hırs ile cümle
hırs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Nhưng , hỡi anh_em , anh_em chẳng phải ở nơi tối_tăm , nên nỗi ngày đó đến thình_lình cho anh_em như kẻ_trộm .
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Nhưng, hỡi anh em, anh em chẳng phải ở nơi tối tăm, nên nỗi ngày đó đến thình lình cho anh em như kẻ trộm.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Pero vosotros, hermanos, no estáis en tinieblas, como para que aquel día os sorprenda como un ladrón
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.ti, atyámfiai, nem vagytok sötétségben, hogy [az] a nap tolvaj módra lep[het]ne meg titeket.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Vi pa, bratje, niste v temi, da vas ta dan zagrabi kakor tat;
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Αλλα σεις, αδελφοι, δεν εισθε εν σκοτει, ωστε η ημερα να σας καταφθαση ως κλεπτης
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Ви ж, браттє, не в темряві, щов той день як злодій, захопив вас.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Но вы, братия, не во тьме, чтобы день застал вас, как тать.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.אבל אתם אחי אינכם בחשך שישיג אתכם היום כגנב׃
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.واما انتم ايها الاخوة فلستم في ظلمة حتى يدرككم ذلك اليوم كلص.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.弟 兄 們 、 你 們 卻 不 在 黑 暗 裡 、 叫 那 日 子 臨 到 你 們 像 賊 一 樣
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.弟兄們 、 你 們卻 不 在 黑暗裡 、 叫 那 日子 臨到 你 們像賊 一 樣
Ama sonunda hırsınızı benden çıkarıyor olacaksınız.하지만 여러분은 저와 이야기를 하고 싶을 것입니다
Ama sonunda hırsınızı benden çıkarıyor olacaksınız.אולם בסופו של דבר תרצו לפנות אליי
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Ale to vedzte, že keby vedel hospodár, v ktorú hodinu prijde zlodej, bdel by a nedal by preboriť svoj dom.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Hãy biết rõ , nếu chủ nhà hay kẻ_trộm đến giờ nào , thì sẽ tỉnh thức , chẳng để cho nó đào ngạch nhà đâu .
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Hãy biết rõ, nếu chủ nhà hay kẻ trộm đến giờ nào, thì sẽ tỉnh thức, chẳng để cho nó đào ngạch nhà đâu.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Jullie begrijpen wel dat iemand niet in zijn huis zou laten inbreken als hij wist wanneer de dief zou komen.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.너희도 아는바니 집 주인이 만일 도적이 어느 때에 이를줄 알았더면 그 집을 뚫지 못하게 하였으리라
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Vedite pa to: Ko bi vedel hišni gospodar, ob kateri uri pride tat, bi čul in ne bi dal podkopati hiše svoje.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.וזאת דעו אשר אם ידע ידע בעל הבית באי זו שעה יבוא הגנב כי עתה שקד שקוד ולא יתן לחתר את ביתו׃
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.وانما اعلموا هذا انه لو عرف رب البيت في اي ساعة يأتي السارق لسهر ولم يدع بيته ينقب.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.家 主 若 知 道 賊 甚 麼 時 候 來 、 就 必 儆 醒 、 不 容 賊 挖 透 房 屋 、 這 是 你 們 所 知 道 的
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.家主若 知道 賊甚麼時 候來 、 就 必 儆醒 、 不容賊 挖 透 房屋 、 這是 你 們 所 知道 的
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.A part qu'elles ont fait l'erreur de signer avec le stylo d'un arnaqueur.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Außer sie haben den Fehler gemacht, mit dem Stift eines Betrügers zu unterschreiben.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.De elkövették a hibát, hogy a csaló tollával írtak.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Förutom de gjort misstag För signering med en hustler's penna.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Namun mereka membuat kesalahan dengan penandatanganan cek dengan menggunakan pena penipu itu.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Z wyjątkiem tego, że popełnili błąd podpisując długopisem oszusta
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Εκτός και αν έκαναν το λάθος να υπογράψουν με τον στυλό του απατεώνα.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.失敗を犯したときだけだ。 さて、ここにあるのは私たちが入手した 小切手のうちの一枚です。
Asa da gerçek sahibini buldu! Bak, Bay Hırsız.Ce bâton a lui aussi trouvé son propriétaire légitime.
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Chi sono i grandi ladri...
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Quienes son los grandes ladrones...
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Vilka de stora tjuvarna är.
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Wie de grote dieven zijn...
Bak, Bay Hırsız. İsteğini yapabileceğimi düşünmüyorum.Nghe này, Trộm bá bá, tôi không nghĩ mình có thể làm được việc ông yêu cầu đâu.
Bak, Bay Hırsız.Mira, Sr. Ladrón.
Bak, Bay Hırsız.Вижте господин крадец.
Bak, Bay Hırsız.Смотри, господин Вор.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Disse ao Comandante Supremo que ainda tinha ambições e que não iria desistir.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Ho detto al Comandante Supremo che ho delle ambizioni, e che non voglio mollare.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Jag sa att jag har min ambition och att jag inte tänker ge upp.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Jeg sagde, at jeg stadig havde ambitioner - - og ikke ville give op.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Le dije al General que aún tenía ambiciones y que no me rendiría.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Powiedziałem naczelnemu, że wciąż mam ambicje i że nie zrezygnuję.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Sanoin ylipäällikölle, että minulla on yhä kunnianhimoa, etten luovuta.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Είπα στον Ανώτατο Διοικητή ότι έχω ακόμη φιλοδοξίες, και ότι δεν θα παραιτηθώ.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Я сказал Главнокомандующему, что у меня ещё есть цели и что я не сдамся.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Als iemand iets ontvreemdt, is hij niet alléén een dief.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Cred că dacă cineva ia ceva ce nu îi aparţine, el nu este doar un hoţ.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Credo che se qualcuno prende qualcosa che non gli appartiene, non sia esclusivamente un ladro.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Estoy seguro que si alguien toma algo que no le pertenece, no es que sea un ladrón.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Hiszem, hogyha valaki elvesz valamit, ami nem az övé, nem csak egy tolvaj.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Jag tror, att om någon tar något som inte tillhör denne, är denne inte bara en tjuv.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Je pense que si quelqu'un prend quelque chose qui ne lui appartient pas, il n'est pas qu'un voleur.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Jeśli ktoś przywłaszczył sobie coś, co do niego nie należało, to nie jest li tylko złodziejem.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Když někdo vezme něco, co mu nepatří, není pouze zloděj.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.그 사람은 단순히 거짓말만 하는 사람이 아니고, 누가 뭘 훔치면 그는 단순히 도둑질만 하는 사람이 아니죠.
İlgili Sayfalar