Onun hafıza kaybı fiziksel bir sorundan ziyade psikolojik bir sorun.His loss of memory is a psychological problem rather than a physical one.
Hafıza kaybından muzdarip.He is suffering from loss of memory.
İlk hafıza kaybını asla unutmayız.We never forget the first amnesia.
Hafıza kaybım var.I have amnesia.
Benim hafıza kaybım vardı.I had a blackout.
Tom hafıza kaybı çekiyordu ve kimliği hakkında hiçbir şey hatırlamıyordu.Tom suffered memory loss and could not remember anything about his identity.
Tom hafıza kaybı çekiyor.Tom is suffering from a loss of memory.
Amnezi kısmen veya tamamen hafıza kaybıdır.Amnesia is a partial or total loss of memory.
Örneğin hafıza kaybı amnezi olarak bilinir.Loss of memory is known as amnesia.
Çoğu nörodejenratif hastalık hafıza kaybına neden olabilir.Many neurodegenerative diseases can cause memory loss.
Laküner amnezi, belirli bir olay hakkındaki hafıza kaybıdır.Lacunar amnesia is the loss of memory about one specific event.
Çiftçinin hafıza kaybına dair kanıtlara rastladıklarında ruhları yeniden canlanır.Their spirits are revived when they stumble upon evidence of the farmer's memory loss.
Bilincinde olsa bile, şişlik konfüzyon ya da hafıza kaybı, düzensiz ruh hallerine neden olabilir.Even though she's awake, the swelling can cause confusion or memory loss, erratic mood swings.
Belki biraz hafıza kaybı.There can be some memory loss.
1972 Turunda bir inişte kötü bir şekilde çöktü ve geçici olarak hafıza kaybı yaşadı.In the 1972 Tour he crashed badly on a descent and was temporarily amnesic.
Hafıza kaybından muzdarip genç kadın, kim olduğunu veya oraya nasıl geldiğini hatırlamamaktadır.Suffering from memory loss, she does not remember who she is or how she got there.
Onu kaçıranların niyetini anlayan Jane, sadece Fransızca konuşarak hafıza kaybı numarası yapmıştır.Perceiving the intent of her captors, Jane faked amnesia, conversing only in French.
Bir noktadan sonra Daniel'in kendi üzerinde de yaptığı deneyler karakterde kalıcı hafıza kaybına neden olur.Daniel avait également mené une expérience sur lui-même entraînant des dommages à long terme sur sa mémoire.
Kısa süreli hafıza kaybına uğrar.Il souffre de perte de mémoire à court terme.
Çoğunlukla yer ve zamanda oryantasyon bozuklukları görülür ve/veya sıklıkla hafıza kaybı vardır.Les voyelles atones /i/ et /u/ disparaissent fréquemment.
Kısa süreli hafıza kaybına uğrar.Pérdida de memoria de corto plazo.
Çoğu nörodejenratif hastalık hafıza kaybına neden olabilir.Muchas enfermedades neurodegenerativas pueden provocar pérdidas de memoria.
Çoğunlukla yer ve zamanda oryantasyon bozuklukları görülür ve/veya sıklıkla hafıza kaybı vardır.Las vocales átonas /i/ y /u/ desaparecen frecuentemente.
Kimilerine göre ise Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğramıştır.Al adentrarse en Birthright sufrió de una pérdida temporal de memoria.
Ölmeden 2 sene önce hafıza kaybına uğramıştır.За два года до смерти потеряла зрение.
Kısa süreli hafıza kaybına uğrar.Дори страдает от краткосрочной потери памяти.
Hafıza kaybına uğramıştır.У неё потеря памяти.
Çoğu nörodejenratif hastalık hafıza kaybına neden olabilir.يمكن أن تسبب العديد من الأمراض العصبية التنكسية فقدان الذاكرة.
Hafıza kaybına uğramıştır.فقدان الذاكرة.
Karl trenden ayrılır, ama diğerleri rejenerasyon sonrası hafıza kaybı yaşayan Doktor ile kalır.Karl sai, mas os outros seguem a Doutora, que sofre de amnésia pós-regenerativa.
Çoğu nörodejenratif hastalık hafıza kaybına neden olabilir.Muitas doenças neurodegenerativas podem causar perda de memória.
Adamın kısa süreli hafıza kaybına uğradığını öğrenir.Como resultado, ele teve uma perda temporária da memória de curto prazo.
Çoğunlukla yer ve zamanda oryantasyon bozuklukları görülür ve/veya sıklıkla hafıza kaybı vardır.As vogais átonas orais /i/ e /u/ desaparecem frequentemente.
Kimilerine göre ise Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğramıştır.In detectiveschrijfster Ariadne Oliver kon Agatha Christie veel van haar eigen ervaringen kwijt.
Hafıza kaybına uğramıştır.Stracił przytomność.
Adam hafıza kaybı geçirmiştir.Kobieta straciła przytomność.
Bir noktadan sonra Daniel'in kendi üzerinde de yaptığı deneyler karakterde kalıcı hafıza kaybına neden olur.Vid okänd tidpunkt gör Daniel ett experiment på sig själv som ger honom problem med sitt långtidsminne.
Erken semptomlardan biri hafıza kaybıdır.Det första symptomet är oftast minnesförlust.
Hafıza kaybı geçirmiştir ve hiçbir şey hatırlamamaktadır.Його звинувачують у вбивстві, і тепер він повинен довести свою невинуватість.
Global amnezi, tam hafıza kaybıdır.A Globális amnézia az emlékezet teljes elveszítését jelenti.
Kimilerine göre ise Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğramıştır.Egy idő után Agatha Christie megunta az általa alkotott figurát.
Hafıza kaybına da mani olur.Se voi myös aiheuttaa muistinmenetyksen.
51 yaşındaki hasta, kısa süreli hafıza kaybının da dahil olduğu tuhaf davranışsal semptomlara sahipti.Η ασθενής, 51 ετών, είχε παράξενα συμπτώματα συμπεριφοράς, συμπεριλαμβανομένης απώλειας βραχυπρόθεσμης μνήμης.
Global amnezi, tam hafıza kaybıdır.Αμνησία είναι η απώλεια μνήμης.
Kısa süreli hafıza kaybına uğrar.Kurangi beban memori jangka pendek.
Laküner amnezi, belirli bir olay hakkındaki hafıza kaybıdır.Trong y học, lacunar amnesia là một chứng quên xảy ra với những sự kiện nhất định trong quá khứ.
51 yaşındaki hasta, kısa süreli hafıza kaybının da dahil olduğu tuhaf davranışsal semptomlara sahipti.Петдесетгодишната жена имала странни поведенчески симптоми, включително и загуба на краткотрайната памет.
Global amnezi, tam hafıza kaybıdır.По-просто казано амнезията представлява загуба на памет.
Kısa süreli hafıza kaybına uğrar.Краткотрайното разстройство на съзнанието.
Global amnezi, tam hafıza kaybıdır.Sugrįžus sąmonei būna visiška amnezija.
Hafıza kaybına da mani olur.Halvenenud on ka mälu.
Belki biraz hafıza kaybı.Es kann zu Gedächtnisverlust kommen. Das ist okay.
Belki biraz hafıza kaybı.Il se peut qu'elle perde la mémoire.
Belki biraz hafıza kaybı.Mogą pojawić się dziury w pamięci.
Belki biraz hafıza kaybı.Poate fi vorba de ceva pierderi de memorie.
Belki biraz hafıza kaybı.Μπορεί να υπάρξει κάποια απώλεια μνήμης.
Bilincinde olsa bile, şişlik konfüzyon ya da hafıza kaybı, düzensiz ruh hallerine neden olabilir.Ngay cả khi cô ấy tỉnh dậy, chỗ sưng có thể gây ra sự nhầm lẫn hay là sự hao tổn trí nhớ.
Bilincinde olsa bile, şişlik konfüzyon ya da hafıza kaybı, düzensiz ruh hallerine neden olabilir.Přestože je Paige vzhůru, otok může způsobit zmatení nebo ztrátu paměti, nevypočitatelné výkyvy nálad.
Hastalık, ani ölüm, gereksiz acı çekme, işkence, kötü büyüme, hafıza kaybı, cehalet, yaratıcılık yokluğu.질병, 갑작스런 사망, 불필요한 고통, 비참함 왜소 성장, 기억 상실, 무식, 창의성의 부재
Hastalık, ani ölüm, gereksiz acı çekme, işkence, kötü büyüme, hafıza kaybı, cehalet, yaratıcılık yokluğu.מחלות, מוות בלתי רצוי, סבל מיותר, אכזריות, גדילה מוגבלת, אובדן זכרון, בורות, חוסר יצירתיות.