hızla ile cümle
hızla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Uçak sahilden ayrılırken düz uçuşa geçmeden önce hızla yükseldi.The plane rose sharply before leveling off as it left the coast.
Yenin değerlenmesi o şirketin düşüşünü hızlandırdı.The yen's appreciation accelerated the decline of that company.
Sürücü arabasını hızlandırdı.The driver accelerated his car.
Bir araba son hızla geçti.A car passed by at top speed.
Onlar düdük sesini duyduklarında son hızla başladılar.On hearing the whistle, they started at full speed.
Polis arabası oldukça yüksek hızla sürüyordu.The police car was driving at fairly high speed.
Otobüs yavaş yavaş hızlandı.The bus picked up the speed gradually.
Fareler hızla ürerler.Rats breed rapidly.
Haber hızla yayıldı.The news quickly spread.
Tren saatte 50 mil hızla gidiyordu.The train is traveling at the rate of 50 miles an hour.
Tren hızlandı.The train gained speed.
Uçak saatte beş yüz kilometre hızla uçar.The airplane flies at a speed of five hundred kilometers per hour.
Uçak sesten hızlı hızlara ulaşabilir.The airplane is capable of supersonic speeds.
Parti hızla temel kazandı.The party gained ground rapidly.
Şehir son zamanlarda hızla genişledi.The city has rapidly expanded recently.
Hırsız hızla kaçtı.The thief ran fast.
Politika yalnızca enflasyonu hızlandıracak.The policy will only accelerate inflation.
Araba son hızla uzaklaştı.Away went the car at full speed.
Hata onun emekliliğini hızlandırdı.The mistake hastened his retirement.
Tartışma hızla kontrolden çıktı.The argument quickly got out of control.
İyi haber, köyün içinde hızla yayıldı.The good news spread through the village quickly.
Öğrenci sıkı çalıştığından beri hızla ilerliyor.Since the student has worked very hard, he is making rapid progress.
Hareket hızla zemin kazanıyor.The movement is rapidly gaining ground.
Sadece onu hızlandırmaya çalışın.Just try to wing it.
Bu belgeleri hızla gözden geçirmeni istiyorum.I'd like you to quickly look over these documents.
Bu araba saatte 60 km hızla gidiyor.This car is going 60km an hour.
Bu ülkede doğum oranı hızla düşüyor.The birthrate is rapidly declining in this country.
Son tayfunda, rüzgar saatte 200 kilometre hızla esti!In the last typhoon, the wind blew at over 200 kilometers per hour!
Koko, hızla öğrenmeye devam etti.Koko continued to learn fast.
Noel hızla yaklaşıyor.Christmas is fast approaching.
Tavşanlar hızla ürerler.Rabbits breed quickly.
Çantanı alıp hızla eve gitmelisin.You should grab your bag and hurry home.
Spiker hızla konuşabilir.The announcer can talk rapidly.
19. yüzyılda göçmenlerin sayısı hızla arttı.In the 19th century, the number of immigrants swelled rapidly.
Polis beni durdurduğunda saatte 120 kilometre hızla sürüyordum.I was driving at 120 kilometers per hour when the police stopped me.
Trafik hafif olduğu sahile giden yolu hızla katettik.Since the traffic was light, we made good time driving to the beach.
Işık saniyede yaklaşık 186.000 mil hızla ilerliyor.The light travels at about 186,000 miles a second.
Işık saniyede 186.000 millik bir hızla hareket eder.Light travels at a velocity of 186,000 miles per second.
Kamu hizmetleri sektörünün hızla büyümesini bekliyoruz.We expect rapid growth of the utilities sector.
Çocuklar babalarını hızla ayrılmaya zorladı.The kids urged their father to leave quickly.
Bir çocuk 13 ve 16 yaşları arasında hızla gelişir.A child develops rapidly between the ages of 13 and 16.
Hepimiz hızla gemiye çıktık.All of us climbed aboard quickly.
Broşüre hızla göz atmak.I glanced through the brochure.
İşi hızlandırmak zorunda kaldım.I had to hurry the work.
Zaman hızla geçti ve iş hiç ilerlemedi.Time passed rapidly and the work didn't advance at all.
Zaman hızla geçti.Time went quickly.
Kalbimin hızla çarptığını hissettim.I felt my heart beating rapidly.
Kalbim hızlandı.My heart quickened.
Endişeler onu hızla yaşlandırdı.Worries aged him rapidly.
Dünya gitgide artan bir hızla değişiyor.The world is changing more and more quickly.
Typhoon No.11 saatte yirmi kilometre hızla kuzeye doğru ilerliyor.Typhoon No.11 is moving up north at twenty kilometers per hour.
Et sıcak havalarda hızla çürür.Meat decays quickly in warm weather.
Elektronik ticaret hızla yayılmaya başladı.Electronic commerce began to spread rapidly.
Genç hayvanlar hızla yeni bir çevreye uyum sağlarlar.Young animals adapt quickly to a new environment.
O, birden arabayı hızlandırdı.Suddenly, he accelerated the car.
Japon ekonomisi hızla gelişti.The Japanese economy developed rapidly.
Bir kedi odadan dışarıya hızla koştu.A cat dashed out of the room.
Parmakları klavyenin üzerinde hızla hareket etti.His fingers ran swiftly over the keys.
Onun yürüyüşü hızlandı.His pace quickened.
O, hızlandı.He accelerated.