ha ile cümle
ha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Vatan hasreti hissediyorum.I feel homesick.
Bir hamal bagajını taşısın.Let a porter carry your baggage.
Bay Hawk bir tür beyefendi.Mr Hawk is a kind gentleman.
Bay Hawk, kibar bir beyefendidir.Mr Hawk is a kind gentleman.
Hawking çalışmalarına geri döndü.Hawking went back to his studies.
Hawking, 1962 yılında üniversiteden mezun olduğunda, fizikte doktora yapmaya başladı.When Hawking graduated from college in 1962, he began studying for a Ph.D. in physics.
Yine, Hawking neredeyse vazgeçmeye hazırdı.Again, Hawking was almost ready to give up.
Hanry'nin sadece altı doları var.Henry has no more than six dollars.
Helen kızı hakkında çok endişeli.Helen is very worried about her daughter.
Helen eve gelir gelmez hastalandı.No sooner had Helen come home than she fell sick.
Dr. Bell hastayı tedavi etti.Dr. Bell treated the patient.
Bir İran kedisi hakkında eski bir hikaye var.There is an old story about a Persian cat.
Belçika'da hangi dilleri konuşuyorlar?What languages do they speak in Belgium?
Zil çaldı ve tren hareket etti.The bell rang and the train moved off.
Zil çaldı ve tren hareket etmeye başladı.The bell rang, and the train began to move.
Helikopter havada uçuyordu.The helicopter is hovering overhead.
Hemingway, Afrika'daki büyük hayvan avından hoşlandı.Hemingway enjoyed big game hunting in Africa.
Yılanların, küçük hayvanları ve kuşları büyülediği söylenir.Snakes are said to mesmerize small animals and birds.
Yılanlar asla sevmediğim hayvanlardır.Snakes are animals I don't like in the least.
Bir uzman sürücü bile bir hata yapabilir.Even an expert driver can make a mistake.
Uzman bir sürücü bile hata yapabilir.Even an expert driver can make a mistake.
Betty habere şaşırmış görünüyordu.Betty seemed surprised at the news.
Hiçbir evcil hayvana izin verilmiyor.No pets allowed.
Bir evcil hayvana sahip olan hiç kimseye bu apartmanda yaşamasına izin verilmez.No one who owns a pet is allowed to live in this apartment building.
Evcil hayvanlar sadece bize eşlik etmekten daha fazlasını sunar.Pets offer us more than mere companionship.
Evcil hayvanları şımartmamamız gerekiyor.We're not supposed to indulge pets.
Evcil hayvanın olmadığı bir hayatı düşünmek zor.It's hard to imagine a life without pets.
Bazı insanlar evcil hayvanlar olarak nadir bulunan hayvanları beslerler.Some people keep rare animals as pets.
Evcil hayvanlara izin verilmediğini söylemeye gerek yok.It goes without saying that pets are not allowed.
Beth protesto etti, ancak annesi onun inanılmaz şişman olduğunu hatırlattı.Beth protested, but her mother reminded her that she was incredibly fat.
Bayan Pate yüz kişinin önünde bir konuşma yapma hakkında çekingen hissetti.Miss Pate felt timid about making a speech before a hundred people.
Şu anda Broadway'de hangi tür müzikaller var?What kind of musicals are on Broadway right now?
Freddie'den haberin var mı?Have you heard from Freddie?
Haftanın hangi günü Blue Sky Sports'un kapalı olduğunu hatırlıyor musun?Do you remember what day of the week Blue Sky Sports is closed?
Fransızcanın Japoncadan daha çok ünlü harfleri var.French has many more vowels than Japanese.
Fransa'da sanatçlara hayli saygı gösterilir.Artists are highly respected in France.
Salıncak yukarı ve aşağı hareket ediyor.The swing is moving up and down.
Frank hasta olamaz. O bütün gün tenis oynuyordu.Frank can't have been ill. He was playing tennis all day.
Brezilya'da hangi dili konuştuklarını merak ediyorum.I wonder what language they speak in Brazil.
Bay Brown büyükelçi sıfatıyla hareket ediyordu.Mr Brown was acting in the capacity of ambassador.
Bay Brown Harvard'da öğretmenlik yapıyor.Mr Brown teaches at Harvard.
Üzümler şarap haline getirilir.Grapes are made into wine.
Futbol oyunu kötü hava yüzünden ertelenmişti.The football game was postponed on account of bad weather.
İkizlerden biri hayatta, ancak diğer ölü.One of the twins is alive, but the other is dead.
Bir haritada Porto Riko'nun yerini bulun.Locate Puerto Rico on a map.
Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık.The ferry started to move and we were across in half an hour.
Havuzda yüzen kız kuzenimdir.The girl swimming in the pool is my cousin.
O yüzme havuzunda yüzerken kilitli dolabının anahtarını kaybetti.While swimming in the pool, she lost her locker key.
Bumerang havada ıslık çalarak fırlatıldı.The boomerang hurtled whistling through the air.
Hayranlar aktörlerin ellerini sıkmaya çalıştı.The fans sought to shake the actress's hand.
Fabre böcekler hakkında kitaplar yazdı.Fabre wrote books about insects.
Soğuk hava Tom'u yeniden hayata döndürdü.The cold air revived Tom.
Bill hariç onu onların hepsi yaptı.Except for Bill, they all made it.
Bill gelecek hafta geri gelecek.Bill will return next week.
Haksız avantaj, Bill'in zayıflığındandır.Unfair advantage was taken of Bill's weakness.
Bill erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.Bill took his brother to the zoo.
Bill geçen hafta evleninceye kadar bekardı.Bill was single until he tied the knot last week.
Bill, haklı olduğunu haykırdı.Bill shouted that he was all right.
Bill sınav hakkında sinirli.Bill is nervous about the exam.
Hava çok soğuktu ve sonra üstüne üstlük çok geçmeden yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and then before long, on top of that, it began to rain.