hadise ile cümle
hadise kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Increíble. Esta es la migración más extraordinaria de cualquier ave de rapiña.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Incroyable.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.굉장하죠. 맹금류 중에서는 가장 놀라운
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Ongelofelijk. Dit is de meest buitengewone migratie van alle roofvogels.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Thật khó tin.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Unglaublich. Das ist die außerordenlichste Wanderung eines Raubvogels überhaupt.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Uskomatonta. Tämä on mitä erikoisin vaellus saalistajalinnulle.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Utroligt.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Απίστευτο.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Невероятно.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Невероятно. Это самая необычайная миграция из всех хищных птиц.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.בלתי יאמן. זוהי הנדידה הכי לא שגרתית
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.هائل. هذه الهجرة عظيمة جداً
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.渡りの中では最長の 並外れた移動距離です
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.C'est un phénomène largement répandu à travers le sud de l'Asie, y compris les Maldives.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Det er et udstrakt fænomen gennem Sydasien, inklusiv Maldiverne.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Đó là một hiện tượng phổ biến. khắp Nam Á , bao gồm cả Maldives.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Es ist ein weit verbreitetes Phänomen in ganz Südasien, die Malediven eingeschlossen.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Este un fenoment foarte raspandit in toata Asia de Sud, inclusiv Maldive.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Es un fenómeno amplio a través del sur de Asia, incluyendo las Maldivas.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.È un fenomeno diffuso in tutta l'Asia del sud, comprese le Maldive.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Ez egy elterjedt jelenség egész Dél-Ázsiában, a Maldív-szigeteket is beleértve.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Het is een wijdverbreid fenomeen in heel Zuid-Azië, zo ook op de Malediven.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Je to rozšírený fenomén po celej Južnej Ázii, vrátane Maledív.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.널리 볼 수 있는 현상입니다. 몰디브를 포함한 남아시아에서요.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Se on laajalle levinnyt ilmiö läpi eteläisen Aasian, mukaan lukien Malediivit.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.To powszechne zjawisko w Południowej Azji, w tym na Malediwach.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Είναι ένα διαδεδομένο φαινόμενο σε όλη τη νότια Ασία, συμπεριλαμβανομένων και των Μαλδίβων.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Това е широко разпространен феномен из цяла Южна Азия, включително Малдивите.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Это широко распространённое явление во всей Южной Азии, включая Мальдивы.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.זוהי תופעה נפוצה בכל דרום אסיה, כולל במלדיבים.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.إها ظاهرة منتشرة في ربوع جنوب آسيا، بما في ذلك المالديف.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.南アジア中で広く起こっている現象なのです そこで私はすこし興味を持ちました
Bu da İsrail güçlerinin sebep olduğu başka bir şüpheli çocuk öldürme hadisesi.To je le še en incident od mnogih sumljivih "nesreč" palestinskih otrok, kot rezultat izraelskih sil.
Bu da İsrail güçlerinin sebep olduğu başka bir şüpheli çocuk öldürme hadisesi.To po prostu kolejny podejrzany przypadek śmierci palestyńskiego dziecka wskutek użycia przez Izrael siły.
Bu da İsrail güçlerinin sebep olduğu başka bir şüpheli çocuk öldürme hadisesi.هذا مجرد حادث آخر للاشتباه في إصابة طفل فلسطيني نتيجة لاستخدام الإسرائيليين للقوة.
Bu hadiseye biz de dahiliz.Nézz ide!
--bu Tonkin Körfezi Hadisesi" olarak adlandırıldı--Dél-Vietnamban, a vietkong.
--bu Tonkin Körfezi Hadisesi" olarak adlandırıldı--통킹만 사건이라고 칭해 불러진다.
--bu Tonkin Körfezi Hadisesi" olarak adlandırıldı--これは議会の怒り、アメリカ人を怒らせた
En sonunda: Maspero hadisesiنهاية بأحداث ماسبيرو
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Er bleek een technisch kantje te zitten aan de zaak van Carol.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Exista o detaliu tehnic în cazul lui Carol.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Kiderült, hogy van egy kis technikai csavar az ügyben.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.근데 캐롤의 경우엔 기술적인 오용이 발견되더라고요.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Mais il s'est avéré que le cas de Carole avait une tournure technique.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Ma si è scoperto che c'era un inaspettato risvolto tecnico nel caso di Carol.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Men det viste sig at der var en teknisk tvist til Carols sag.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Nhưng hóa ra rằng có một
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.O que sucedeu é que havia um detalhe técnico no caso da Carol.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Otóż sprawa Carol miała smaczek technologiczny.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Pero descubrí que había una complicación técnica en el caso de Carol.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Wie sich herausstellte, spielte dabei Technik eine Rolle.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Αλλά φάνηκε πως υπήρχε μια τεχνική πτυχή στην περίπτωση της Κάρολ.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Но открих, че в случая на Керол има технологична врътка.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.Оказалось, что в случае с Кэрол это была техническая сторона.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.אך התברר שהמקרה של קרול שונה מבחינה טכנית.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.لكن على ما يبدو بأنه توجد تعقيدات تقنية في قضية كارول.
Fakat Carol'ın durumu teknik bir hadiseye dönüştü.元彼が現れるのはいつも
Gelecek videoda "değersiz mallar" olan mallardan bahsedeceğiz ki hadise zorunlu olmayacak.A v dalším videu se podíváme na statky nazývané méněcenné statky, kde toto nutně neplatí.
İlgili Sayfalar