hafıza ile cümle

hafıza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Los cuentos me acompañan, manteniendo mis partes y memorios juntas, como un pegamento existencial.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Những câu chuyện đồng hành cùng với tôi, giữ tôi và kỉ niệm gắn kết với nhau như một chất keo cho sự tồn tại.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Opowieści towarzyszą mi sklupiając moje cząstki i wspomnienia, niczym egzystencjalny klej.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Příběhy mě doprovázejí a drží mě i moje vzpomínky pohromadě jako existenciální lepidlo.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Történeteim elkísérnek, összetartva a darabjaimat és emlékeimet, mint valami egzisztenciális ragasztó.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Verhalen vergezellen mij, houden mijn onderdelen en herinneringen samen, als een existentiële lijm.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Οι ιστορίες με συνοδεύουν, ενώνουν τα κομμάτια και τις αναμνήσεις μου, σαν υπαρξιακή κόλλα.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Истории сопровождают меня, соединяя мои произведения и воспоминания, как экзистенциальный клей.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Историите ми правеха компания и поддържаха парчетата и спомените ми заедно, като екзистенциално лепило.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Історії супроводжують мене, утримують вкупі мене та мої думки, немов екзистенційний клей.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.הסיפורים ליוו אותי, שומרים על חלקיי וזכרונותיי יחדיו, כמו היו דבק קיומי.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.لقد رافقتني القصص, وحافظت على أجزائي وذكرياتي معا, كغراء وجودي.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.記憶の断片をつなぎ合わせ続けます 物語は大好きなのですが 最近 あることに気がつきました
Huzurunda zihnin oyununu oynadığı, hafızanın oynadığı, zamanın oynadığı... sadece birer kavram olarak...Celui en présence duquel l'intellect fonctionne
Huzurunda zihnin oyununu oynadığı, hafızanın oynadığı, zamanın oynadığı... sadece birer kavram olarak...Ten, v čí přítomnosti hraje intelekt.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Egy csomó más dolghoz is van közük, például az önreflexióhoz, introspekcióhoz, munkamemóriához, stb.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Ele fac o multime de lucruri legate de relfexie, introspectie, memorie activa, etc.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.그것들은 자기 반영, 자기 성찰, 작동 기억 등과 연관되어야 하는 모든 것들을 주관합니다.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Robia aj kopec iných vecí, ktoré súvisia s sebauvedomovaím, introspekciou, pracovnou pamäťou atď.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Ze doen een heleboel dingen die te maken hebben met zelfreflectie, introspectie, werkgeheugen, enzovoort.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Они ответственны за такие процессы, как саморефлексия, самонаблюдение, память и так далее.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.Те правят цял куп неща, които са свързани със самоанализ, самонаблюдение, работна памет и така нататък.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.הם עושים כל מיני דברים שקשורים לשיקוף עצמי, התבוננות פנימה, עבודה עם זכרון וכו'.
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.انها تقوم باستضافة الامور .. التي تحتاج الى التأمل الذاتي .. الاستدراك الذاكرة العاملة .. وهكذا دواليك
İçgözlem, özyansıtma, hafızanın çalışması, vb gibi bir sürü iş yapıyorlar.その他さまざまなことと 関連している領域です 実は 意識は前頭葉に座しています
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.A reklám így szólt:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Dał ogłoszenie: Psychologia i pamięć.
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.De advertentie vermeldde: "Psychologen willen het geheugen begrijpen.
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.El anuncio decía:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.구인광고에는 "심리학자들이 기억력에 대해 연구하려 합니다.
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.L'annonce disait :
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Mainos sanoi: "Psykologit haluavat ymmärtää muistia."
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Og annoncen sagde, "Psykologer vil forstå hukommelsen.
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar."Psicólogos querem perceber a memória. "Queremos melhorar a memória das pessoas,
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Reclama spunea:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Und die Anzeige lautete:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.V inzerátu stálo:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Η σχετική διαφήμιση έγραφε:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.В оголошенні йшлося: "Психологи хочуть зрозуміти пам'ять.
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.И в рекламе было сказан:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.ובמודעה נכתב: "פסיכולוגים מנסים להבין את הזכרון,
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.وكان الإعلان المنشور يقول، "علماء نفس يريدون فهم الذاكرة،
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.人々の記憶を良くするため
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.A primeira tem a ver com a memória, com o encontrar desses momentos.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.Az első a memóriához kapcsolódik, hogy meg tudjuk találni ezeket a pillanatokat.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.Đầu tiên là nó có liên quan đến trí nhớ mà chúng tôi sẽ có thể tìm thấy những khoảnh khắc.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.Den första har att göra med minne, att vi kan hitta vissa stunder när någon har lättare att komma ihåg saker.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.Den første har noget at gøre med hukommelse, at vi kan finde disse øjeblikke.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.Der erste hat mit Erinnerung zu tun, in dem wir diese Momente finden können.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.Het eerste heeft te maken met geheugen, dat we deze momenten kunnen vinden.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.첫 번째는, 이런 시점을 찾을 수 있는 기억과 연관되어야 하는 것입니다.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.La première a à voir avec la mémoire, le fait que nous puissions trouver ces moments.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.La prima ha a che fare con la memoria, che possiamo riscontrare in questi momenti.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.Pertama, ada hubungannya dengan memori, yaitu kita dapat menemukan momen ini.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.Primul are de a face cu memoria, că putem găsi aceste momente.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.První souvisí s pamětí - že můžeme najít tyto momenty.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.Το πρώτο έχει να κάνει με την μνήμη, ότι πραγματικά μπορούμε να βρούμε αυτές τις στιγμές.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.Первая связана с памятью, что бы мы могли отыскать эти моменты.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.Първото е свързано с паметта, възможността да намираме тези моменти.
İlki hafızayla ilgili bu anıları bulabileceğimizle.הדבר הראשון קשור לזיכרון שאנחנו יכולים למצוא את הרגעים האלה
İlgili Sayfalar