ha ile cümle
ha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Hastalanırsan bu ilacı al.Take this medicine in case you get sick.
Hastayım,doktor getirtecekmisin?I'm sick. Will you send for a doctor?
Haç yoksa taht da yok.No cross, no crown.
Eylül ayına kadar harcamadaki patlama azalmış gibi görünüyordu.By September the burst in spending seemed to be tapering off.
Banka soygunu sana hapishanede on yıla malolacak.Bank robbery will cost you ten years in prison.
Hastanenin sol tarafında bankayı göreceksin.You'll see the bank on the left hand side of the hospital.
Cuma geldiğinde benim rahatlama ve hafta sonunun keyfini çıkarma zamanım.When Friday comes around, it's time for me to let my hair down and enjoy the weekend.
Miktarı göz önünde bulundurmaksızın,Brian gelecek haftaya kadar doğru,tam miktar istiyor.Regardless of the amount, Brian wants the correct, entire amount by next week.
Para kaybı onun yurt dışına gitmesini imkansız hale getirdi.The loss of money made it impossible for him to go abroad.
Altın ince plakalar halinde dövüldü.The gold was beaten into thin plates.
Hiç param yok, ama hayallerim var.I have no money, but I have dreams.
Son zamanlarda ondan haber almadım.I have not heard from her recently.
Bugünlerde hangi tür şarkılar popüler?What kind of songs are popular these days?
Yakında sizden haber almak için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to hearing from you soon.
Yakın gelecekte uzay yolculuğu artık sadece bir hayal olmayacak.In the near future, space travel will no longer be just a dream.
Çok geçmeden ondan haber alacağımızı umuyorum.I hope it won't be long before I hear from her.
Bu güzel günlerden bir gün o sadece hak ettiğini alacak.One of these fine days he will get his just deserts.
Yakında bizden haber alacaksın.You'll be hearing from us soon.
Tansiyon kalp hastalığının ana kaynağıdır.Tension is a major cause of heart disease.
Acil durumda hangi numarayı aramalıyım?What number should I call in case of an emergency?
Sigarayı bırakmak için hangi yöntemi kullandın?What method did you use to give up smoking?
Sıkı çalışma, Japonya'yı bugünkü haline getirdi.Hard work has made Japan what it is today.
Hafif dikkatsizlik büyük bir felakete sebep olabilir.Slight inattention can cause a great disaster.
Bizim için sürpriz oldu, o hemen yeniden hayata döndü.To our surprise, she revived at once.
Bay Hasimoto bize karşı adil.Mr. Hashimoto is fair to us.
Ken'in sorusuyla Bay Hashimoto'nun kafası karıştı.Mr Hashimoto was confused by Ken's question.
Bay Hashimoto herkes tarafından bilinir.Mr Hashimoto is known to everyone.
Profesör Orta Doğu hakkında ders verdi.The professor gave a lecture on the Middle East.
Bir öğretmen öğrencilerinin hatalarına asla gülmemeli.A teacher should never laugh at his students' mistakes.
Bir öğretmen hata yapan bir öğrenci ile asla alay etmemelidir.A teacher should never make fun of a pupil who makes a mistake.
Kiliseler haritada haçlarla belirlenir.Churches are designated on the map with crosses.
Eğitici reformların hâlâ gidecek uzun bir yolu var.Educational reforms still have a long way to go.
Hava bugün son derece soğuk.It's awfully cold today.
Yarın hava iyi olacak, belki.It will be fine weather tomorrow, perhaps.
Güçlü hayatta kalacak ve zayıf ölecek.The strong will survive and the weak will die.
Eğer işbirliği yaparsan, işi yapmaya hazırım.I'm willing to do the job if you cooperate.
Balıklar soğukkanlı hayvanlardır.Fish are cold-blooded animals.
Bir balık kuyruğunu hareket ettirerek yüzmektedir.A fish swims by moving its tail.
Balık hâlâ canlı mı?Is the fish still alive?
Balık için su neyse hava bizim için odur.Air is to us what water is to fish.
Balıkçılık benim hayatımda yok.Fishing is not in my life.
Mevcut olanlar habere şaşırdılar.Those present were surprised at the news.
Geçen yıl otisis media hastası oldum.I had otitis media last year.
Kız kardeşim geçen haziranda bir lise öğretmeniyle evlendi.My sister married a high school teacher last June.
İnek yararlı bir hayvandır.A cow is a useful animal.
Inek, uzun, yeşil çimenlerin arasında çok yavaş hareket ediyordu.The cows were moving very slowly through the long green grass.
İnekler bu ülkede başka bir hayvandan daha faydalıdır.Cows are more useful than any other animal in this country.
Top hafifçe kavisli.The ball slightly curved.
Cankurtaran başkalarına yardım etmek hiç hazırdır.The lifeguard is ever ready to help others.
Yaralılar ambulanslarla en yakın hastaneye götürüldü.The ambulances carried the injured to the nearest hospital.
Ani bir hastalık oraya gitmesini engelledi.A sudden illness prevented him from going there.
Ani bir hastalık onu randevusunu iptal etmeye zorladı.A sudden illness forced her to cancel her appointment.
Acele et, aksi halde öğle yemeğine geç kalacaksın.Hurry up, otherwise you'll be late for lunch.
Hatalarla dolu uyduruk biçimde yazılmış bir raporu karalama.Don't dash off a sloppily written report filled with mistakes.
İşlerini aceleyle yaparsan hatalar yaparsın.You make mistakes if you do things in a hurry.
Acele et ve akşam yemeği için sofrayı hazırla.Hurry up and set the table for dinner.
Acele ile yazıldığı için kitabın birçok hatası var.As it was written in haste, the book has many faults.
Aceleyle yazıldığından dolayı, bu mektubun içinde çok hatası var.Having been written in a hurry, this letter has many mistakes in it.
Acele edip hatalar yapmaktansa acele etmemen daha iyidir.It is better to take your time than to hurry and make mistakes.