Ana içeriğe geç
Sözlük

had ile cümle

had kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı deneyleri de bu çalışmaların üzerine kurulmuş durumdadır.Der Large Hadron Collider am CERN wird fertiggestellt.
Kadınların özellikle hadis ilmine yöneldiği görüldü.Besonders von Frauen wurde erwartet, dass sie ihre Trauer öffentlich zeigten.
13 Mart - Anayasa Mahkemesi, HADEP'i kapattı.Am 13. März 2003 verbot das Verfassungsgericht die HADEP einstimmig.
Haddinden fazla güçlü, büyük ve boyuneğmezdir.Dessen Gehäuse ist jedoch etwas größer und dicker.
Haddelenebilir ve dövülebilir.Es darf geschlagen und getreten werden.
Şerh-i Hadîs-i Erbe’în.Heil dem Heldengreise.
Pliny sayesinde Suetonius, Trajan ve Hadrianus'un lütfuna mazhar olmuştur.Saturninus war freundschaftlich mit Trajan und Hadrian verbunden.
Bu hadise, Yahudi tarihinde Babil Sürgünü olarak anılır.Der Titel wurde in Anlehnung an das babylonische Exil in der jüdischen Geschichte gewählt.
Hadis ihtilafı, birbiriyle çelişen, çelişkili hadisleri ele alır.Schenker streitet die gegen ihn erhobenen Vorwürfe ab und zeigt sich erbost.
Chris Hadfield, (doğum: 29 Ağustos 1959 Sarnia, Ontario, Kanada) Uzayda yürüyen ilk Kanadalı astronot.Chris Austin Hadfield (* 29. August 1959 in Sarnia, Provinz Ontario) ist ein ehemaliger kanadischer Astronaut.
Peygamber efendimizin, mânası da, kelimeleri de kendisinden olan sözlerine hadis denir.O lieber Herr, ich weiß, dass deine göttliche Zusage und deine Worte gewiss und wahrhaftig sind.
Replikler:Hadi arkadaşlar, çalışın, çalışın.In: Ders., Versuche.
Ca'fer es-Sâdık'tan nakledilen bir hadis şöyledir: "Allah’ın bir haremi vardır ve orası Mekke’dir.In dem Gleichnis sagt darauf Gott zu ihm: "Du Narr!
"Hadislerin en yüksek nevî sahihlerdir.Diese sind wuchskräftiger als die Elternarten.
Hadi ipucu 14 Aralık".Abgerufen am 14. Dezember.
Buralarda Muhammed ve ashâbının fazîletlerine dâir hadisler yer alır.Die Moschee, die damit verbundenen Gebäude und die Düne sind heilig.
İkinci ekip görsel efektler için Large Hadron Collider'in fotoğraflarını çekti.Für den Large Hadron Collider werden fast dieselben Szenarien verwendet.
146 hadis rivayet etti.1466 wurde Gorze Kommende.
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.Es gibt fünf verschiedene Widerstandsstufen, wobei man hell (leicht) bis dunkel (schwer) im Handel erhält.
Hadrianus’un bu amacının isabeti tartışılabilir.Die Zuordnung dieser Nennung zu Hainhausen ist allerdings fraglich.
Hadım Hasan Paşa (ö.Lebt auf Pappel, Hasel).
Hadi Hadi Nazlanma Boncuk Hani Böyle Olamazdık?Du lieber Himmel, ich werde nicht wie neugeboren aufstehen.
Hadislerle İslama girmiştir.Gleiches mit den varenden Lüten.
El Haddâdî (ö.Der Kuma (jap.
İslam dininde Azrail kelimesi, Kuran-ı Kerim veya hadis-i şeriflerde geçmemektedir.Laut Heid habe dies mit Gottesdienst oder Eucharistiefeier nichts zu tun.
Hadımköy'de bir müstakil evde 3 çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.Dort lebten sie mit einer Betreuerin in einem Haus mit drei Räumen.
Türk tasavvufunda Hadraya çoğu zaman Devran olarak hitab edilir.Heute werden Hashioki auch in Japan meist eher zu förmlichen Anlässen verwendet.
Kemerle pencere lentosu arasında kalan timpanon (alınlık) bölümünde ayet ve hadisler yazılı bulunmaktadır.In der Fassadenzone zwischen Einfahrt und Mittelfenster ist ein Parapetfeld mit Flachrelief.
Radikal Gazetesi: Muhtelif Hadiseler - Sevin Okyay'ın kitap üzerine yazısı.Elke Heidenreich: Kolonien der Liebe beim Rowohlt Verlag.
2008'de ikinci stüdyo albümü Hadise'yi yayımladı.Im Jahr 2008 erschien dann das zweite Studioalbum der Band.
1972'de bu görevden yaş haddinden emekli oldu.1972 wurde er aus dieser Position in den einstweiligen Ruhestand versetzt.
Bundan sonra ise Odysseus'un Hades yolculuğu anlatılır.Thema waren die Reisen des Odysseus.
Hadi bunlar aynı yöne bakıyor ve biri diğerinin arkasında olsun.Wohl aber sieht man, wie einer auf des anderen Schultern steht.
Hadji, kariyerine AS Nancy'de başlamıştır.Seine Karriere begann er bei AS Nancy.
Mansur'dan sonra sıra ile Mehdi (775-785) ve Hadi (785-786) halife oldular.Adhana) und Tarsus folgten 758–760 und 787–788 nach.
Yerel basın ve ulusal gey basını kapsamlı bir şekilde bu hadiseler hakkında röportaj yaptı.Die internationale wie auch israelische Presse berichten ausführlich über den Vorgang.
Hadra ismi temel nitelikle Arap dünyasında kullanılmaktadır.Diese Bezeichnung wird hauptsächlich in der arabischen Welt verwendet.
Hadım olduğu için akağalar ocağına alındı.Er wurde schon im Aquarium nachgezüchtet.
Nakil'den maksat Kur'an ve Sünnet yani (Hadis)'lerdir.Beschreibung (engl.) und Bilder Beschreibung (engl.) und Bilder
Filo hamuru un, su ve yağ ile yapılır ve haddelenmiş yerine boylarına kadar gerilir.Geschlafen wird unter freiem Himmel und in Kohten und Jurten; gekocht wird auf offenem Feuer.
6 Haziran 2016 tarihinde (yaş haddinden emekliliğine 1 ay kala) kendi isteğiyle emekliye ayrılmıştır.2016 ging sie – ein Jahr vor ihrem Tod – in den Ruhestand.
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Nein, kommentiert Devi ihre Aktionen, sie hasse Männer nicht.
Son derece üzücü bir hadise.Es ist eine entsetzlich traurige Geschichte.
"If I Had You" ve "Waterloo Road"da rol aldı.Im „Schlosscarree“ fand eine Begleitausstellung statt.
Zorla hadım edildi.Er wurde heftig befehdet.
Gluonlar da bu yapıdan dolayı hadronların içinde hapis olarak bulunurlar.Darin gibt es unheimliche Gespenster, die achtlose Menschen in den Tümpel locken.
15 Aralık 2014 tarihinde yaş haddinden emekliye ayrıldı.Am 15. April 2014 wurde sie erneut in den einstweiligen Ruhestand versetzt.
Fetih Hadisi Hakkında AçıklamalarLektionen über den Faschismus.
Bunların en meşhuru fıkıh konularına ait hadislerden oluşan Sünen’idir.Der Erzabt gehört (wie alle Äbte) zu den Höheren Oberen (superiores maiores).
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Er zettelte eine Meuterei an und hätte so beinahe die erste Weltumseglung verhindert.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde tıbbi imkansızlıklar had safhada yaşanmaktadır.Die medizinische Lage in der Demokratischen Republik Kongo ist sehr schlecht.
Bu macerada Tenten, Kaptan Haddok'a istediğini yaptırmak için içki içirir (s.In dieser Geschichte trinkt u. a. Kapitän Haddock Ebbelwoi aus einem Gerippten.
Tamam, hadi gidelim.Oui, allons-y.
Bu benim hocam. İsmi Haddad Bey.C'est mon professeur. Il s'appelle monsieur Haddad.
Hadi çocuklar yatma vakti.Venez les enfants, il est temps d'aller au lit.
Haddini aştın.T'as dépassé les bornes des limites.
Hadi yiyecek bir şey alalım!Allons prendre quelque chose à manger !
Hadi ya!Ça par exemple !
Haddimi aştım.Je dépassais les limites.
Hadi, barışalım.Allons, faisons la paix.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod