hafız ile cümle
hafız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Aa, eskiden Central Komuta Merkezi'nde çalışan keskin hafızalı bir adam burayı eliyle koymuş gibi buldu.Komentokeskuksessa palvellut mies- -jolla on hyvä muisti, muistaa paikan tarkasti.
Aa, eskiden Central Komuta Merkezi'nde çalışan keskin hafızalı bir adam burayı eliyle koymuş gibi buldu.Ktoś, służący kiedyś w centrum dowodzenia Central, i obdarzony świetną pamięcią, doskonale zna tę lokalizację.
Aa, eskiden Central Komuta Merkezi'nde çalışan keskin hafızalı bir adam burayı eliyle koymuş gibi buldu.Πρώην στέλεχος με θέση στο Αρχηγείο του Σέντραλ, ένας με καλή μνήμη, θυμάται ακριβώς πού είναι αυτό το μέρος.
Açıyı bulmak için hesap makinenizi kullanabilir ya da hafızanızı yoklayabilirsiniz. -Możecie teraz użyć kalkulatora aby znaleźć rozwiązanie, a może wiecie z pamięci, jakie jest rozwiązanie?
Açıyı bulmak için hesap makinenizi kullanabilir ya da hafızanızı yoklayabilirsiniz. -И вы можете использовать калькулятор, чтобы вычислить это или вы можете просто знать.
Açıyı bulmak için hesap makinenizi kullanabilir ya da hafızanızı yoklayabilirsiniz. -אפשר להשתמש במחשבון כדי לפתור זאת, או שזוכרים זאת בעל פה.
-- affedersiniz -- ile çalışıyorum ve -- çok güçlü bir hafıza sistemi ile, tamam mı?Åh, förlåt. kontroll... och... och ett väldigt effektivt minnessystem, ok?
-- affedersiniz -- ile çalışıyorum ve -- çok güçlü bir hafıza sistemi ile, tamam mı?Ja -- ja hyvin vahvalla ... muistisysteemillä, eikö?
-- affedersiniz -- ile çalışıyorum ve -- çok güçlü bir hafıza sistemi ile, tamam mı?꼼꼼한....... 죄송합니다. 정밀한 컨트롤 과 그리고
-- affedersiniz -- ile çalışıyorum ve -- çok güçlü bir hafıza sistemi ile, tamam mı?- präzise - oh, ups - genau... und - einem sehr starken... Erinnerungsvermögen. Oder?
-- affedersiniz -- ile çalışıyorum ve -- çok güçlü bir hafıza sistemi ile, tamam mı?דיוק - או, סליחה - שליטה... ו...
-- affedersiniz -- ile çalışıyorum ve -- çok güçlü bir hafıza sistemi ile, tamam mı?دقة-- اوه , اسف-- تحكم.. و--
-- affedersiniz -- ile çalışıyorum ve -- çok güçlü bir hafıza sistemi ile, tamam mı?コントロール それに 非常に強力な・・・あの・・・
Akıllı bir yer tekrarlı hafıza eğitim programıתכנית מתוחכמת לאימון הזכרון המתבססת על חזרות עם המתנות
Ama bir sorun vardı. O da şuydu ki: hafıza yarışları patolojik olarak sıkıcılar.Ale był jeden problem: zawody w zapamiętywaniu są koszmarnie nudne.
Ama bir sorun vardı. O da şuydu ki: hafıza yarışları patolojik olarak sıkıcılar.Byl tu však jeden problém -- paměťové soutěže jsou až chorobně nudnou záležitostí.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Ale pewnie jej pamięć wybaczyła nam to zdarzenie.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.CA: 彼女に神のご加護があり あなたがご褒美をもらった
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Dar cumva ea trebuie sa aiba o memorie cam slaba, cred.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.De ő valahogy egy kicsit feledékeny lehet, úgy látszik.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.제 생각으로는 아마 그분이 건망증이 있었을거예요.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Maar op de ene of andere manier moest ze wel vergeetachtig zijn geweest, denk ik.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Ma in qualche modo lei deve aver avuto la memoria corta, penso.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Mais d'une certaine manière, elle doit avoir une mémoire défaillante, je pense.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Mas de alguma forma, ela deve ter uma mente esquecida.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Men hon har nog lite kort minne, tror jag...
