Ana içeriğe geç
Sözlük

haşa ile cümle

haşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hastane dahil birçok bina büyük hasar gördü.Mange bygninger blev svært beskadiget.
Ancak Yıldırım büyüsü aynı hasarı veremez.Genopvarmning giver dog ikke det samme problem.
Bölgenin işgal hasar raporunu hazırladı.Selskabet tegner skadesforsikringer.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.Progressive cerebral ødemer kan også opstå.
Canları düşüktür ama yüksek hasar verirler ve kolay ölebilirler.Gør stor skade, men udsletter sig selv.
Owen fırtınada hasar alan hastane için kolları sıvar.Brown døde af en infektion i forbindelse med en dialyse på Sygehus Vendsyssel.
Birçok önemli metabolik reaksiyon sekteye uğrar, enzimler hasar görür.Som med de fleste metaboliske reaktioner I kroppen styres omsætningerne af enzymer.
27. Hasan Güngörmez.Mahan, 27.
Bu çabalara rağmen söylenene göre ağaç 1907 yılında bir kar fırtınası sırasında büyük hasar gördü.Til tross for dette, ble treet sterkt skadet i en snøstorm i 1907.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Ingen drepte, men store materielle skader.
Kas hasarı fiziksel (çarpışma sonrası yaralanma gibi), kimyasal veya biyolojik faktörlerden kaynaklanabilir.Denne skaden kan være forårsaket av fysiske (for eksempel knusningsskade), kjemiske eller biologiske faktorer.
Ağır hasar verirler.Fikk store skader.
O gece hasarlı Venedik gemileri batıya doğru yola çıktılar.Den kvelden seilte de hardt skadde venetianske skipene vestover.
Kütüphane, 1999 yılındaki Marmara depreminde ağır hasar gördü.Byen ble hardt skada av Marmarajordskjelvet i 1999.
Diğer çeşitli kiliseler ve binalar hasar gördü.Mange kirker og andre bygninger ble ødelagt.
Sert esen rüzgar bazı Venedik gemilerine hasar vermiş ve onları çıpada kalmaya zorlamıştır.Kraftig vind gjorde skade på noen av de venetianske skipene, så de ankret opp igjen.
Oyunda, araba ve bazı binalar gibi belirli nesneler de hasar görebilmektedir.Visse objekter, som biler og bygninger, kan ødelegges.
USS Cassin muhribi alabora oldu ve muhrip Downes ciddi hasar gördü.Jageren USS «Cassin» kantret, og jageren USS «Downes» ble sterkt skadet.
Ağır hasar gören Colomba gemisindeki Alman birlikleri neredeyse isyan etme seviyesine geldiler.De tyske soldatene ombord på den nesten sunkne «Colomba» gjorde opprør.
Yusuf ve Bünyamin babası Yakup ve annesi ile Hasankeyf ’te yaşamaktadırlar.Abrahams Gud og Nahors Gud, deres fars Gud, skal dømme mellom oss.»
Türkiye'de bunun en güzel örneği Hasankeyf’dir.I Nederland er godverdomme det styggeste.
Aşırı şekilde hasar görmüş olan orijinali uzun zaman önce kaybolmuştur.Det originale eksemplaret hadde for lenge siden gått tapt.
29 Ağustos 2005 te başlayan Katrina Kasırgasında şehir 90% hasar görmüştür.Byen fikk omfattende ødeleggelser den 29. august 2005 av orkanen Katrina.
Boksun, beyinde hasara yol açtığını belirtiyorlar.Tigeren forklarer at noe i hjernen hans gir ham enorme smerter.
Hasan ibn Ali'nin mezarınında bulunduğu El-Bâki.Gravstedet til Husayn ibn Ali ligger her.
Hasan Aktürk.Haakon Hjelde ...
Yine de, hasatlar asla yeniden 1956 düzeyine ulaşamayacaktı.Innhøstingen ble senere aldri så god som i 1956.
25 Ağustos 1912'de çıkan bir yangında bina bir hasar aldı ama bu hasar sonraki seneler giderildi.En brann skadet teatret 25. august 1912, men det ble gjenoppbygget.
Tamamiyle hasar kelimesinden kasıt araç hiçbir zaman Lamborghini veya MTIye geri gönderilmemiştir.De ødelagte restene ble aldri returnert til Lamborghini eller MTI.
