Haha fazla NotNotas Posteriores
Haha fazla NotNotes supplémentaires
Haha fazla NotNote ulteriori
Haha fazla NotObservații suplimentare
Haha fazla NotOstatné poznámky
Haha fazla NotTovábbi megjegyzések
Haha fazla NotVerdere notities
Haha fazla NotWeitere Anmerkungen
Haha fazla NotYderligere noter
Haha fazla NotYtterligare anmärkningar
Haha fazla NotΕπιπλέον σημειώσεις
Haha fazla NotДодаткові примітки
Haha fazla NotПримечание
Haha fazla Notהערות נוספות
Haha fazla Notملحوظات إضافية
Haha fazla Notメモ
Haha, Finn.Haha, Finn.
Hahahaha! Hahahaha... Şunu duydun mu?Juste un tout petit peu..
Hahahaha! Hahahaha... Şunu duydun mu?ㅋㅋㅋㅋㅋㅋㅋㅋㅎㅎㅎㅎㅎㅎ 저거 들었어?
Hahahaha! Heheheh... Ç-çaktın mı?(ΓΕΛΙΟ)
Hahahaha! Heheheh...Hahaha!
Hahahaha! Heheheh...ㅋㅋㅋㅋㅋㅋㅋㅋ ㅎㅎㅎㅎㅎㅎㅎㅎ
Haha! Hahah!Ik ben niet...
Haha! Hahah!Já nejsem...
Haha! Hahah!Δεν...
Haha! Hahah!Я не...
Hahahah! Herifin suratına yumruğu indirmene gerek de yoktu.- Все-таки не стоило тебе бить его по носу.
Hahaha, pekala.Hehehe, tak jo. Sundejte ze mě tu podprdu.
Haha, hayır teşekkürler, bir haftanın yeterli olacağını düşünüyorum.Haha, nein Danke, ein Wochenende reicht vollkommen.
Haha, hayır teşekkürler, bir haftanın yeterli olacağını düşünüyorum.Haha, nej tack, jag tror det räcker med en helg.
Haha, hayır teşekkürler, bir haftanın yeterli olacağını düşünüyorum.Haha, nu mersi, cred un week-end va fi suficient.
Haha, hayır teşekkürler, bir haftanın yeterli olacağını düşünüyorum.Oh, no gracias, creo que un fin de semana será suficiente.
Hahah! Burada -- İKİ tane var!Je t'ai dit que..
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.De rabbijn zag wat er aan de hand was.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Der Rabbi kam also und sah was vor sich ging.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Giáo sĩ vào và thấy mọi chuyện.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür. İkisini birden odasına çağırır.El rabino entró, vió lo que estaba ocurriendo y llamó a ambos a su despacho.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Il nuovo rabbino scoprì quello che stava succedendo.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.새로온 랍비는 무슨 일인지 알아보았습니다.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Le rabbin arriva et vu ce qui était en train de se passer.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.O rabino veio e apercebeu-se do que se passava.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Rabbin kom in och såg vad som pågick.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Rabi itu datang dan melihat apa yang sedang terjadi.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Rabinul a venit si a vazut ce se intampla.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Rabin zorientował się co się tam dzieje.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Ο ραββίνος ήρθε και είδε τι συνέβαινε.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Рабин увійшов і побачив, що відбувається.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Раввин увидел, что происходит.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.Равинът влязъл и видял какво става.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.הרבי הגיע וראה מה קורה.
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.فلاحظ الحاخام ما يجري امامه كل اسبوع
Haham gelir ve neler döndüğünü görür.二人を自分のところに呼び
Hahamın ve Augustine'in hayır ilkesi ile kutsal metnin nasıl ele alındığını hatırlayın.Amintiți-vă că rabinii și Augustin au spus că scriptura ar trebui să fie condusă de principiul carității.
Hahamın ve Augustine'in hayır ilkesi ile kutsal metnin nasıl ele alındığını hatırlayın. Geri dönelim.Spomeňte si, čo vraveli rabíni a Augustín o tom, ako by Písmo malo byť riadené princípom dobročinnosti.
Hahamın ve Augustine'in hayır ilkesi ile kutsal metnin nasıl ele alındığını hatırlayın.성서가 박애와 관용의 신조에 의해 다스려져야 하는 지 기억해야 합니다.
Hahamın ve Augustine'in hayır ilkesi ile kutsal metnin nasıl ele alındığını hatırlayın.אמרו על האופן שבו יש להתנהל בכתבים מתוך עקרון הצדקה.
Hahamın ve Augustine'in hayır ilkesi ile kutsal metnin nasıl ele alındığını hatırlayın.حول الكيفية التي يجب أن تضبط بها هذه النصوص المقدسة بمبدأ التعاطف والتراحم.
Hahamın ve Augustine'in hayır ilkesi ile kutsal metnin nasıl ele alındığını hatırlayın.そこに立ち戻りましょう ユダヤ教徒 キリスト教徒 イスラム教徒は
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Die Rabbis vergleichen dies mit einem König, der eine schöne, zerbrechliche Glaskugel hat.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.I rabbini illustrano questo aspetto con l'esempio di un re che ha un vaso di vetro bellissimo e fragile.