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Men hun har nok en kort hukommelse, tror jeg.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Myslím, že jí nějak nesloužila paměť.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Pero debe tener una memoria olvidadiza, creo
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Sie muss ziemlich vergesslich sein, denke ich.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Но някак си, трябва да е забравила, мисля.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Полагаю, у неё должно быть неважно с памятью.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.Проте, думаю, у неї не дуже добра пам'ять.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.אבל בדרך כלשהיא, כנראה שיש לה זכרון חלש, אני מניח.
Ama bir şekilde unutkan bir hafızası var herhalde.لكن إلى حد ما أعتقد أن الملكة لابد أن تكون ذاكرتها ضعيفة.
Ama bu kısacık ömrüne rağmen Nizipli Halim hafızalara kazınır.Aunque era la serie de duró corto, Halim desde Nizip dejó su marca.
Ama bu kısacık ömrüne rağmen Nizipli Halim hafızalara kazınır.Bien que la série de courte durée, Nizipli Halim a laissé sa marque.
Ama bu kısacık ömrüne rağmen Nizipli Halim hafızalara kazınır.Παρόλο που η σειρά ήταν σύντομη, ο Nizipli Halim άφησε το σημάδι του.
Ama bu kısacık ömrüne rağmen Nizipli Halim hafızalara kazınır.И въпрекитози кратък период, Халим от Низип оставя ярки спомени.
Ama bu kısacık ömrüne rağmen Nizipli Halim hafızalara kazınır.ولكن على الرغم من قصر حلقات المسلسل، إلا أن حليم النيزيبى قد ترك بصمته.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.Ale nie mogłam wymazać tego z pamięci, a już na pewno nie zostało to wymazane z pamięci publiki.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.Dar nu am putut-o sterge din mintea mea, si in mod cert nu avea sa fie stearsa din mentalitatea publica.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.De nem tudtam kitörölni az emlékezetemből és természetesen a nyilvánosság elméjéből sem törlődött.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.하지만 이것을 저의 기억에서 지울수는 없었지요. 그리고 당연히 사람들의 머릿속에서 지울수도 없었구요.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.Mais je ne pouvais pas l'effacer de ma mémoire, et elle ne s'effaçait certainement pas de l'esprit du public.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.Ma non riuscivo a cancellarla dalla mia memoria, e certamente non la cancellavo dalla memoria collettiva.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.Nhưng tôi đã không thể xoá nó khỏi kí ức của tôi, và hẳn nhiên nó cũng không phai mờ trong tâm trí công chúng.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.Pero no podía borrar esto de mi memoria, y ciertamente, tampoco pudo ser borrada de la psique pública.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.Но не можех да го изтрия от паметта си, а със сигурност той не беше изтрит и от обществената психика.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.Но я не смогла стереть её из памяти, и, конечно, она не исчезла из общественного сознания.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.אבל לא יכולתי למחוק זאת מהזיכרון שלי, ובטח ובטח לא מנשמתו של הציבור.
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.و لكنني لم استطع محو هذا من ذاكرتي و بالتأكيد لم تمحى من ذاكرة الجماهير
Ama bunu hafızamdan silmeyi beceremedim, ve kesinlikle toplumun zihninden de silinemiyordu.もちろん一般市民の人々も同様です 勢いが生じているところでした
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Aber wenn man blind ist, hat man ein taktiles Gedächtnis für Dinge.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Ale, keď ste slepí, máte pre veci hmatovú pamäť.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Dar când eşti orb, ai memoria tactilă a lucrurilor.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.De mikor látáskárosult valaki, akkor a taktilis memóriájára hagyatkozik.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Gdy jest się niewidomym, trzeba polegać na swoim dotyku.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.하지만, 눈이 보이지 않으면, 사물에 대해 촉각의 기억을 가지게 됩니다
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Mais quand vous êtes aveugle, vous avez une mémoire tactile des choses.