hırs ile cümle
hırs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sen bir yalancı ve bir hırsızsın Tom. Hayatımdan çık!You're a liar and a thief, Tom. Get out of my life!
Bir hırsız, Sami'nin evine girdi.A burglar broke into Sami's home.
Ben çok hırslıyım.I'm very ambitious.
Hırsızlar müzenin içindeki Kapalı Devre kameralarını devre dışı bıraktı.The thieves disabled the CCTV cameras inside the museum.
Bu yer hırsızlarla ve katillerle dolu.This place is full of thieves and murderers.
Burası hırsızlarla ve katillerle dolu.This place is full of thieves and murderers.
Onların hepsi hırsız ve yalancıdır.They are all thieves and liars.
Onlar hırsız ve katildirler.They're thieves and murderers.
Leyla dükkan hırsızlığından dolayı Kahire'de tutuklandı.Layla was arrested in Cairo for shoplifting.
Diş perisi bir diş hırsızıdır.The tooth fairy is a tooth thief.
Onlar hırsız.They're thieves.
Hırsız neye benziyor?What does the thief look like?
Sami hırsızlığa geri döndü.Sami went back to burglarizing.
Tamamen hırsıma yenik düşmüş durumdayım.I was completely overwhelmed.
Sami, hırsızlık ve uyuşturucuya bağlı suçlarla ilgili bir geçmişe sahipti.Sami had a history of theft and drug-related crimes.
Sami bir hırsız, zinacı ve katildi.Sami was a thief, an adulterer and a murderer.
Muhafız uyuduğu sırada hırsızlar tabloyu müzeden çaldılar.The thieves stole the painting from the museum while the guard slept.
Hırsızlar 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.The thieves were sentenced to 5 years in prison.
Hırsızlar ne yapıyor olduklarını biliyorlardı.The thieves knew what they were doing.
Hırsızlar ne yaptıklarını biliyordu.The thieves knew what they were doing.
Tom hırsızlara istedikleri her şeyi verdi.Tom gave the robbers everything they wanted.
Tom hırsızı bacağından vurdu.Tom shot the burglar in the leg.
Tom hırsızlara istediklerini verdi.Tom gave the robbers what they asked for.
Umarım Tom bunu hırs yapmıyordur.I hope Tom isn't stubborn about that.
Sami açıkça hırslıydı.Sami was obviously ambitious.
O zamanlar ben çok hırslıydım.I was very ambitious back then.
Tom çok hırslı değildi.Tom wasn't very ambitious.
Tom çok hırslıydı.Tom was very ambitious.
Tom hırslı görünüyordu.Tom seemed ambitious.
Tom bir hırsız değildi.Tom wasn't a thief.
Dün gece Tom'un evine bir hırsız girdi.A burglar broke into Tom's house last night.
Tom, hırsızlık nedeniyle Boston'da tutuklandı.Tom was arrested in Boston for shoplifting.
Tom Mary'nin hırslı olduğunu söyledi.Tom said that Mary was ambitious.
Mary, hırslı bir kızdır.Mary is an ambitious girl.
Mary hırslı bir kız.Mary is an ambitious girl.
Tom ve Mary'nin ikisi de gerçekten hırslı, değil mi?Tom and Mary are both really ambitious, aren't they?
Tom ve Mary ikisi de çok hırslı, değil mi?Tom and Mary are both pretty ambitious, aren't they?
Tom ve Mary ikisi de hırslı, değil mi?Tom and Mary are both ambitious, aren't they?
Tom'un yeterince hırslı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is ambitious enough.
Dükkan hırsızlığı suçundan yakalandım.I was arrested for shoplifting.
Dükkan hırsızlığı nedeniyle tutuklandı.I got arrested for shoplifting.
Tom hırslı ama Mary değil.Tom is ambitious, but Mary isn't.
Tom kadar hırslı görünmüyorsun.You don't seem to be as ambitious as Tom.
Tom'un göründüğü kadar hırslı görünmüyorsun.You don't seem to be as ambitious as Tom seems to be.
Tom'un bu kadar hırslı olacağını sanmıyordum.I didn't think Tom would be so ambitious.
Tom bir kimlik hırsızlığının kurbanıydı.Tom was the victim of an identity theft.
Babam hırslı bir adamdı ve büyük miktarda kahve içerdi.My father was an ambitious man and would drink massive amounts of coffee.
Sami hırsızlık çetesini Leyla'nın evine sürdü.Sami drove his gang of thieves to Layla's home.
Sami ve Leyla hırslı bir genç çiftti.Sami and Layla were an ambitious young couple.
Sami, Leyla'nın hırsızlık yapabileceğini düşünmedi.Sami didn't think Layla could steal.
Tom kimlik hırsızlığının kurbanıydı.Tom was the victim of identity theft.
Tom bir hırsız ve bir yalancıdır.Tom is a thief and a liar.
Çok hırslı değilsin, değil mi?You aren't very ambitious, are you?
Tom ve Mary hırslı.Tom and Mary are ambitious.
Tom hırslı bir okuyucu, değil mi?Tom is an avid reader, isn't he?
Hırsız hırsızı tanır, kurt kurdu.A thief knows a thief, and a wolf knows a wolf.
Kıyas neşenin hırsızıdır.Comparison is the thief of joy.
Çalışanı hırsızlıkla suçladı.He accused the employee of stealing.
Bu, onun hırsız olduğunu kanıtladı.It proved that he was a thief.
Hırsızı hemen tarif edebilir misin?Can you quickly describe the thief?
İlgili Sayfalar