Ana içeriğe geç
Sözlük

haşa ile cümle

haşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hızlı büyüyen bitkiler, tohumlama aşamasından45 gün sonra hasada hazır hale gelecek kadar gelişir.הצמחים גדלים במהירות ותוך 45 ימים מתאריך הזריעה ניתן לקצור אותם.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.אצל ילדים עלול להיווצר נזק תמידי למוח.
Daha az hasar verirler ve daha çok hasar alırlar.אני מרגישה שהם גורמים להרבה יותר נזק.
1627 ve 1657 yıllarında ağır hasar gören şato, 1720'de yıkıldı.המצודה ניזוקה קשות בשנים 1627 ו-1657 ובשנת 1720 היא נחרבה סופית.
Binada ağır hasar oluştu.לבניין נגרם נזק כבד.
Sonuç olarak az bir miktar hasar oluşmuştur.נגרם נזק מועט.
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.לאחר מכן הלך ראובן לשמש את אביו.
Hasan'ın teslim olacağını sanan bir kısım birlikler, Hasan'a asi oldular ve ona saldırdılar.בעקבות זאת, חלק מהחיילים חשבו כי חסן מתכוון להיכנע ותקפו אותו.
Mürettebatta bir yaralanma yoktu, fakat çarpışmada iki tekne de hasar gördü.איש לא נפגע, אבל שתי הצוללות נפגעו בהתנגשות.
Hasan istediği gibi dayısına benzemedi.במהותו האסלאם איננו כפי שהם טוענים לייצגו.
Yaz başında hasat edilir.הפריחה בתחילת הקיץ.
Hasan el-Benna Şubat 1949'da hükümetin göz yumduğu bir suikast sonucunda Kahire'de öldürüldü.אל-בנא נהרג ככל הנראה בידי סוכני ממשלה בפברואר 1949, בקהיר.
Yokohama, Kawasaki ve diğer büyük şehirler 1945'teki Amerikan bombardımanıyla ağır bir hasar gördü.ב-1945 היו נתונות הערים יוקוהמה וקווסאקי להפצצות הכבדות ביותר מכל ערי יפן מידי האמריקנים.
Kinto-un asla hasar görmez.עם זאת, לקייקו לא נגרם נזק.
Bu kitapların 58’i depremde hasar görmüş.ילידי 58 נפטרים ב-58 מדיה וקבצים בנושא 58 בוויקישיתוף
Katar’ın ayrıca Mogadişu’da, Büyükelçi Hasan Bin Hamza Asad Mohammed’in önderliğinde bir elçilği bulunuyor.קטר מחזיקה שגרירות במוגדישו גם היא, בראשות השגריר חסן בן חמזה אסד מוחמד.
Sohrab: Hasan'ın oğludur.סוהראב: בנו של חסן.
Ayrıca, 2007 yılında doğadan toplanan organik ürünler 30 milyon hektardan hasat edilmektedir.מתקן התפלה פלמחים שהחל לפעול בשנת 2007 מספק כ-30 מיליון מטר מעוקב מים בשנה.
Şu an Hasan Şıldak Burdur Valiliği görevini yürütmektedir.כיום הומסטאר מתנהג בתפקיד הטיפש הנחמד.
DNA hasarı alan hücrelerin yıkımı.קשירת מחזור התא לנזקי DNA.
Bu roman Yarınların Tohumu (1932) ve Don’da Hasat (1960) olmak üzere 2 kısımdan oluşmaktadır.הוא כולל שני חלקים: "זרעי המחר" (1932) ו"קציר הדון" (1960), ומשקף את החיים בשנות העבודה השיתופית באזור הדון.
Hasan onları yendi.טמוג'ין מביס אותם.
Canları düşüktür ama yüksek hasar verirler ve kolay ölebilirler.הם לא הסבו נזקים קשים אך נעו מהר.
Eylül ayı sonlarında hasat edilir.היא תורכב באופן סופי באמצע ספטמבר.
Otuz Yıl Savaşları sırasında kent ağır hasarlar görmüştür.במהלך מלחמת שלושים השנים העיר סבלה קשות.
1970 Bhola kasırgası bölgeye çok büyük bir hasar verdi ve tahminlere göre 500 bin kişiyi öldürdü.ב-1970 סופת ציקלון הרסנית הרגה, לפי ההערכות, כ-500,000 בני אדם באזור.
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.ספינת המשמר שניזוקה קשה, תוקנה והוחזרה לפעילות.
Bir sivil öldü, şehir sınırlı bir şekilde hasar gördü.מאות אזרחים נהרגו, והעיר הידרדרה לאנרכיה.
Torpil, geminin kaptan köşkü altında patladı ve ciddi hasara yol açtı.הטורפדו פגע מתחת לגשר האונייה, ופער חור בדופנה.
Ağır hasar verirler.הם פגע רע.
Hasan İzzettin Dinamo, 1986, sayfa 275. ^ a b a.g.e.ווייסענבערג בוכפאנד, 1986, עמ' XXIII Liptzin, pp. 257.
Dört balıkçı teknesiyle iki istimbot ağır hasar gördü.כן ניזוקו ארבע ספינות דיג.
Hasan Subaşı Tesisleri, Muratpaşa İlçesi’nin Meltem Mahallesi’nde, 100.דירוג משרדי עורכי הדין בתחום חדלות פרעון, באתר DUN'S 100.
“Evet yaşlanıyorum, bir yıl daha geçti, sende, toprak sende bir hasat geçirdin.תחילה התגוררו בגבעתיים, וכעבור כשנה, עברה המשפחה לרמתיים (שלימים הפך להוד השרון).
Hasan Ali.אהרון ל.
Katedral 29 Mayıs 2006'daki yangın ile hasar görmüştür, fakat iç kısmı büyük oranda sağlam kalmıştır.הכנסייה נפגעה בשריפה ב-31 בדצמבר 1996 אך עברה שיפוץ מקיף.
Kilisenin topladığı hasat vergileri üzerinde hiçbir hukuki hakkı bulunmamakta idi.לא ניתן היה להטיל שום מס על רכוש הכנסייה.
İyi hasatları ve kârı o getirirdi.ייהנו מאוד מריכולים ועשיית כסף.
Yabancı madde hasarı uçak hasarlarının en önemli nedenlerinden biri.כאמור, גורמים אנושיים הם הסיבה העיקרית לתאונות אוויריות.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.За щастие няма пострадали хора, но са нанесени материални щети.
Ayrıca İngiliz Inflexible ve Fransız savaş gemileri Suffren ve Gaulois çok ağır bir şekilde hasar almıştır.Повредени са и френските кораби Suffren и Gaulois.
Ekim 1944'te Nibelungenwerke fabrikası ciddi bir bombardıman saldırısı sonucu hasar gördü.През 1944 г. фабриките на Opel претърпяват сериозни поражения вследствие на съюзническите бомбардировки.
Hasan istasyona gider.Йохан го изпраща на гарата.
İkizler Hasan ve İbrahim müzisyen ailesinde doğdu.Хасан и Ибрахим с първи сборник авторска музика Близнаците Хасан и Ибрахим са родени в семейство на музиканти.
Şehirdeki binaların %30’u ya yıkıldı ya da ağır hasara uğradı.90% от зданията са унищожени или силно повредени.
Bu onların görüşüdür." 1968 Hasan KOÇDEMİR1968. „Ти приличаш на моя сълза.
Kinto-un asla hasar görmez.Уинтърмют никога не е намерен.
Savaş süresince endüstrisi hasar gören birçok ülke ekonomisini tekrar yapılandırma dönemine girişti.В следвоенния период в страната дълго се възстановяват разрушената инфраструктура и икономика.
Bir sivil öldü, şehir sınırlı bir şekilde hasar gördü.Градът е подложен на оплячкосване и част от населението е избито.
En sonunda gemisi büyük bir hasar alır.Крайцера получава значителни повреди.
Ancak kısa zamanda bu hasarlar onarılmıştır.По-късно щетите са санирани.
Hasan Sırrı.Тайната на Лусинда.
Bu çarpma sebebiyle arka basınç perdesinde hasar meydana geldi.Причината за това е вероятна повреда по задното крило.
Köyün adının Hasan Huseyin koymustur.Селото носи името Хасан факъ.
Diş çürükleri (kaviteleri), dişlerin yapısına hasar veren bulaşıcı bir hastalıktır.Кариесът е инфекциозно заболяване, което води до разрушаване на твърдите тъкани на зъбите.
Hasan Baba ve Sarıkız, ildeki en ünlü ermişlerdir.Хепатит А и В са най-добре познати.
1978 yılında meydana gelen depremde ciddi hasar gören cami onarılmamış, sadece iskelelerle desteklenmiştir.Солунското земетресение от 1978 г. не нанася щети на сградата.
1990'da bir yük gemisinin yalıya çarğması yüzünden hasar gördü ama daha sonra restore edildi.В 1986 година изгаря след небрежност, но бързо е възстановена.
Chuseok (Korece: 추석) veya hangawi (한가위), büyük bir Kore hasat festivalidir.Джезве (на турски: cezve) или кафеник представлява специален съд за приготовление на турско кафе.
Hasar görmüş daha sonra yeniden restore edilmiştir.Разрушена е, а след това е реставрирана.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod