Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Cette affaire des 18 minutes, je la trouve plutôt fascinante.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.De här 18-minuterssysslorna tycker jag är ganska fascinerande.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Die 18 minuten die je voor dit praatje hebt, vind ik wel fascinerend.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Diese Sache mit den 18 Minuten finde ich sehr faszinierend.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Esta história dos 18 minutos, acho-a mesmo fascinante.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.I 18 minuti, li trovo abbastanza affascinanti.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Ma fascineaza aceasta activitate de 18 minute.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Saya merasa ide ceramah 18 menit ini sangat menarik.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Tôi thấy say mê trong buổi nói chuyện 18 phút này.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Zaintrygowało mnie, że mam 18 minut na ten wykład.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Αυτή τη δουλειά των 18 λεπτών, τη βρίσκω άκρως ενδιαφέρουσα.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Намирам тази работа с 18-те минути за доста пленителна.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Ці промови на 18 хвилин я вважаю надзвичайно цікавою справою.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.Я нахожу достаточно занимательным эти историю про 18 минут.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.אני מוצאת את נושא 18 הדקות האלה, מרתק.
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.ان هذه ال 18 عشر دقيقة التي اتحدث بها اليكم والتي اجدها مثيرة للاهتمام جداً
Bu 18 dakika hadisesini çok büyüleyici buluyorum.実はユダヤ教では数字の18はヘブライ語で書くと
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Hihetetlen.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Fantastické. Toto je najvýnimočnejšiu migrácia zo všetkých dravcov.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Incredibile. Questa è la migrazione più straordinaria tra gli uccelli predatori.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Incredibil.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Increíble. Esta es la migración más extraordinaria de cualquier ave de rapiña.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Incroyable.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.굉장하죠. 맹금류 중에서는 가장 놀라운
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Ongelofelijk. Dit is de meest buitengewone migratie van alle roofvogels.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Thật khó tin.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Unglaublich. Das ist die außerordenlichste Wanderung eines Raubvogels überhaupt.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Uskomatonta. Tämä on mitä erikoisin vaellus saalistajalinnulle.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Utroligt.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Απίστευτο.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Невероятно.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.Невероятно. Это самая необычайная миграция из всех хищных птиц.
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.בלתי יאמן. זוהי הנדידה הכי לא שגרתית
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.هائل. هذه الهجرة عظيمة جداً
Bu bir kuşun yapabileceği en sıradışı göç etme hadisesi.渡りの中では最長の 並外れた移動距離です
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.C'est un phénomène largement répandu à travers le sud de l'Asie, y compris les Maldives.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Det er et udstrakt fænomen gennem Sydasien, inklusiv Maldiverne.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Đó là một hiện tượng phổ biến. khắp Nam Á , bao gồm cả Maldives.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Es ist ein weit verbreitetes Phänomen in ganz Südasien, die Malediven eingeschlossen.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Este un fenoment foarte raspandit in toata Asia de Sud, inclusiv Maldive.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Es un fenómeno amplio a través del sur de Asia, incluyendo las Maldivas.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.È un fenomeno diffuso in tutta l'Asia del sud, comprese le Maldive.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Ez egy elterjedt jelenség egész Dél-Ázsiában, a Maldív-szigeteket is beleértve.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Het is een wijdverbreid fenomeen in heel Zuid-Azië, zo ook op de Malediven.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Je to rozšírený fenomén po celej Južnej Ázii, vrátane Maledív.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.널리 볼 수 있는 현상입니다. 몰디브를 포함한 남아시아에서요.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Se on laajalle levinnyt ilmiö läpi eteläisen Aasian, mukaan lukien Malediivit.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.To powszechne zjawisko w Południowej Azji, w tym na Malediwach.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Είναι ένα διαδεδομένο φαινόμενο σε όλη τη νότια Ασία, συμπεριλαμβανομένων και των Μαλδίβων.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Това е широко разпространен феномен из цяла Южна Азия, включително Малдивите.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.Это широко распространённое явление во всей Южной Азии, включая Мальдивы.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.זוהי תופעה נפוצה בכל דרום אסיה, כולל במלדיבים.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.إها ظاهرة منتشرة في ربوع جنوب آسيا، بما في ذلك المالديف.
Bu çok yaygın bir hadise bütün Asya'da, Maldivler de dahil.南アジア中で広く起こっている現象なのです そこで私はすこし興味を持ちました
Bu da İsrail güçlerinin sebep olduğu başka bir şüpheli çocuk öldürme hadisesi.To je le še en incident od mnogih sumljivih "nesreč" palestinskih otrok, kot rezultat izraelskih sil.
Bu da İsrail güçlerinin sebep olduğu başka bir şüpheli çocuk öldürme hadisesi.To po prostu kolejny podejrzany przypadek śmierci palestyńskiego dziecka wskutek użycia przez Izrael siły.
Bu da İsrail güçlerinin sebep olduğu başka bir şüpheli çocuk öldürme hadisesi.هذا مجرد حادث آخر للاشتباه في إصابة طفل فلسطيني نتيجة لاستخدام الإسرائيليين للقوة.
Bu hadiseye biz de dahiliz.Nézz ide!
--bu Tonkin Körfezi Hadisesi" olarak adlandırıldı--Dél-Vietnamban, a vietkong.
--bu Tonkin Körfezi Hadisesi" olarak adlandırıldı--통킹만 사건이라고 칭해 불러진다.