Ana içeriğe geç
Sözlük

haşin ile cümle

haşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O bana karşı çok haşin.She is very bitter toward me.
Fırtınadan dolayı deniz haşindi.The sea was rough because of the storm.
Deniz haşindir.The sea is rough.
Deniz haşin bir metrestir.The sea is a harsh mistress.
O çok haşindi.That was very harsh.
Daha önce sana karşı biraz haşindim.I was a little brusque with you before.
1880'lerde burası haşin bir sınır kasabasıydı.In the 1880's, this was a harsh frontier town.
Hatta Sultan bile bu kaba, haşin tavrından tedirgin olmaya başlamıştı.Even the Sultan had begun to be uneasy with this rude, harsh attitude.
Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina Vecid, 2012 yılında Ankara'ya resmi ziyarette bulundu.Bangladeshi Prime Minister Sheikh Hasina paid an official visit to Ankara in 2012.
Bunlar haşin sorular.Those are tough questions.
Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,Crude, and above all, mean and infamous,
Tutuklanan beş aktivistin durumu bugün Kamboçya'nın haşin siyasi havasını yansıtmakta.The case of the five detained activists reflects the harsh political climate in Cambodia today.
Ocak 2019'da Dördüncü Şeyh Hasina Kabinesi'ne bakan olarak atandı.[3][4]He was appointed as the minister in the Fourth Sheikh Hasina Cabinet in January 2019.[3][4]
Hatta Sultan bile bu kaba, haşin tavrından tedirgin olmaya başlamıştı.Auch sie fasst allmählich Zuneigung zu dieser skurrilen, menschlichen Klette.
Hekimoğlu Ali Paşa bunlara karşı gayet haşin ve şiddetle davrandı.Leo Levy przyjął te zarzuty z zaskoczeniem i oburzeniem.
Haşin ve bireyci bir erkeklik örneği oluşturarak kalıcı bir Amerikan ikonu haline gelmiştir.Han var urtypen för en särskild kärv individualistisk manlighet och har blivit en bestående amerikansk ikon.
Kreps ayrıca şarkıyı gelmiş geçmiş en haşin aşk şarkısı olarak nitelendirdi.Tiësto on myös remixannut HIM yhtyeen laulun Love, The Hardest Way.
Fırtınadan dolayı deniz haşindi.Myrskyn vuoksi merenkäynti oli kovaa.
Bunlar haşin sorular.Astea sunt întrebări dificile.
Bunlar haşin sorular.Das sind schwierige Fragen.
Bunlar haşin sorular.Dat zijn moeilijke vragen.
Bunlar haşin sorular.Eso son preguntas difíciles.
Bunlar haşin sorular. Hiç kimse herşeye hakkı olamaz basitce çünkü biz burada doğduk.Não tenho respostas.
Bunlar haşin sorular. Hiç kimse herşeye hakkı olamaz basitce çünkü biz burada doğduk.Trudne pytania, na które nie mam odpowiedzi.
Bunlar haşin sorular.이런 질문은 굉장히 답하기 어려운 질문입니다.
Bunlar haşin sorular.Sono domande difficili.
Bunlar haşin sorular.Toutes ces questions difficiles.
Bunlar haşin sorular.Това са трудни въпроси.
Bunlar haşin sorular.Это всё трудные вопросы.
Bunlar haşin sorular.אלו הן שאלות קשות.
Bunlar haşin sorular.هذه أسئلة صعبة.
Bunlar haşin sorular.この国に生まれたというだけで
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.A tieto tvary sú pokryté divou zverou, ktorá sa adaptovala tejt nehostinnej a zvláštnej zemi.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.Ces formes abritent une vie animale sauvage qui s'est complètement adaptée à cette terre étrange et dure.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.Deze vormen zijn besprenkeld met wilde dieren aangepast aan dit harde en vreemde land.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.E estas formas estão salpicadas de vida selvagem que se veio a adaptar tão bem a esta dura e estranha terra.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.E queste forme sono disseminate di vita selvaggia che si è ben adattata a questa terra strana e inospitale.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.Iar aceste forme sunt presărate cu viață sălbatică ce s-a adaptat la acest teren aspru si străin.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.황량하고 거친 땅에 적응해 살아온 야생 동물 무리들이 이 풍경 위로 마치 점 인양 흩뿌려지지요.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.Kształty upstrzone dzikimi zwierzętami, wspaniale przystosowanymi do tej dziwnej i surowej ziemi.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.Und die ist von Tieren bevölkert, die sich optimal an dieses rauhe und fremde Land angepasst haben.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.Y estas formas están salpicadas de vida salvaje que se han adaptado muy bien a esta tierra severa y extraña.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.Και αυτές οι μορφές είναι γεμάτες άγρια ζωή εξαιρετικά προσαρμοσμένη στο σκληρό και παράξενο τοπίο.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.А тези форми са изпъстрени с дива природа, която се е адаптирала толкова добре към тази сурова и странна земя.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.לצורות משונות מאוד. צורות אלו שוקקות בחיי בר שהסתגלו בצורה כה מרשימה
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.وهذه الأشكال منقَّطة بالحياة البرية التي أصبحت تتكيف بشدة مع هذه الأرض القاسية والغريبة.
Bu şekiller, bu haşin ve garip yere iyicene adapte olan vahşi yaşamla alacalanmış.適応した野生動物が暮らしています 私はヒンバ族です なぜ洋服を着ているのかと不思議に思われるかもしれません
Kırgız “Dans Eden 'Kelin" Erken Evlilik ile Taşra Gelinlerinin Haşin Hayat Şartlarına Dikkat Çekmekte“Kelin balarina” protesta por matrimonio precoz y llama la atención a la dura realidad de las novias rurales
Tutuklanan beş aktivistin durumu bugün Kamboçya'nın haşin siyasi havasını yansıtmakta.Il caso dei cinque attivisti detenuti riflette l'attuale difficile clima politico nel paese.
Yani, bize baksana, haşin bir aile gibiyiz, takılıyoruz ve el sıkışıyoruz ve güreşiyoruz her tarafta.Adică uite cum suntem, familia dură, ne facem prieteni, strângem mâini și ne pregătim de bătaie.
Yani, bize baksana, haşin bir aile gibiyiz, takılıyoruz ve el sıkışıyoruz ve güreşiyoruz her tarafta.Ik bedoel, kijk ons eens, één ruige familie, vrienden met iedereen en handen schudden en worstelen om me heen.
Yani, bize baksana, haşin bir aile gibiyiz, takılıyoruz ve el sıkışıyoruz ve güreşiyoruz her tarafta.저는, 우리가 어떻게 보이느냐를 의미하는거예요. 대충 가족이나, 주위 사람들과 친하게 지내고 악수하고 제 주위에서 레슬링을 하면서 말이죠.
Yani, bize baksana, haşin bir aile gibiyiz, takılıyoruz ve el sıkışıyoruz ve güreşiyoruz her tarafta.Mira como somos, estamos en familia, entre colegas, estrechando las manos y luchando a mi alrededor,
Yani, bize baksana, haşin bir aile gibiyiz, takılıyoruz ve el sıkışıyoruz ve güreşiyoruz her tarafta.Nhìn chúng tôi nè, một gia đình khó khăn, chơi vòng vòng, bắt tay nhau và tranh vật nhau.
Yani, bize baksana, haşin bir aile gibiyiz, takılıyoruz ve el sıkışıyoruz ve güreşiyoruz her tarafta.No bo spójrz na nas, jesteśmy taką nieokrzesaną rodziną, trzymamy się razem, ściskamy ręce, przepychamy się.
Yani, bize baksana, haşin bir aile gibiyiz, takılıyoruz ve el sıkışıyoruz ve güreşiyoruz her tarafta.Имам предвид - виж какви сме, грубиянското семейство, другаруващо, ръкуващо се и боричкащо се около мен.
Yani, bize baksana, haşin bir aile gibiyiz, takılıyoruz ve el sıkışıyoruz ve güreşiyoruz her tarafta.Я думаю, посмотрите, как мы, грубая семья, повсюду дружим, пожимаем друг другу руки и повсюду боремся.
Yani, bize baksana, haşin bir aile gibiyiz, takılıyoruz ve el sıkışıyoruz ve güreşiyoruz her tarafta.כלומר, תראי אותנו, המשפחה המחוספסת, מסתחבקים, לוחצים ידיים ומתאבקים מסביבי.
Yani, bize baksana, haşin bir aile gibiyiz, takılıyoruz ve el sıkışıyoruz ve güreşiyoruz her tarafta.اقصد, انظري إلينا نحن عائلة مترابطة نتسكع, نصافح ايداينا, ونتصارع في الجوار
Yani, bize baksana, haşin bir aile gibiyiz, takılıyoruz ve el sıkışıyoruz ve güreşiyoruz her tarafta.握手をすれば レスリングが始まるような ガソリンも入場料も がんがんカードできって
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod