hafıza ile cümle

hafıza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Dit resulteert in geheugenverlies in cognitieverlies, in verlies van evenwicht en behendigheid.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Esto resulta en deterioros en la memoria en la cognición, y en la habilidad y agilidad postural.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Il risultato è un declino di memoria, cognitività, e nelle abilità e agilità dei movimenti.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Isto resulta em declínios na memória, na cognição, na capacidade da postura e na agilidade.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Kết quả này do sự đi xuống của trí nhớ, của nhận thức, của vận động và sự thích nghi.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.이는 기억, 인지, 자세 능력과, 명민함의 감소를 야기합니다.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Mamy w efekcie słabnącą pamięć i zdolności poznawcze, gorszą zwinność, posturę.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Результатом этого является потеря памяти, упадок мышления, и возможности держать осанку, проворства.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Тези резултати на упадък в паметта, познавателната способност, способностите за поза и подвижност.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Це призводить до зниження пам"яті, когнітивної функції, рухливості і погіршення постави.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.התוצאה היא התדרדרות בזיכרון, בחשיבה, ביציבות ובזריזות.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.وهذا يؤدي إلى انخفاض في الذاكرة في الإدراك ، والتحكّم في وضعيّة الجسم وخفة الحركة.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.認知 姿勢 機敏さの能力が低下します ところがそういった個人の脳は訓練でき
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.E questo vale sia per le storie che vengono dai ricordi che per le storie che inventiamo
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Et c'est vrai des histoires qui nous sont fournies par notre mémoire, comme des histoires que l'on fabrique.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Isto é verdade para as histórias que a memória nos dá, assim como para as histórias que inventamos.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.이야기는 사실 기억이 우리에게 가져다 준다는 것이고 또 사실 이야기라는 것은 우리가 만들어 내는 것입니다.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Och det stämmer för historierna som minnet ger oss och även för historierna vi hittar på.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.O príbehoch platí, že nám ich dodáva pamäť, a o príbehoch je pravda tiež to, že si ich vymýšľame.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Şi e valabil pentru poveştile pe care ni le furnizează memoria, dar şi pentru poveştile pe care le inventăm.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Sprawdza się to w odniesieniu do historii, którymi karmi nas pamięć, i do tych, które wymyślamy sami.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Tämä on totta tarinoista, jotka muisti tuo meille, ja se on myös totta tarinoista, jotka keksimme.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.И това е вярно за историите, които ни доставя паметта, вярно е също и за историите, които си измисляме.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.И это применимо к историям, которые нам предоставляет память, а также к историям, которые мы придумываем.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Це справедливо щодо історій, які пропонує нам пам'ять, а також до історій, які ми вигадуємо.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.וזה נכון לסיפורים שהזיכרון מעביר לנו, וזה נכון גם לגבי הסיפורים שאנחנו ממציאים.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.وذلك ينطبق على القصص التي ترسلها الذاكرة لنا، وهو كذلك صحيح على القصص التي نصنعنها.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.我々が作り上げる話にも共通したことです 話を明確にするものは 変化であり 決定的な瞬間であり 結末なのです
Bu hafızanın depolandığı yer kütüphaneler. kütüphaneler de evrim geçirdiler.Der Ort, wo es untergebracht ist, nennt sich Bibliothek. Auch Büchereien erlebten Evolution:
Bu hafızanın depolandığı yer kütüphaneler. kütüphaneler de evrim geçirdiler.Gudang memori yang disebut perpustakaan. Perpustakaan juga telah berevolusi.
Bu hafızanın depolandığı yer kütüphaneler. kütüphaneler de evrim geçirdiler.Il magazzino di quella memoria si chiama biblioteca. Anche le biblioteche si sono evolute.
Bu hafızanın depolandığı yer kütüphaneler. kütüphaneler de evrim geçirdiler.기억의 창고는 도서관이라고 불리웁니다. 도서관들 또한 진화해왔습니다.
Bu hafızanın depolandığı yer kütüphaneler. kütüphaneler de evrim geçirdiler.L'entrepôt de cette mémoire est une bibliothèque. Les bibliothèques ont évolué.
Bu hafızanın depolandığı yer kütüphaneler. kütüphaneler de evrim geçirdiler.Складът за тази памет се нарича библиотека. Библиотеките също са се развивали.
Bu inanılmaz bir hafıza testi이것은 일본의 나고야에 있는
Bu inanılmaz bir hafıza testiזהו מבחן זכרון מדהים
Bu inanılmaz bir hafıza testiلذا هذا اختبار ذاكرة مذهل
Bu inanılmaz bir hafıza testi日本の名古屋にある 霊長類研究所で行われたものです
Bunu bilişsel eksikliği olan insanlara uygulayacağız ve biz bunu bilişsel ve hafıza eksikliği olan인지 장애가 있는 사람에게 시행해 보았습니다. 인지 능력과 기억에 장애가 있는
Bunu bilişsel eksikliği olan insanlara uygulayacağız ve biz bunu bilişsel ve hafıza eksikliği olanאנו לא נבצע זאת אצל אנשים בריאים. נבצע זאת אצל אנשים בעלי ליקויים בתפיסה.
Bunu bilişsel eksikliği olan insanlara uygulayacağız ve biz bunu bilişsel ve hafıza eksikliği olanسوف نقوم بفعل هذا في أشخاص لديهم عجز معرفي و اخترنا أن نعالج مرضى الألزهايمر
Bunu bilişsel eksikliği olan insanlara uygulayacağız ve biz bunu bilişsel ve hafıza eksikliği olan我々はアルツハイマー病患者への 治療を選択しました 認知障害・記憶障害を抱える患者です
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Ich weiß auch nicht, warum ich das mit meiner Erinnerung an seinen Tod in Verbindung bringe.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Ik weet niet waarom ik dat meenam van de herinnering aan zijn dood.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Je ne sais pas pourquoi, je pense à ça en me souvenant des circonstances de sa mort.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.저도 제가 왜 그가 죽은 방식에 대한 기억으로부터 무언가를 끄집어내려는지 모르겠어요.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Nem tudom, miért hordozom ezt az emlékből, hogy hogyan halt meg.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Nie wiem czemu, ale gdy myślę o jego śmierci zawsze przychodzi mi to na myśl.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Non so perché mi colpisce tanto il ricordo di come è morto.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.No sé porque llevo eso conmigo por esa memoria de la forma en que murió.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Nosím so sebou asi v spomienke na to, ako umrel.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Nu ştiu de ce am rămas cu asta din amintirea felului în care a murit.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Saya tidak tahu mengapa saya terbawa hal itu dari ingatan akan cara dia meninggal.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Tôi không biết tại sao mình lại nghĩ về điều đó từ khi biết về cách anh ta chết.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Δεν ξέρω γιατί το συμπέρανα αυτό από τη μνήμη του τρόπου που πέθανε.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Не знам защо - някак нося това от спомена за начина, по който той почина.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.Не знаю, почему я ношу в себе как груз это воспоминание о том, как именно он умер.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.אני לא יודע למה אני סוחב את זה מהזיכרון של הדרך שבה הוא מת.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.لا أدري لماذا أحمل هذا النوع من الأفكار منذ اليوم و الطريقة التي توفي بها.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.頭から離れない理由がよくわからない 彼は心底 放浪者だった
İlgili Sayfalar