler.Στ' αλήθεια κάλυψαν τη διαφορά.
Onlar hakikaten yetiştiler.Вони дійсно наздогнали.
Onlar hakikaten yetiştiler.Они действительно всех догнали!
Onlar hakikaten yetiştiler.Те наистина настигат останалите.
Onlar hakikaten yetiştiler.הם ממש השלימו את הפער
Onlar hakikaten yetiştiler.لقد لحقوا بالركب سريعا!
Onlar hakikaten yetiştiler.これは徐々に変化していきます。
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Aber wenn es eine lila Kuh ist - ist das nicht ein toller Spezialeffekt?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Ale gdyby ta krowa była fioletowa - czy to nie byłby super efekt?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Ale pokud by kráva byla fialová -- není to skvělý efekt?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Dar daca vaca ar fi violeta - nu e asta un efect special grozav?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?De ha a tehén mondjuk lila - csodás effekt, nem igaz?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Kaj pa če bi bila krava vijolična -- ni to super efekt?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?하지만 그 소가 보라색이라면 어떻까요? 특별한 반응을 보이지 않을까요?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Maar stel dat de koe paars was -- is dat geen geweldige special effect?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Mais si la vache était violette -- ce n'est pas super comme effet spécial?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Ma se la mucca fosse viola - non è un grande effetto speciale?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Mas, se a vaca for roxa? Não é um belo efeito especial?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Men tänk om kon var lila -- visst skulle det vara speciellt?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Nhưng nếu con bò màu tím -- đó là một hiệu ứng đẹp tuyệt vời phải không?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Pero si la vaca fuera violeta, ¿no sería ese un tremendo efecto especial?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Tapi jika ada sapi ungu -- animasi yang bagus ya?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Αν η αγελάδα ήταν μωβ όμως -- ωραίο το ειδικό εφέ;
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Но ако кравата беше лилава - не е ли това великолепен специален ефект?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Но если бы корова была фиолетовой — классный спецэффект, да?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?אבל אם הפרה היתה סגולה -- זה לא אפקט מדהים?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?لكن إذا كانت البقرة وردية اللون -- إليس هذا تأثير مميز وعظيم؟
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?もう一回やりましょうか
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Ahora bien, no me refiero tan sólo al sonido, me refiero a realmente escuchar ese trueno dentro de ustedes.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.A nemyslím len ten zvuk, ale že sme naozaj počuli zvuk hromu v nás.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Cela dit, je ne parle pas simplement du son, je parle d'écouter vraiment ce tonnerre qui est en vous.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Cioè, non intendo solo il suono, vorrei che ascoltaste veramente quel tuono dentro di voi.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Ik bedoel niet gewoon alleen maar het geluid, ik bedoel écht luisteren naar die donder binnen in jezelf.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Nem úgy értem, hogy csak a hangot, hanem hogy valóban hallották a mennydörgést legbelül.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Nu ma refer doar la sunet vreau sa ascultati, cu adevarat, tunetul dinauntrul vostru.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Teď nemyslím jen ten zvuk, mám na mysli opravdu se zaposlouchat do bouře v nás.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Не говоря само за звука, а действително да чуем този гърмеж в себе си.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Тільки я не кажу лише про звук, я хочу, щоб ви гарненько прислухалися до цього грому всередині вас.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Только я не говорю всего лишь о звуке, я хочу, чтоб вы хорошенько прислушились к этому грому внутри вас.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.Csak hogy világos legyen, ő rossz példa az alaptalan optimizmusra, mert ő tényleg különleges tehetség.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.이 조카 애가 낙관주의적 편견의 아주 안좋은 예라는 것을 분명히 하고 싶은데요. 왜냐하면 제 조카는 독특한 재능을 가지고 있으니까요.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.Z góry zapewniam, że to zły przykład optymistycznego nastawienia, bo jest wyjątkowo zdolny.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.ואני רק רוצה שזה יהיה ברור: הוא דוגמא גרועה ביותר להטיית האופטימיות מכיוון שהוא באמת מוכשר באופן יוצא מן הכלל.