hafıza ile cümle

hafıza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Vreckové nožíky sa pomaly vytrácajú z nášho povedomia, čo je podľa mňa veľká škoda.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Zakmessen verdwijnen uit ons cultureel bewustzijn, en ik denk dat dat een vreselijke zaak is.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Žepni noži počasi izginjajo iz naše kulturne zavesti, kar se mi zdi grozno.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Οι σουγιάδες έχουν απομακρυνθεί από την καθημερινότητά μας κάτι που θεωρώ πολύ αρνητικό.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Джобните ножчета като че ли се изплъзват от нашата културна съзнателност, което според мен е ужасно нещо.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Кишенькові ножі, немовби випали з нашої культурної свідомості, я вважаю, це жахливо.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Перочинные ножи перестают быть частью нашей культуры, что я считаю ужасным.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.האולר הולך ונעלם מהתודעה התרבותית שלנו, אני חושב שזה נורא.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.سكاكين الجيب أصبحت بعيدة عن قيمنا الثقافية واعتقد ان هذا شيء فظيع
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.それはひどいことだと思います (笑い)
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."Il met en pause la TV en direct, zappe les pubs, se souvient de vos habitudes, etc..."
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."Pausa la TV en directo, salta anuncios, memoriza hábitos televisivos, etc., etc.
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."이 제품은 방송중인 TV를 멈추고, 광고를 건너뛰며 당신의 시청 습관을 기억합니다. 등등"
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."Він ставить на паузу живу телетрансляцію, пропускає рекламу, запам'ятовує ваші уподобання, бла, бла, бла...
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."人は「何を」ではなく 「なぜ」に動かされるのです
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Ça met la télé en pause, passe les pubs, apprend vos habitudes, etc., etc."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Den pausar direktsänd TV, hoppar över reklamen, kommer i håg din tittarvanor, osv., osv."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Det sætter live tv på pause, springer reklamer over, husker ens seervaner, osv., osv."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Es hält das aktuelle Fernsehprogramm an, überspringt Werbung, speichert ihre Fernsehgewohnheiten, etc, etc."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Ezzel megállíthatod az élő adást, átugorhatod a reklámokat, figyeli a tévézési szokásaidat, stb. stb."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Het pauzeert live tv, slaat reclame over, onthoudt je kijkgewoontes, etc., etc."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Ini bisa menjeda siaran TV, melewatkan iklan. mengingat kebiasaan menonton Anda, dan sebagainya."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."생방송을 멈추고, 상업 방송을 빼고, 시청 습관을 기억하고, 기타 등등."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Lahko da na pavzo prenos v živo, si zapomni vaše gledalske navade itn. itn."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Mette in pausa la TV in diretta, evita le pubblicità, memorizza le tue abitudini televisive, ecc..."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Můžete pozastavit živé vysílání, přeskočit reklamy, uložit své oblíbené pořady atd. atd."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Nó dừng chương trình trực tiếp, bỏ qua đoạn quảng cáo, nhớ những thói quen xem phim của bạn, vân vân."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Pune pauză programelor TV live, sare peste reclame, ține minte la ce te uiți, etc., etc."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Robi przerwy w telewizji na żywo, pomija reklamy, zapamiętuje twoje zwyczaje, itd., itp."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Zastaví živé televízne vysielanie, preskočí reklamy, zapamätá si Vaše TV návyky atď."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Παγώνει την TV, παραλείπει τις διαφημίσεις, θυμάται τις τηλεοπτικές σας συνήθειες, κλπ., κλπ."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Той поставя пауза на живата телевизия, прескача реклами, запаметява навиците ти на гледане, и т.н., и т.н."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."הוא משהה טלווזיה חיה, מדלג על פרסומות, לומד את הרגלי הצפיה שלך ועוד ועוד."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."فهويوقف المباشرمؤقتاً، ويتجاوز الإعلانات، ويحفظ عادات المشاهدة،إلخ،إلخ."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."好みの番組を記憶します などなど」 人は「何を」ではなく「なぜ」に動かされるのです
Carl Sagan ile özel bir yolculuk HAFIZANIN SÜREKLİLİĞİA Persistência da Memória
Carl Sagan ile özel bir yolculuk HAFIZANIN SÜREKLİLİĞİ기억의 영속
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Asta s-a intamplat datorita memoriei fotografice.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Era memoria fotografica.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Es handelte sich um fotografische Erinnerungen.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Il y avait un rappel photographique.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Zadziałała pamięć fotograficzna.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Υπήρχε φωτογραφική μνήμη.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Децата проявиха фотографска памет.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.私が言いたいのは、グーグル上にあるものを
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.Bil je izredno tragičen primer, a dal mi je vpogled, v kolikšni meri nas naš spomin naredi to, kar smo.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.Jego historia jest niewiarogodnie tragiczna, ale pokazuje, jak bardzo nasze wspomnienia tworzą nas samych.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.믿기 힘들 정도로 안타까운 사람이지만 이분을 통해서 우린 우리가 누구인지를 알게 해 주는 기억력의 범위를 들여다 볼 수 있습니다.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.Obwohl es so tragisch war, bot er Einblicke darin, wie viel unser Gedächtnis uns zu dem macht, wer wir sind.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.והוא היה דמות מאד טרגית אבל הוא גם איפשר לנו לראות באיזו מידה הזכרונות שלנו עושים אותנו למי שאנחנו.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.وكان شخص مأساوي بشكل لا يصدق ولكنه كان كنافذة إلى المدى الذي تقوم فيه ذاكرتنا بتكوين الأشخاص الذين نحن عليهم
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.どの程度 記憶が 我々を形作っているかを知る 手がかりとなる存在です その対極にいるのが この人
Çünkü dikkat dağılması bir hafıza yarışmacısının en büyük düşmanıdır.산만함은 암기력대회 참가자들의 가장 큰 적이요.
Çünkü dikkat dağılması bir hafıza yarışmacısının en büyük düşmanıdır.מאחר והסחת-דעת היא האויב הכי גדול לזכרן המתחרה
Çünkü dikkat dağılması bir hafıza yarışmacısının en büyük düşmanıdır.لأن التشتت هو أعظم عدو للحافظ التنافسي
Çünkü dikkat dağılması bir hafıza yarışmacısının en büyük düşmanıdır.結局1年前に取材した その競技会に戻ってきました
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.그럼 1분에 칠천자도 읽을수있고, 기억력도 탁월해질거야.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Aku bisa membaca 7000 kata permenit, dan aku juga memiliki ingatan yang hebat.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Ich kann 7000 Wörter in einer Minute lesen, also habe ich ein exzellentes Gedächtnis.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Ik kan 7000 woorden per minuut lezen, ook heb ik een excelent geheugen.
İlgili Sayfalar