hafız ile cümle

hafız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bununla birlikte BDNF uzun süreli hafızanın kalıcılığı için önemlidir.Deze laatste is een cruciaal onderdeel van het langetermijngeheugen.
Hafızasını tamamen kaybetmiş.Ze is haar geheugen kwijt.
Bu karanlık çağ sona erdiğinde bu insanlar hafızalarındaki kitapları yeniden bastırtabileceklerdir.Als ze het einde van het verhaal veranderen zouden de personages weer in het boek kunnen gaan.
Yami Yugi hafızasını kaybetti.In tegenstelling tot Yami Yugi weet hij zijn verleden nog wel.
Hafızası da duyguları kadar kuvvetlidir Ceylan’ın."Het requiem is zo zachtmoedig als ikzelf."
Kimilerine göre ise Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğramıştır.In detectiveschrijfster Ariadne Oliver kon Agatha Christie veel van haar eigen ervaringen kwijt.
Tek kanallı dönemde yayınlanan program hafızalara kazındı, TV tarihinde bir klasik olarak yerini aldı.My Boyfriend Came Back From The War wordt algemeen beschouwd als een klassieker binnen de internetkunst.
Bir hafız tarafından eğitildi.Hij werd opgeleid door een huisleraar.
Gizli operasyonlar için hafızasına sahte anılar yerleştirildi.Hij werd vanwege zijn ondergrondse imago ook geassocieerd met geheime bijeenkomsten.
Zihnin berraklaşıp hafızanın gelişmesi gibi.Ontwikkelen van het geheugen.
Hezâr (bin) Hâfiz gibi kulun yoluna fedadır.Om (het plan van) een leidinggevende belachelijk te maken.
Program girilen tüm bilgilere göre hafızasında bir referans bina oluşturur.Tijdens de uitvoering bewaart een programma gegevens in zijn geheugenruimte.
Dördüncü çocukları olan Hafız Esad 6 Ekim 1930'da doğdu.Zijn vierde kind, Neal, werd geboren op 30 november 2009.
6 ay içinde Kur'an'ı ezberleyerek hâfız oldu.Zij schreef over die periode het boek Op avontuur met God.
Fransız Roland Moreno 1974'te hafıza kartı konseptini patentledi.De chipkaart is uitgevonden door de Fransman Roland Moreno in 1974.
19 Şubat 1946’da ilk program-hafızalı bilgisayarın detaylı dizaynının makalesini sundu.19 lutego 1946 roku przedstawił referat, który był pierwszym szczegółowym projektem programu komputerowego.
Onun da hafızasını silmiştir.Wymazano mu więc pamięć.
Hafıza kaybına uğramıştır.Stracił przytomność.
6 ay içinde Kur'an'ı ezberleyerek hâfız oldu.Ona ominęła jednak go o sześć centymetrów (współczesne wyliczenia).
İşlemcinin diğer mekanizmaları yazmaçlar ve hafıza arasında verileri taşır.Inne układy przesyłają dane pomiędzy tymi rejestrami a pamięcią.
Adam hafıza kaybı geçirmiştir.Kobieta straciła przytomność.
Genel olarak fillerin çok mükemmel bir hafızaları olduğuna inanılır.Podobnie jak słonie mają doskonałą pamięć.
Hafızasını geri getirmesi için ondan yardım ister.Chłopak postanawia pomóc jej odzyskać wspomnienia.
Bence bu an hafızalara kazınacak."Będę pielęgnować to wspomnienie na zawsze”.
Ben anı hafızîne- 18- Vakfettimki.Wiek XVI-XVIII – próba interpretacji.
Hâfız Esad, 1971-2000 arasında Suriye'nin devlet başkanı.Syn Hafiza al-Asada, będącego prezydentem Syrii w latach 1971–2000.
Hafız'ın türbesi.Wieża z kości słoniowej.
Hepsi de hafızalarını kaybetmiştir.Teraz ze wszystkim opowiadam wspomnienia.
Doktorların verdiği ilaçlar yüzünden hafızası onu hatırlamasına engel oluyor.Dzięki notatkom pozostawionym przez panią doktor udaje mu się stworzyć lekarstwo.
Avukatları hafızasını kaybettiğini belirtmektedir.Okazuje się, że mężczyzna stracił pamięć.
1879’da hafıza çalışmalarına başladı.Po 1879 roku zaczął spisywać wspomnienia.
On dört yaşımda hafız oldum.W wieku 14 lat została weganką.
1 bitlik hafızadır.Ostatnie wspomnienie.
Hafızasını kaybeden Geralt önceki hayatının kayıp anılarını kurtarmaya çalışır.Usiłuje odzyskać z dawna utraconą pamięć.
Asıl sorunları hafıza ve dil ile ilgilidir.Zajmuje się problematyką związaną z tożsamością i pamięcią.
Bu olaylar ayrıca Suriye'de Hafız Esed'in başa geçmesine olanak sağladı.Wyraził również obawy, iż Syria może wpaść w ręce islamistów.
Hafızasını kaybetmiş olduğu için cinayetleri işleyip işlemediğini dahi hatırlayamamaktadır.Po utracie pamięci sam nie ma pewności, czy nie popełnił zbrodni.
Ayrıca hafıza ve özellikle de kısa süreli hafıza üzerinde rolü vardır.Interferencja zachodzi zwłaszcza w pamięci krótkotrwałej i pamięci sensorycznej.
Bunun sonucunda saldırgan hafızasını yitirmiş, bilişsel kapasitesini kaybetmiş olur.Z tego powodu pamięć go zawiodła oraz stracił zdolność myślenia.
8 kez Dünya Hafıza Şampiyonu olmuştur.Był ośmiokrotnym medalistą mistrzostw świata.
Dinleyiciler arasında hafızlar bile bulunurdu.Kolejne płyty również zyskały uznanie wśród słuchaczy.
Hafızaya yardımcıdır.Bądź Odkrywcą Pamięci.
O bir fotoğrafik hafızaya sahip.On ma fotograficzną pamięć.
O bir fotoğrafik hafızaya sahip.Ona ma fotograficzną pamięć.
Bir noktadan sonra Daniel'in kendi üzerinde de yaptığı deneyler karakterde kalıcı hafıza kaybına neden olur.Vid okänd tidpunkt gör Daniel ett experiment på sig själv som ger honom problem med sitt långtidsminne.
Hafızasını tamamen kaybetmiş.Han har förlorat minnet.
Uyku aynı zamanda hafızanın yeniden yapılandırılması ve psikolojik yenilenme için gereklidir.Sömn är den viktigaste faktorn för återhämtning och reparation.
Voldemort asasını çalarak öz babasını öldürmüş ve hafıza büyüsü yaparak dayısına itiraf ettirmiştir.De mördades av Voldemort, som modifierade sin morbrors minne, och lyckades få honom att erkänna morden.
MicroSD, çıkarılabilir flash hafıza kartları için bir biçimdir.MicroSD är en typ av flashminneskort.
Kullanılan hafıza kaydedilmemiş ise, RAM disk bilgisayar kapandığında veriyi kaybeder.RAM-minnet töms dock när datorn stängs av.
Erken semptomlardan biri hafıza kaybıdır.Det första symptomet är oftast minnesförlust.
Rıfat Esad, Hafız Esad'ın küçük kardeşi.Fredhällsklippan, vy från Lilla Essingen.
10 yaşında Hâfız olmuştur.Han var då omkring tio år gammal.
Hepsi de hafızalarını kaybetmiştir.Nu tycks alla ha glömt historien.
Film ayrıca Doris Day'in filmde söylediği Que Sera Sera şarkısıyla da hafızalarda yer etmiştir.Filmen är en musikal och innebar filmdebuten för Doris Day, som då enbart var känd som sångare.
Ancak anılarının olduğu deftere temasta bulunduğu an hafızasını geri kazanır.Endast genom att återse ringen kan han få minnet tillbaka.
Çocuk sürekli sorgulandığında sadece soru soranları tatmin etmek için hafızasını zorlayabilir.När jag betraktar min barndom ser jag endast mina reaktioner.
Hafız Post'tan günümüze Tevşih, Durak, Beste, Ağır Semaî, Yürük Semaî olmak üzere on eser ulaşabilmiştir.Таким чином, до наших днів дійшли десять книг (одна без обкладинки).
Hafıza 99 telefon numarasına sahip olabilir.Пам'ять телефону дозволяла зберігати 99 номерів у записнику.
Ebrû, Hâfız, Zübdet’ût-Tevârih.«Любісь.Любісь.Любісь» Євген Якшин.

İlgili Sayfalar