hafıza ile cümle
hafıza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çoğu nörodejenratif hastalık hafıza kaybına neden olabilir.Muitas doenças neurodegenerativas podem causar perda de memória.
200 adet kullanıcı programı hafızasına sahiptir.Disponibiliza mais memória para programas do usuário.
RAM Rastgele Erişimlí Hafıza (Random Access Memory).VRAM (Video Random Access Memory) (em inglês)
İşlemcinin diğer mekanizmaları yazmaçlar ve hafıza arasında verileri taşır.Outros mecanismos movem os dados entre esses registradores e a memória.
8 kez Dünya Hafıza Şampiyonu olmuştur.Oito vezes campeão mundial.
Düşük hafıza gereksinimi.Baixo uso de memória.
Film Hafızası.Memória Cinematográfica.
Clara, Doktor'u tüm Daleklerin hafızasından silmeyi başarmıştır.Mais tarde, ela limpou a memória sobre Doutor dos Daleks.
Klasik bilgisayarlar bitlerden oluşan hafıza yapısına sahiptir.Um computador clássico tem uma memória feita de bits.
Tuhaf Günler, hafıza hakkında bir filmdir.Verdes anos – Memórias de um filme e de uma geração.
Adamın kısa süreli hafıza kaybına uğradığını öğrenir.Como resultado, ele teve uma perda temporária da memória de curto prazo.
Bence bu an hafızalara kazınacak."Bom, agora vou curtir este momento".
Şöyle ki, sıralı mantık devrelerinin durum hafızaları varken, kombinasyonel mantık devrelerinin yoktur.Em outras palavras, lógica sequencial tem memória, enquanto que a lógica combinacional não.
Maşenka romanın geçtiği zamanda karşımıza çıkmaz, yalnız Ganin'in hafızasındaki haliyle anlatılır.Machenka nunca aparece no presente do romance, mas apenas nas memórias de Ganin.
Bu "kayan hafıza engeli" bir karşıtlığı taklit etmek için kullanılır.Esta "memória de bloco deslizante" pode ser usada para simular um contador.
Çoğunlukla yer ve zamanda oryantasyon bozuklukları görülür ve/veya sıklıkla hafıza kaybı vardır.As vogais átonas orais /i/ e /u/ desaparecem frequentemente.
Depolama özellikleri : 32GB dahili hafıza, microSD ile genişletilemiyor.Todos os dados são armazenados na memória flash 32GB, não expansível.
Kullanılan hafıza kaydedilmemiş ise, RAM disk bilgisayar kapandığında veriyi kaybeder.Uma vez que se trata de memória volátil, os seus dados são perdidos quando o computador é desligado.
Diğer bir deyişle, sıralı mantık devreleri hafıza elemanı taşıyan kombinasyonel devrelerdir.Ou, em outras palavras, lógica sequencial é a lógica combinatória com memória.
Jason'ın hafızası silinmiştir.Mudanças na aparência de Jason.
Ayrıca, yaşlanmaya bağlı hafıza kayıplarını önlemede etkilidir.É comum uma relativa perda de memória com avanço da idade.
Telefon 128 MB NAND hafızasına sahiptir, işletim sistemini ve kullanıcı verilerini depolamak için kullanılır.Possui uma memória de 128 Mbytes para armazenar dados e fornecer espaço para o processamento.
Bunun sonucunda saldırgan hafızasını yitirmiş, bilişsel kapasitesini kaybetmiş olur.Por causa disso, perdeu as suas capacidades mentais.
1 bitlik hafızadır.Lembrança 1.
Filmdeki Pacino'nun karakteri bağırmasıyla hafızalarda kalmıştır; "sipariş bitti!O filme inclui uma cena bem conhecida em que o personagem de Pacino grita: "Você está fora de ordem!
Bu CPU ve hafıza hızı arasının açılmasına dikkat çekmek için söylenmiştir.Ela indica a unidade de transferência entre a CPU e memória principal.
1954 yılında ise 4096 kelimelik manyetik tamburlu hafıza (drum memory) eklenmişti.Mais tarde, em 1955, foi adicionada uma memória de tambor de 12k-palavras.
Hafıza 99 telefon numarasına sahip olabilir.Om herinneringen terug te krijgen moet hij 99 nummerkaarten zien te vinden.
Bu yüzden buna işler hafıza da denir.Dit heet ook wel geheugen zoeken.
Bununla birlikte BDNF uzun süreli hafızanın kalıcılığı için önemlidir.Deze laatste is een cruciaal onderdeel van het langetermijngeheugen.
Hafızasını tamamen kaybetmiş.Ze is haar geheugen kwijt.
Bu karanlık çağ sona erdiğinde bu insanlar hafızalarındaki kitapları yeniden bastırtabileceklerdir.Als ze het einde van het verhaal veranderen zouden de personages weer in het boek kunnen gaan.
Yami Yugi hafızasını kaybetti.In tegenstelling tot Yami Yugi weet hij zijn verleden nog wel.
Hafızası da duyguları kadar kuvvetlidir Ceylan’ın."Het requiem is zo zachtmoedig als ikzelf."
Kimilerine göre ise Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğramıştır.In detectiveschrijfster Ariadne Oliver kon Agatha Christie veel van haar eigen ervaringen kwijt.
Tek kanallı dönemde yayınlanan program hafızalara kazındı, TV tarihinde bir klasik olarak yerini aldı.My Boyfriend Came Back From The War wordt algemeen beschouwd als een klassieker binnen de internetkunst.
Gizli operasyonlar için hafızasına sahte anılar yerleştirildi.Hij werd vanwege zijn ondergrondse imago ook geassocieerd met geheime bijeenkomsten.
Zihnin berraklaşıp hafızanın gelişmesi gibi.Ontwikkelen van het geheugen.
Program girilen tüm bilgilere göre hafızasında bir referans bina oluşturur.Tijdens de uitvoering bewaart een programma gegevens in zijn geheugenruimte.
Fransız Roland Moreno 1974'te hafıza kartı konseptini patentledi.De chipkaart is uitgevonden door de Fransman Roland Moreno in 1974.
19 Şubat 1946’da ilk program-hafızalı bilgisayarın detaylı dizaynının makalesini sundu.19 lutego 1946 roku przedstawił referat, który był pierwszym szczegółowym projektem programu komputerowego.
Onun da hafızasını silmiştir.Wymazano mu więc pamięć.
Hafıza kaybına uğramıştır.Stracił przytomność.
İşlemcinin diğer mekanizmaları yazmaçlar ve hafıza arasında verileri taşır.Inne układy przesyłają dane pomiędzy tymi rejestrami a pamięcią.
Adam hafıza kaybı geçirmiştir.Kobieta straciła przytomność.
Genel olarak fillerin çok mükemmel bir hafızaları olduğuna inanılır.Podobnie jak słonie mają doskonałą pamięć.
Hafızasını geri getirmesi için ondan yardım ister.Chłopak postanawia pomóc jej odzyskać wspomnienia.
Bence bu an hafızalara kazınacak."Będę pielęgnować to wspomnienie na zawsze”.
Hepsi de hafızalarını kaybetmiştir.Teraz ze wszystkim opowiadam wspomnienia.
Doktorların verdiği ilaçlar yüzünden hafızası onu hatırlamasına engel oluyor.Dzięki notatkom pozostawionym przez panią doktor udaje mu się stworzyć lekarstwo.
Avukatları hafızasını kaybettiğini belirtmektedir.Okazuje się, że mężczyzna stracił pamięć.
1879’da hafıza çalışmalarına başladı.Po 1879 roku zaczął spisywać wspomnienia.
1 bitlik hafızadır.Ostatnie wspomnienie.
Hafızasını kaybeden Geralt önceki hayatının kayıp anılarını kurtarmaya çalışır.Usiłuje odzyskać z dawna utraconą pamięć.
Asıl sorunları hafıza ve dil ile ilgilidir.Zajmuje się problematyką związaną z tożsamością i pamięcią.
Hafızasını kaybetmiş olduğu için cinayetleri işleyip işlemediğini dahi hatırlayamamaktadır.Po utracie pamięci sam nie ma pewności, czy nie popełnił zbrodni.
Ayrıca hafıza ve özellikle de kısa süreli hafıza üzerinde rolü vardır.Interferencja zachodzi zwłaszcza w pamięci krótkotrwałej i pamięci sensorycznej.
Bunun sonucunda saldırgan hafızasını yitirmiş, bilişsel kapasitesini kaybetmiş olur.Z tego powodu pamięć go zawiodła oraz stracił zdolność myślenia.
8 kez Dünya Hafıza Şampiyonu olmuştur.Był ośmiokrotnym medalistą mistrzostw świata.
Hafızaya yardımcıdır.Bądź Odkrywcą Pamięci.
İlgili Sayfalar