hafıza ile cümle

hafıza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Nadel hafıza konusunda uzmanlaşmıştır ve hipokampusun hafıza oluşumundaki rolünü araştırmıştır.Nadel specializes in memory, and has investigated the role of the hippocampus in memory formation.
İlgi alanları arasında psikotrop ilaçlar ve hafıza vardı.His interests included psychotropic drugs and memory.
Hafızanın rolüRole of memory
Pliny bunu "insan hafızasındaki en büyük deprem" olarak adlandırdı.Pliny called it "the greatest earthquake in human memory" (Nat.
Tom'un kötü bir hafızası var.Tom hat ein schlechtes Gedächtnis.
Mükemmel bir hafızan var.Du hast ein ausgezeichnetes Gedächtnis.
Tom'un çok iyi bir hafızası var.Tom hat ein sehr gutes Gedächtnis.
Fillerin iyi hafızaları olduğu doğru mu?Stimmt es, dass Elefanten ein gutes Gedächtnis haben?
Onun da hafızasını silmiştir.Auch seine Erinnerung wurde gelöscht.
Bunlar terim olarak adalet (kişilik) ve zabt (hafıza) kavramlarıyla karşılanır.Über ihnen befinden sich die Skulpturen von Gerechtigkeit (Justice) und Barmherzigkeit (Mercy).
O andaki ulaşabileceğimiz bilgiler kısa süreli hafızadadır.Die erkannten Informationen gelangen anschließend in das Kurzzeitgedächtnis.
Ayrıca deklaratif ve prosedüral hafıza arasındaki farkı açıklığa kavuşturdu.Es unterscheidet zwischen dem deklarativen und dem prozeduralen Gedächtnis.
BDNF özellikle uzun süreli hafıza için önemli bir yer tutmaktadır.Hier spielt BDNF auch eine große Rolle im Langzeitgedächtnis.
Hepsi de hafızalarını kaybetmiştir.Alle ihre Erinnerungen sind verloren.
Dünyada iken yaptığı iyilik ve kötülükler orada, hafızasında canlanır.Des Guten und des Bösen, des Guten und des Bösen, Darin die unzertrennliche Verschmelzung.
Hafıza 99 telefon numarasına sahip olabilir.Wissenswertes zu 99 Gedenktafeln.
Hafızasını geri getirmesi için ondan yardım ister.Auf diese Weise will er ihr Erinnerungsvermögen auffrischen.
8 kez Dünya Hafıza Şampiyonu olmuştur.Sie wurde acht Mal Weltmeisterin.
RAM Rastgele Erişimlí Hafıza (Random Access Memory).Diesen Bereich nennt man RAM (Random Access Memory).
Hafızasını yitirir, anne-babasını dahi tanımaz.Weder kennt er seine Herkunft, noch seine Eltern.
Hafızası da duyguları kadar kuvvetlidir Ceylan’ın.Die Musik zeichnet ihn auch als wahrer Gefühle fähig “.
Hafızasını kaybeden Geralt önceki hayatının kayıp anılarını kurtarmaya çalışır.Sie hilft ihm, seine letzten Erinnerungen vor dem Gedächtnisverlust wiederzuerlangen.
Duyduğu her müziği hafızasına bir daha çıkmayacak üzere yazabiliyordu.Wer je diesen Gesang gehört hat, vergisst ihn sein Leben lang nicht mehr.
Adaya vardıktan sonra hafıza sorunları yavaşça azalmaya başlar.In kurzen Rückblenden kommt die Erinnerung der Männer langsam wieder.
Komada, hafızası kaybolmuş bir şekilde uyanır (hiç ölmemiştir).Es verbleibt nach dessen Tod seinen Hinterbliebenen als Andenken.
Bence bu an hafızalara kazınacak."Vielleicht ist es Zeit für eine Verjüngung“.
Dünya Hafıza ŞampiyonasıSeite der Gedächtnisweltmeisterschaften
Bununla birlikte BDNF uzun süreli hafızanın kalıcılığı için önemlidir.Zuständig ist es allgemein für die Speicherung von Erinnerungen im Langzeitgedächtnis.
John hastanede komadan çıktığında hafızasını kaybetmiştir.Phil liegt seit einem Unfall, den er nach einem Trinkgelage mit Simon erlitt, im Krankenhaus.
Avukatları hafızasını kaybettiğini belirtmektedir.Der Titel verweist somit auf den Verlust seines Gedächtnisses.
Zihnin berraklaşıp hafızanın gelişmesi gibi.Wie unser Gehirn Erinnerungen fälscht.
Günümüzde akıllı telefonlar gigabyte'lar büyüklüğünde hafızaya sahiptir.Diese sogenannten Great Siege Tunnels sind heute Sehenswürdigkeiten von Gibraltar.
(Bu hafıza elemanları ileride detaylı olarak anlatılacaktır.)(Diese Sonderformen der Sichtprüfung werden zu einem späteren Zeitpunkt erläutert).
Bu tecrübe sonsuza kadar hafızamda kalacak.Cette expérience restera pour toujours dans ma mémoire.
Bu sahne hafızama kazındı.Cette scène est restée gravée dans ma mémoire.
Onun hafızası yıllarla birlikte zayıfladı.Avec l'âge, sa mémoire a baissé.
Yaşlandıkça hafızamız zayıflar.Lorsque nous vieillissons, notre mémoire baisse.
Bir noktadan sonra Daniel'in kendi üzerinde de yaptığı deneyler karakterde kalıcı hafıza kaybına neden olur.Daniel avait également mené une expérience sur lui-même entraînant des dommages à long terme sur sa mémoire.
BDNF özellikle uzun süreli hafıza için önemli bir yer tutmaktadır.Le BDNF lui-même est important dans la mémoire à long terme.
Hafızaya yardımcıdır.L'aide-Mémoire.
Özellikle etkilenen bölgeler hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır.Les fonctions cérébrales particulièrement atteintes peuvent être la mémoire, l'attention, et le langage.
Hafıza ***..후애 (後愛) 제발..
Kısa dönemli hafızaya uğrayan bilgiler en fazla bir dakika sonra buradan silinip atılırlar.L'avance des échappées encore en lice monte alors à la minute.
Artık ne oğlunu ne de başkalarını ayırt edemeyen kadın, kısa süreli hafızaya da sahip değildir.Mon amour pour elle et notre fils ne connaît aucune limite.
8 kez Dünya Hafıza Şampiyonu olmuştur.Elle a été 8 fois championne du monde.
Mnemosyne—Hafıza ve hatıra.L'Orgue: Cahiers et mémoires.
Bilgisayar hafızasının yönetilmesi işleminde kullanılmaktadır.Le système d'exploitation dirige l'utilisation de la mémoire.
Hafızasını tamamen kaybetmiş.Il a perdu la mémoire.
Clara, Doktor'u tüm Daleklerin hafızasından silmeyi başarmıştır.Oswin aide alors le Docteur en effaçant la mémoire des Daleks à son sujet.
Bence bu an hafızalara kazınacak."C'est quelque chose qui restera gravé dans ma mémoire ».
Ortak bir hafıza alanı kullanılır.Fragments d'une mémoire collective.
Avukatları hafızasını kaybettiğini belirtmektedir.Le légiste indique que son cerveau a disparu.
Hafızasını geri getirmesi için ondan yardım ister.Ces derniers décident alors de l'aider à retrouver sa mémoire.
Kısa süreli hafıza kaybına uğrar.Il souffre de perte de mémoire à court terme.
Genel olarak fillerin çok mükemmel bir hafızaları olduğuna inanılır.Les éléphants ont une très bonne mémoire.
Hafıza 99 telefon numarasına sahip olabilir.Il reçoit l'insigne du MOLLUS numéro 99.
İnsanda, anlık zihin kısa süreli hafızadır.La mémoire de travail est une forme de mémoire à court-terme.
Kuvvetli bir hafızaya sahip olduğu kabul edilir.On dit qu'il a une très bonne mémoire.
Bir hayalperest ve dahiyane bir hafızası var.Ennemi Un fantôme et un esprit maléfique.
Çoğunlukla yer ve zamanda oryantasyon bozuklukları görülür ve/veya sıklıkla hafıza kaybı vardır.Les voyelles atones /i/ et /u/ disparaissent fréquemment.
İlgili Sayfalar