hızlı hızlı ile cümle
hızlı hızlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ken hızlı koşmalıdır.Ken must run fast.
Üçü arasında, Ken en hızlı koşar.Ken runs fastest of the three.
Ken senden daha hızlı koşar.Ken runs faster than you.
Kate İngilizceyi çok hızlı konuşur.Kate speaks English very fast.
Sınıfında hiç kimse ondan daha hızlı değildir.No one in his class is faster than he is.
Kumiko Tom kadar hızlı koşar.Kumiko runs as fast as Tom.
O kadar hızlı konuşuyorsun ki söylediğin bir kelimeyi bile anlayamıyorum.You talk so fast I can't understand a word you say.
Çilekler neredeyse onları toplayabildiğimiz kadar hızlı olgunlaşıyordu.The berries were ripening almost as fast as we could gather them.
İngilizcenin öyle hızlı konuşulduğunu hiç duymadım.I've never heard English spoken so quickly.
Bu, dünyanın en hızlı treni.That is the fastest train in the world.
Birçok Amerikalı hızlı arabaları sever.Many Americans like fast cars.
Arkadaşlar edinmede çok hızlı değil.He is not very fast at making friends.
O köpek ne kadar hızlı koşuyor!How fast that dog runs!
Bu köpek çok hızlı koşar.That dog runs very fast.
Çok hızlı koşarsın.You run very fast.
Hızlı koşabilir misin?Can you run fast?
Hızlı koşmak zorunda değilsiniz.You do not have to run fast.
Hızlı iyileşmenizi umuyoruz.We are hoping for your quick recovery.
TGV dünyadaki herhangi bir trenden daha hızlı gider.The TGV goes faster than any other train in the world.
İki yaşındaki bir çocuk bu kadar hızlı koşabilir mi?Can a two-year-old boy run that fast?
Hızlı, yavaşın zıddıdır."Fast" is the opposite of "slow."
Sana, elimden gelen en hızlı şekilde yazacağım.I will write to you as soon as I can.
Kim daha hızlı koşar, Ken mi Tony mi?Who runs faster, Ken or Tony?
Kim daha hızlı koşar? Ken mi, Tony mi?Who runs faster, Ken or Tony?
Köpek koşabildiğince hızlı kaçtı.The dog ran off as fast as it could.
Bir köpek bir insanın koşabildiğinden daha hızlı koşabilir.A dog can run faster than a man can.
Işık sesten çok daha hızlı hareket eder.Light travels much faster than sound.
Işık sesten daha hızlı hareket eder.Light travels faster than sound.
Işık sesten daha hızlı ilerler.Light travels faster than sound.
Konuşmacı hızlı konuştuğu için az sayıda kişi onu izleyebildi.Because the lecturer speaks quickly few people could follow him.
Yeni sekreter eskine göre daha hızlı daktilo kullanıyor.The new secretary types faster than the old one.
En hızlı seyahat aracı uçaktır.The quickest means of travel is by plane.
Son zamanlarda bu ürün için talep arzdan daha hızlı artmıştır.Recently the demand for this product has increased faster than the supply.
Başlangıçta, çok hızlı konuştukları zaman insanları zorlukla anlardım.At first, I had difficulty understanding people when they spoke too fast.
Gelirler artıyor, ancak masraflar kadar hızlı değil.Revenues are growing, but not as fast as costs.
Kız kardeşim çok hızlı yüzebilir.My sister can swim very fast.
Çocuğun ne kadar hızlı büyüdüğünü görmek şaşırtıcıydı.It was surprising to see how fast the child grew up.
Belediye başkanının istifasıyla ilgili haberler hızlı bir şekilde dolaştı.The news of the mayor's resignation traveled fast.
Ona yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with him.
Öğretmenimiz bazen hızlı konuşur.Our teacher sometimes speaks quickly.
Güzel manzaranın tadını çıkarmak için fazla hızlı sürdük.We drove too fast to enjoy the beautiful scenery.
Ağabeyim çok hızlı bir şekilde ev ödevini bitirdi.My elder brother finished his homework very quickly.
Patronum kitapları çok hızlı okuma yeteneğine sahiptir.My boss has the ability to read books very fast.
Benim kalbim hızlı çarpmaya başladı.My heart began to beat fast.
Erkek kardeşim çok hızlı konuşur.My brother speaks very fast.
Erkek kardeşim benim kadar hızlı koşabilir.My brother can run as fast as I.
Ben mümkün olduğunca hızlı koştum.I ran as fast as possible.
Senin kadar hızlı koşamam.I can't run as fast as you.
Ben senin kadar hızlı koşamam.I can't run as fast as you.
Onun yanında, ben bizim sınıfta en hızlı koşucuyum.Next to him, I'm the fastest runner in our class.
Ken'den daha hızlı koşabilirim.I can run faster than Ken.
Jim kadar hızlı koşamam.I cannot run as fast as Jim.
Ben çok hızlı konuşamam.I'm not able to speak so fast.
Ben çok hızlı yüzebilirim.I can swim very fast.
Elimden geldiği kadar hızlı koştum fakat otobüsü kaçırdım.I ran as fast as I could, but I missed the bus.
Ben en hızlı koşucuyum.I am the fastest runner.
Ben hızlı yüzebilirim.I can swim fast.
Benim hızlı koşabilen bir köpeğim var.I have a dog which can run fast.
Ben hızlı koşmak için gayret ettim.I tried to run fast.
Onlara yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with them.