Hasar görmüş daha sonra yeniden restore edilmiştir.De skadede delene er senere gjenoppbygget.
Bu günlerde büyük bir ölçüde hasar gördü.Det ble også denne gangen store materielle skader.
Karısı Elif, çocukları Hasan, Ummuhan ve kendisi ise yürümektedir.Liáng-klanen og familien til hans kone Sūn Shòu (孫壽) ble massakrert.
Gerçek bir hasara yol açmadı.Men noen direkte skade gjør de ikke.
Hasan onları yendi.Rohan vant da slaget.
Volage gemisinin hasarı nispeten daha azdı.Stormarks tropp hadde en mindre skade.
İngilizcedeki assassin) Arapça kökenlidir (Arapça: حشّاشين, haşâşîn).Det arabiske navnet er Faqoa (arabisk: جبال فقوعة‎).
Her yıl hasattan önce kurban verilir.Hunnen velger skudd fra året før.
Hasar alan gemi tahliye edilse de 40 kişi hayatını kaybetti.Av de totalt 45 personene som var ombord mistet 40 personer livet.
Toplam hasar 3,77 milyon dolardı.Produksjonskostnadene var på 3,7 millioner dollar.
Kinto-un asla hasar görmez.Quanah ble aldri gjenstand for noen rettforfølgelse.
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.Skipet ble påført betydelige skader, men ble reparert.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.Den ble ødelagt av en brann en gang rundt 165 f.Kr., men reparert.
2 Temmuz'da Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF)'nin hava bombardımanının sonucu hasar görmüştür.Den 1. mai 1982 startet Royal Air Force bombing av flyplassen.
Tohum ekiminden ilk hasada kadar geçen süre dört yıldır.Etterskjelv vedvarte i fire år etter hovedskjelvet.
Arabalar oyun içerisinde çok az da olsa hasar almaktadır.Skader er svært sjelden i sporten.
Krizler onun kalbinde kalıcı hasarlara yol açtı.Forholdene i konsentrasjonsleiren ødela hans helse permanent.
1990'ların başlarında sivil savaş sırasında havaalanı ağır bir şekilde hasar gördü.Godstrafikken har falt dramatisk som følge av borgerkrigen på midten av 1990-tallet.
1942) 19 Mart - Hasan Celal Güzel , Türk siyasetçi ve bürokrat (d.19. mars – Hasan Celal Güzel, tyrkisk journalist og politiker (73).
13 kişi hayatlarını kaybettei ve şehrin önemli birçok binası hasar gördü.13 mennesker ble drept og mange av bygningene i byen ble ødelagt, noe som forsinket boligprogrammet betydelig.
Böyle bir durumun hesaplanamayacak derecede büyük hasarlara sebebiyet verebilirdi.Risikoen for slik skade kunne ikke anses ekstraordinært.
1960 Agadir depremi şehre büyük hasar verip 15,000 kişiyi öldürdü.1960 – Agadir i Marokko rammes av et kraftig jordskjelv som tar livet av mer enn 10 000 mennesker.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Mer enn halvparten av pasientene opplever nyreskade, inkludert terminal nyresykdom (ESRD).
Sütunun eski yeri ise Amerikan hava bombardımanları ile ağır hasar aldı.På grunn av sin strategiske beliggenhet ble det hardt rammet av amerikansk bombing.
Babası Terazici Hasan Ağa idi.Hvem var Harald Hårfagre?
1832 yılında meydana gelen depremde de büyük ölçüde yapıda hasarlanma olmuştur.Kanskje hadde de også et stort forlis i 1842 i minne.
Binanın çatısı 1990 yılında çıkan bir yangında ciddi hasar görmüştür.I 1990 ble bygningen sterkt skadet i en stor brann.
Bu özellik, yakın ve orta mesafedeki her şeye ağır hasar verir.Dekkvingene er smale, betydelig avsmalnende rundt midten.
Bu genellikle hastalığın veya idrar sistemindeki bir hasarın göstergesi olmaktadır.Tilstanden er vanligvis et resultat av skade eller sykdom.
USS Maryland - Hasar gördü.«Kristoffer Joner skadd under katastrofe-innspilling.
Şehir, 12 Ocak 2010 da gerçekleşen 2010 Haiti Depremi ile büyük ölçüde yıkılıp ağır hasar gördü.Et kraftig jordskjelv rammet Haiti 12. januar 2010.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod