Ana içeriğe geç
Sözlük

haşa ile cümle

haşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yeniden hasar gören denizaltı, bunun üzerine bulunduğu yerde bırakıldı.Tako je postala najtežje poškodovana podmornica, ki se je vrnila na popravilo v domače pristanišče.
1945 yılında Hasanoğlan Köy Enstitüsü müdürlüğüne atandı.Leta 1950 so ga odstavili z mesta predstojnika inštituta.
Ayrıca İngiliz Inflexible ve Fransız savaş gemileri Suffren ve Gaulois çok ağır bir şekilde hasar almıştır.Med napadom sta bili težje poškodovani tudi francoski bojni ladji Suffren in Gaulois.
O günden sonra her hasat sonrasında yemek geleneği sürer.Na vsake toliko časa pojedo kakšen paradižnik.
1897 yılındaki bir depremde büyük hasar görmüştür.Grad je bil leta 1897 močno poškodovan v potresu.
Özellikle kalbi büyük hasar görmüştür.Veliko je je zlasti v možganih.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Trečdalis namų buvo apgadinti, gyventojų skaičius sumažėjo dvigubai.
İyi hasatları ve kârı o getirirdi.Jis užtikrino gerą pelną ir derlių.
Eylül ayı sonlarında hasat edilir.Subręsta rugsėjo pabaigoje.
1789'da aldığı bir hasar sonucu, sol gözünün görme yetisini kaybetmiştir.1774 m. sužeistas, neteko kairiosios akies.
Doğmamış çocukta hasara yol açma şüphesi var.Kartais pasitaiko, kad gimęs kūdikis neturi užkrūčio liaukos.
Tohum ekiminden ilk hasada kadar geçen süre dört yıldır.Juk nuo pirmojo pastatymo jau praėjo keturi dešimtmečiai.
1522'de bir deprem ile büyük hasar görmüştür.1825 m. stipriai nukentėjo nuo žemės drebėjimo.
Şehir, 12 Ocak 2010 da gerçekleşen 2010 Haiti Depremi ile büyük ölçüde yıkılıp ağır hasar gördü.2010 m. sausio 12 d. miestą smarkiai nuniokojo Haičio žemės drebėjimas.
Bunun yanında hasatların kötü çıkması ile açlık korkusu vardı.Su atšalimu atėjo ir badas.
Temmuz başından itibaren hasat edilmeye başlanır.Liepos viduryje pradeda skraidyti.
Hasankeyf'in eski evlerinin başka bir görünümü.Dar vienas Frydšteino pilies vaizdas.
Yıllar evvel Hasanoğlu diye 3-4 haneli bir yerde yaşamışlar.Daug metų dirbo net su 3-4 chorais.
Bu roman Yarınların Tohumu (1932) ve Don’da Hasat (1960) olmak üzere 2 kısımdan oluşmaktadır.Šią knygą sudaro dvi dalys: „Rytojaus sėklos“ (1932 m.) ir „Dono derlius“ (1960 m.).
Çime saplanan uçakta ciddi hasar oluştu.Per karą Lentvaris smarkiai nukentėjo.
Ancak bu olay arter'de endotel hasarına neden olur.Toks dantis gali sukelti sunkumų endodontinio gydymo metu.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.Jas pažeidus galimi ilgalaikiai smegenų pažeidimai.
Yapılan anestezinin türü, hasarın karmaşıklığına bağlıdır.Inkubacijos laikotarpis užtrunka priklausomai nuo problemos sudėtingumo.
Uzun Hasan'ın büyük oğluydu.Jis turėjo vyresnį brolį Hasaną.
Toplamda 290 döşeme hasar gördü.Pavyko užregistruoti net 290 kA.
Bu anıt savaş boyunca hasar aldı veya yok edildi.Karo metais dauguma eksponatų buvo sunaikinti arba išgrobstyti.
Amirallik gemisi Barbaros Hayreddin, ağır hasar aldı ve onarılmak üzere geri gönderildi.Žygyje Šakltonas sunkiai susirgo ir buvo išsiųstas atgal į laivą.
Kent, 1920 depreminde büyük hasar görmüştür.1920 m. miestą smarkiai nuniokojo žemės drebėjimas.
Özellikle kazlar ve martılar çok ciddi hasarlara neden olurlar.Rauginti ir marinuoti agurkai sukelia ypač stiprią virškinimo liaukų sekreciją.
Ağır hasar almıştı ve batmaya başladı.Naine sai nii rängalt viga, et hakkas lonkama.
Beyin hasarları birkaç boyutta sınıflandırılabilir.Ajude äravoolu võib mitut moodi liigitada.
Kitzbühel, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'ndan yıkımsız-hasarsız olarak çıkmıştır.Kitzbühelil oli ka õnne jääda kahjustamata esimese ja teise maailmasõja laastamistööst.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.70% hoonetest said kahjustusi, umbes pool elanikest jäid peavarjuta.
Kas hasarı bu faktörlerle ilişkilendirilmektedir.Mullahingamine on mõjutatud nende tegurite koosmõjust.
Böylece 1816'da Yaz Yaşanmayan Yıl olarak bilinen küresel bir hasat kıtlığı oluştu.1816. aasta sai maailmas tuntuks kui aasta ilma suveta.
Binada ağır hasar oluştu.Hoone sai kergelt kahjustada.
Kimse yaralanmadı ama yaklaşık 50 milyon avronun üzerinde hasar gerçekleşti.Õnnetuses keegi vigastada ei saanud, kuid merre voolas umbes kakssada tonni naftat.
3000'den fazla ev de hasar gördü.Hävis ka üle kolmesaja hoone.
Fakat bunca hasara rağmen hiçbir can kaybı olmadı.Kõigist püüdlustest hoolimata ei jõudnud see liin kasumisse.
Böylece hücre ölümünün ve bölünmesinin regülasyonu hasara uğrar.Selles faasis on rakkude jagunemine ja suremine tasakaalus.
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.Haimon sai seejärel kokkupõrkes isaga surma.
Belirli mevziî raporlarda bütün şehrin ve hatta küçük mahallelerin büyük hasar gördüğü belirtiliyor.Tõenäoliselt osutavad väiksemad arvud linna ja suuremad arvud kogu valla pindalale.
En sonunda gemisi büyük bir hasar alır.Laev sai tugevasti kannatada.
Gözdeki bu hasar özellikle denizde veya yerde kar olduğunda risk taşır.Seejuures õhk jahtub ning selle niiskus sajab vihma või lumena alla.
1704 yılındaki yangında binanın içi hasar gördü.Linn hävis 1703. aastal tulekahjus.
Katedral hasar gördü ve yavaş yavaş çürümeye yüz tuttu.Katoliku kalmistu vajus unustusse ning see hävines tasapisi.
Saldırıda civar binalar da hasar görmüştür.Nende rünnakute käigus said kahjustusi ka elumajad.
Kilise nartheksinde bulunan freskler ciddi biçimde hasar görmüştür.Serafiimlaste kirikus käiv rahvahulk aga järjest vähenes.
Nakliyat sigortası hasar incelemelerinde, avaryanın müşterek mi yoksa hususi mi olduğu önem taşır.Põrututusindikaator näitab, kas kaup on transportimisel või ladustamisel saanud ohtlikke põrutusi.
Diğerleri kısmen hasarlıydı ve geride kalmışlardı.Lõpuks osad neist tüdinesid ja lahkusid.
2 Mayıs 1620'de bir depremde şehirdeki birçok bina hasar gördü.2. augustil 2007 toimunud maavärinas said paljud linna hooned kannatada.
Şehir merkezi bu saldırı sonucu neredeyse % 90 oranında hasar gördü.Sõjategevuses hävis lõpuks 90% linnast.
Hasankeyf ve yeni köprü.Renessansi ja uusaja kunst.
Hasankeyf'in eski evleri.Endine jaamahoone.
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.Laev oli saanud vigastusi ning saadeti kohe remonti.
Dahası bir o kadarı da hasat sırasında ve taşınırken kaybediliyordu.Täpsemalt puhkamisega puhkamise ajal ja liikumisega liikumise ajal.
(2017, yüksek lisans tezi) Cuşa, Hasan.(Tallinn, 2017) Seisa siin, Pärt!.
Uzay mekiği iniş sırasında hasar görmüştür.Kosmosesüstik hakkas kontrolli kaotama.
Kırılgan olmaya başak ekseni ise hasadın verimliğiyle doğrudan ilintilidir.Nauding, mida eneseohverdaja tunneb, on otseselt seotud julmusega.
Kuleler belirli alandaki düşman birimlere hasar verir.Tankitõrje on väeüksuste tegevus vaenlase soomustehnika vastu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod