hafız ile cümle
hafız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
La donna è mobile, Verdi'nin Rigoletto operasının en çok sevilen ve hafızalara kazınan arya'sıdır.Questa o Quella est un air célèbre de l'opéra de Verdi, Rigoletto.
Düşük hafıza gereksinimi.La Mémoire courte.
Yalancılar iyi bir hafızaya sahip olmalıdırlar.Los mentirosos tienen que tener una buena memoria.
Fotoğrafla hafızasını tazeledi.Ella refrescó su memoria al ver la foto.
Yaşlandıkça hafızamız zayıflar.Nuestra memoria empeora a medida que nos hacemos más viejos.
Onun hafızası yıllarla birlikte zayıfladı.Su memoria se deterioró con los años.
Bu sahne hafızama kazındı.Esa escena quedó grabada en mi memoria.
Bu tecrübe sonsuza kadar hafızamda kalacak.Esta experiencia quedará por siempre en mi memoria.
Bir trafik kazasında hafızasını yitirdi.Perdió la memoria en un accidente de tráfico.
Yaşımız ilerledikçe hafızamız zayıflıyor.Cuanto más avanza nuestra edad, tanto más se debilita nuestra memoria.
Onun da iyi bir hafızası var.Ella también tiene una buena memoria.
Hafıza 99 telefon numarasına sahip olabilir.La memoria podía contener 99 números de teléfono.
Ortak bir hafıza alanı kullanılır.Un espacio de memoria compartida.
Dominic O'Brien (10 Ağustos 1957) Büyük Britanyalı hafıza şampiyonu ve bazı hafıza ilişkili kitapların yazarı.Dominic O'Brien (10 de agosto de 1957) es un mnemonista británico y autor de libros sobre la memoria.
Hafızasını tamamen kaybetmiş.Ella ha perdido su memoria.
Hafızaya yardımcıdır.Ayudando a la memoria.
Son zamanlarında, tanecikli malzemeler ve hafıza objelerinin beyindeki doğası ile ilgili çalışmıştır.Ha trabajado en material granular y en la naturaleza de los objetos en la memoria en el cerebro.
Kısa süreli hafıza kaybına uğrar.Pérdida de memoria de corto plazo.
Hafızası çok kuvvetliydi.La respuesta fue enérgica.
6 MB dahili hafızası vardır.4 GB de memoria interna.
Hâfız veya El-Hafız li-Din Allah (d: yak.Dera Allah Yar por lo tanto significa ciudad o asentamiento de Allah Yar.
Annesi Hafize kördür.Debéis estar realmente ciegos.
Olaylar, protestoya katılanların ve muhalif grupların hafızasında saklandı.No obstante, el recuerdo de los eventos fue preservado por los manifestantes y los miembros de la oposición.
Çoğu nörodejenratif hastalık hafıza kaybına neden olabilir.Muchas enfermedades neurodegenerativas pueden provocar pérdidas de memoria.
Çoğunlukla yer ve zamanda oryantasyon bozuklukları görülür ve/veya sıklıkla hafıza kaybı vardır.Las vocales átonas /i/ y /u/ desaparecen frecuentemente.
Farklı yapılar; hafıza uygulamaları gibi farklı alanlarda kullanılır.Usos de friso en diferentes áreas como ornamento.
Hâfız Esad, 1971-2000 arasında Suriye'nin devlet başkanı.Háfez al-Assad - Presidente de Siria entre 1970 y 2000.
Hafızların hatimden genellikle camide hatim duası okunur.Por la noche suele ser habitual escuchar la llamada del cárabo.
Hafız Ahmed Paşa da bunun üzerine, "Padişahım!El General Gómez le suplicaba a Céspedes «¡Que sea yo, Señor Presidente!
Bu "kayan hafıza engeli" bir karşıtlığı taklit etmek için kullanılır.Esta "memoria del bloque deslizante" se puede emplear para simular un contador.
Hafize Ana, okulun hademesi, temizlikçisi ve aşçısıdır.Hate: Es la cocinera del colegio y la madre de Skin.
Son eşi Hafize Hanım'dan sekiz çocuğu olmuştur.Tuvo 8 hijos con su esposa Joella.
Hafıza modelleri, hafızanın nasıl çalıştığına dair soyut gösterimler ortaya koyar.Se ha estudiado la capacidad de la memoria de trabajo para comprender cómo funciona la memoria.
Bu karanlık çağ sona erdiğinde bu insanlar hafızalarındaki kitapları yeniden bastırtabileceklerdir.E incluso durante la cena esa noche comienzan a palidecer sus recuerdos.
8 kez Dünya Hafıza Şampiyonu olmuştur.8 veces Campeón de Europa.
Hadis hâfızı, hadislerin tamamını ya da çoğunu ezberlemiş kişi.Las que recorren todo un Departamento o la mayor parte de él.
Onun da hafızasını silmiştir.También su memoria fue perseguida.
Film Hafızası.La memoria filmada.
1 GB RAM ve 8 GB dahili hafızaya sahiptir.Memoria 8 GB o más.
"Hafıza (ft.Enseñame (Ft.
Bence bu an hafızalara kazınacak."Los recuerdo todos de memoria'".
İlkokuldan sonra Düzce Merkez Kur'an Kursu'nda hafızlığını yaptı ve İmam-Hatip Okulu'na girdi.Sus primeros contactos con la filosofía los tuvo en el Collège de la Marche y se defraudó.
Kimilerine göre ise Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğramıştır.Al adentrarse en Birthright sufrió de una pérdida temporal de memoria.
Jason'ın hafızası silinmiştir.Jason se recupera del coma.
Duyusal hafıza ile elde edilen bilginin bir kısmı kısa süreli hafızaya iletilir.Parte de la información de la memoria sensorial se transfiere de hecho a la llamada memoria a corto plazo.
Reis-ül kurra, icazet almış kurra hâfızı üstatlarına denir.El contenido de tales URLs depende de la operación solicitada.
Bacanağı Mühürdarzâde Hafız Hüsnü Efendi, kız kardeşi Hafize Hanım'dır.Allí poseía terrenos el señor Hipólito Avendaño y la Sra.
Aradan gecen uzun zamana rağmen film kendini unutturmamış, izleyinin hafızasında kendine yer edinmiştir.Aunque eso significaba vivir lejos de casa durante semanas, ella persiguió su sueño y nunca miró atrás.
Hafıza 99 telefon numarasına sahip olabilir.La memoria può contenere 99 numeri di telefono.
BDNF özellikle uzun süreli hafıza için önemli bir yer tutmaktadır.Il BDNF riveste di per sé un ruolo importante per la memoria a lungo termine.
Yami Yugi hafızasını kaybetti.Yami Yugi non ricorda nulla del suo passato.
Genel olarak fillerin çok mükemmel bir hafızaları olduğuna inanılır.Nel complesso, i gatti hanno una memoria eccellente.
Makinenin orijinal hafızası 128 32 bit kelimeydi fakat daha sonra bu hafıza 352 kelime olarak geliştirilmişti.La memoria inizialmente aveva una capacità di 128 parole di 32 bit ma in seguito venne espansa a 2522 parole.
Tüm harita verileri çevrimdışı kullanım için cihazın hafıza kartında saklanabilir.Tutte le mappe possono essere memorizzate all'interno del dispositivo per l'utilizzo offline.
Rosalinda ise hafızasını kaybetmiş durumda dilencilik yapmaktadır.Rosselli: Si omnia perdas famam servare memento .
Hafızasını tamamen kaybetmiş.La sua memoria era persa.
Bu yapılar otobiyografik hafızanın oluşumunda etkili olması ile bilinir.Queste strutture sono note per essere associate alla formazione di memorie autobiografiche.
Bu konser daha sonra "Efsane Moda Konseri" olarak hafızalara kazındı."Si poteva godersi il concerto di ieri sera come una sfilata di moda.
Her zaman iç mekanları çizdi, stüdyosunda çalışmayı tercih etti ve model ya da hafızasını kullandı.Raramente utilizzava appunti o schizzi, e preferiva lavorare a mente.
Genetik hafıza sayesinde doğuştan bilgilidirler.Effettivamente c'è una base scientifica riguardante la memoria genetica.