ha ile cümle
ha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ayako'nun cildi kimyasallara karşı hassastır.Ayako's skin is sensitive to chemicals.
Temsilci harcamayı frenleyeceğini söyledi.The Representative said he will put a brake on spending.
Müzik bizim hayal gücümüzü besler.Music feeds our imagination.
Müzik hayatımızı hava gibi çevreler.Music surrounds our lives like air.
Müzik yoksa hayat da yoktur.No music, no life.
Ses çok hızlı şekilde hareket eder.Sound travels very quickly.
Sana sıcak bir içecek hazırlayabilir miyim?Can I fix you a hot drink?
Ben hatalı mıydım?Was I wrong?
Ben sadece hatalar yapan bir çocuğum.I'm just a boy who makes mistakes.
Ben sadece hata yapan bir çocuğum.I'm just a boy who makes mistakes.
Benim hakkımda endişe etmeyin.Don't worry about me.
Babam hayır dedi.My papa said no.
Bırak bunu ben halledeyim.Let me handle this.
Hasarlı çatılı ev tamir edildi.The house with the damaged roof has been repaired.
Kral, halka ağır vergiler koydu.The king imposed heavy taxes on the people.
Kral halkına ağır vergiler koydu.The king imposed heavy taxes on his people.
Evin hanımıyla konuşmak istiyorum.I'd like to speak to the lady of the household.
Senin hayat arkadaşın nerede?Where's your better half?
Karısı onu terkettikten sonra, Harold üşüttü.After his wife left him, Harold went nuts.
Hangisi daha ağır, kurşun mu yoksa altın mı?Which is heavier, lead or gold?
Sana haddini bildireceğim.I'll give you a piece of my mind.
Onun görüşleri hakkında onun ağzını aradım.I sounded him out about his views.
Uzakta hareket eden bir şey vardı.There was something moving in the distance.
Uzakta bir köpeğin havladığını duydum.I heard a dog barking in the distance.
Duman havaya yükseldi.The smoke ascended into the air.
Duman havada yükseliyor.The smoke is rising in the air.
Konuşmaya hazırlanmak için çok az zamanım vardı.I had little time to prepare the speech.
Yen dolar karşısında hâlâ düşük.The yen is still low against the dollar.
İstasyona varmadan önce tren hareket etti.The train started before we got to the station.
Hava ben istasyona varmadan bozmuştu.The sky had become threatening before I got to the station.
Ben istasyona vardığımda, tren çoktan hareket etmişti.The train had already started when I got to the station.
İstasyona vardığımda tren tam hareket etmek üzereydi.When I arrived at the station, the train was just about to leave.
İstasyona gitmek için hangi otobüse bineceğimi lütfen bana söyleyin.Please tell me which bus to take to get to the station.
İstasyon ve havaalanı arasında otobüsler çalışır.Buses run between the station and the airport.
Bir salgın hastalık patlak verdi.An epidemic has broken out.
Kim şarap, kadın ve şarkı sevmez; bütün hayatı boyunca aptal kalır.Who loves not women, wine and song remains a fool his whole life long.
İngilizce kompozisyonunda ne büyük bir hata yaptın!What a big mistake you made in your English composition!
İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkmayın.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce konuşurken hatalar yapmaktan korkma.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce yazarken, nadiren hata yapar.When writing English, she rarely makes a mistake.
İngilizceye hakim olmak zordur.To master English is hard.
İngilizce bir haberleşme aracıdır.English is a means of communication.
İngilizce artık dünyadaki çeşitli ulusların ortak dili haline gelmiştir.English has now become the common language of several nations in the world.
İngiliz alfabesinin 26 harfi vardır.The English alphabet has 26 letters.
Hangisini daha çok seversin, İngilizceyi mi yoksa müziği mi?Which do you like better, English or music?
İngilizce dilinde birçok kelime telaffuz edilmeyen harfleri içerir.In the English language many words contain letters which are not pronounced.
İngilizceye hakim olmak istiyorum.I'd like to master English.
Yüzmek için hava çok soğuk.It's much too cold to swim.
Yüzmeye gitmek için hava yeterince sıcak mı?Is it hot enough to go swimming?
İyi beslenme bir bebeğin büyümesi için hayati önem taşımaktadır.Good nutrition is vital for an infant's growth.
Bir insanın hayatının inişleri ve çıkışları vardır.A man's life has its ups and downs.
Hangisini tercih edersin, sinemaya gitmeyi mi yoksa evde kalmayı mı?Which would you rather do, go to the cinema or stay at home?
Başkaları hakkında arkalarından kötü konuşmamalıyız.We must not speak ill of others behind their backs.
Atletik yarışma gelecek haftaya kadar ertelendi.The athletic meet was put off until next week.
Egzersiz, bir köpek için hayatidir.Exercise is vital for a dog.
Otobüs hareket halindeyken yolcular şoförle konuşmamalıdır.Passengers shall not converse with the driver while the bus is in motion.
Sürücü bize hangi otobüse binmemiz gerektiğini söyledi.The driver told us which bus we should take.
Sürücü bana hangi yola gideceğimizi sordu.The driver asked me which way to go.
Ben senin iyi şansın hakkında mutluyum.I am happy about your good luck.
Yağmur halinde atletik toplantı iptal edilecektir.In case of rain, the athletic meeting will be called off.