ha ile cümle

ha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Televizyon haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası olmuş.According to TV news, there was a plane crash in India.
TV haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası vardı.According to TV news, there was a plane crash in India.
TV'ye göre bugün hava güzel olacak.According to the TV, it will be fine today.
Televizyondan söz etmişken, bugünlerdeki favori gösteriniz hangisidir?Speaking of television, what is your favorite show nowadays?
Televizyonsuz hayatın nasıl olabileceğini hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine what life would be like without television?
Oh, ama bu harika.Oh, but this is great.
Öyleyse onun hakkında ona yarın soracağım.I will ask him about it tomorrow, then.
Tenislerdekilerle karşılaştırılabilen dört büyük golf turnuvası hangileridir.What are the four major golf tournaments comparable to the ones in tennis?
Ted amca, pandaları göstermek için bizi hayvanat bahçesine götürdü.Uncle Ted took us to the zoo in order to show us the pandas.
Senin testinin sonucu hakkında endişe etme.Don't worry about the result of your test.
Tatlı olarak hangi meyveyi yemek istersiniz?What fruit would you like to have for dessert?
Benim ilacım hazır olana kadar burada bekleyeceğim.I'll wait here until my medicine is ready.
Çıkarabilirken hayatın tadını çıkarın.Enjoy life while you may.
Alabiliyorken hayattan zevk alın.Enjoy your life while you are able to.
Akşam yemeği hazır.Dinner is ready.
Dick ona senet hazırladı.Dick drew up to her.
Turnalar büyük güzel hayvanlardır.Cranes are big beautiful birds.
Cep harçlığını yararsız şeylere harcama.Don't waste your allowance on useless things.
Önemsiz şeylerle vakit harcama.Don't waste time on trifles.
Önemsiz şeyler hakkında onunla tartışmayacak kadar akıllıyım.I know better than to quarrel with her about trifles.
Küçük şeyler hakkında yaygara koparmayın.Don't make a fuss about trifles.
Kırlangıç kuşu yazın habercisidir.The swallow is a sign of summer.
Birkaç kırlangıç havada uçuyor.A couple of swallows are flying overhead.
Birkaç imla hatasının dışında, o iyi bir evrak.It's a good paper, apart from a few spelling mistakes.
Son zamanlara kadar onun hakkında bir şey bilmiyordum.I didn't know about that until quite recently.
Sonunda, o, sorunu halletti.At last, she solved the problem.
Sonunda, hatalarını fark etti.At last, he realized his mistakes.
En sonunda hatasını anladı.At last, he realized his error.
Sonunda babasının paylaştığı haberle annesine gitmeye karar verdi.He finally decided to go to his mother with the news his father had shared.
Sonuçta, o şiddet suçu sebebiyle beş yıl hapis yatmıştı.Eventually, he was sentenced to five years in prison for the violent crime.
Dikkatli değildim ve yanlışlıkla hatalı otobüse bindim.I wasn't being mindful and got on a wrong bus by mistake.
Habersiz ziyaret ettim.I just dropped in.
Havada hafif bir soğuk vardı.There was a slight chill in the air.
Benim hafif bir ateşim var.I have a slight fever.
Biraz temiz hava almak istemez misiniz?Wouldn't you like to get some fresh air?
Birazcık makyaj onda harikalar yarattı.A little make-up worked wonders with her.
Bu haritaya bir göz at.Take a look at this map.
Ben az önce uyandım ve hâlâ uykuluyum.I'd just woken up and was still drowsy.
Şu an hatta bir arkadaşım var.I've got my friend on the line right now.
Az önce senin hakkında konuşuyorduk.We were just talking about you.
Biletler bir hafta içinde satıldı.The tickets sold out within a week.
Takım oyuna hazır.The team is up for the game.
Bir çita herhangi bir hayvan kadar hızlı koşar.A cheetah runs as fast as any animal.
Hava gittikçe soğuyor.It is getting cooler and cooler.
Hava gittikçe sıcak olacak.It will get warmer and warmer.
Hava soğuyor ve ben bunu gerçekten sevmiyorum.The weather here is getting cold and I really do not like that.
Hava kararıyordu.It was getting dark.
Hava gittikçe kararıyor.It is getting darker and darker.
Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktıThe dancer's graceful action charmed the audience.
Dansçının her bir hareketi kusursuzdu.Each movement of the dancer was perfect.
Herkes hazır.Everyone is ready.
Hiç kimsenin o hatayı fark etmemesi ilginçtir.It is interesting that no one noticed that mistake.
Herkes ara sıra karamsar olma hakkına sahiptir.Everyone is entitled to be moody once in a while.
Her insanın hataları vardır.Every man has his faults.
Hata için kim suçlanacak?Who is to blame for the failure?
Herkes hata yapabilir.Anybody can make a mistake.
Hayatta herkes başarılı olmaz.Not everybody succeeds in life.
Herkes haberi biliyor.Everybody knows the news.
Herkes zaman zaman hata yapar.Everyone makes a mistake at times.
Kim hatalı?Who is in fault?

İlgili Sayfalar