hırs ile cümle

hırs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hırsızlık yapmamak.Du må ikke stjæle.
Washington D.C., Hirshhorn Müzesi ve Heykel Bahçesi.På Hirshhorn Museum and Sculpture Garden.
Hırsızlık, zina ve birbirlerini kandırma."De stjæler, begår ægteskabsbrud og forråder hinanden".
Hırslı, hep daha fazlasını istiyor.Nærer til stadighed et ønske om at blive højere.
İngilizlerin Kabil'den bu aşağılayıcı çekilmesinin ardından Afganistan'da hırslarını frenlemek zorunda kaldı.Briterne holdt deres ambitioner i Afghanistan i ave efter det ydmygende tilbagetog fra Kabul.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Ved tyveri borttager tyven tingen fra en anden.
Hırsızlardan biri ölür.Den ene af de unge bliver dræbt.
Proudhon, mülkiyet hırsızlıktır demiştir.Dette bunder i forskellen på hvordan Proudhon opfattede ejendom.
Örneğin, hırsızlık yapan bir kişiye, özgürlüğünden mahrum kalması için hapis cezası verilmesi.Frihedsberøvelse er et andet ord for at tage nogen til fange, altså at berøve dem deres frihed.
Beraber ekibin diğer üyesi olan Hirsch ile buluşurlar.Han er desuden med en række øvrige danske rappere med i Kontra Crew.
Kendisi de hırsızlığa teşebbüs eder.De blev også anklaget for tyveri.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Der fulgte adskillige mindre træfninger.
1899 yılında hırsızlıktan hapse atılır.Murværket blev omsat i 1899.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Om det er noen mord jeg angrer idag?
Parker bir hırsızdır.McParland var angrepsspiller.
Bilgisayar hırsızlık yapmak için kullanılamaz.Datamaskiner er forbudt for å forhindre juks.
Annesi ve babası sirk işletirler, ancak hırsızlık suçuyla hapsedilirler.Foreldrene hennes jobbet i sirkus, men moren forlot henne og faren hennes kom i fengsel for tyveri.
Hırsızlar ise bankadan £ 1.5m nakit para ile kaçtılar.Gjerningsmennene kom seg unna med 57,4 millioner kroner i ransutbytte.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.I det alle sammen ankommer herskapshuset, prøver tyvene å stikke av.
Oğru, hırsız.«Heleren og stjeleren».
Kırmızı renk, oyuncuların ateşli hırsını, siyah renk ise rakiplerin korkusunu göstermek için seçilmiştir.Rødt fordi det er djevelens farge (ergo kallenavnet 'Diavolo'), og svart for å skremme motstanderne.
Proudhon, mülkiyet hırsızlıktır demiştir.Proudhon trodde han hadde brennemerket eiendom ved å kalle det tyveri.
O hırsız değildi.Han var ikke våpenfør.
Tek planladıkları portakal hırsızlığıdır.Eneste landfugl er gråspurv, som er introdusert.
Carceri hırsızlar, dolandırcılar, arkadan bıcaklayanlarla doludur.Puppene henger fritt, bare festet med kroker i bakenden.
Üç gün sonra Temuçin ve Bughurçi hırsızlara ve çalıntı atlardan oluşan sürülere yetişti.I ca. 1 ½ år levde Kid av pengespill og tyveri av hester og kveg.
Forbes bu hırsızlığı haberleştirmiştir .Løberg innrømmet forfalskningen.
Beşiktaş rövanş maçına hırslı bir şekilde çıktı.Ready vant seriespillet.
Pratik yaparken çok hırslıymış.Han var veldig reaksjonssterk som målvakt.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.De setter en felle for å fange skurken.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.I 1956 ble Thompson arrestert for ran.
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.Tidligere sympatiserte folkelige fortellinger med røveren.
Mütevazi kökleri vardı ama yetenekli ve hırslıydı.Flyene var primitive, men solide og pålitelige.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Mereka bertekad menangkap perampok itu.
Michael Mando - Nacho Varga, akıllı ve hırslı bir suçlu.Michael Mando sebagai Nacho Varga, penjahat cerdas dan penuh ambisi.
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.Rencana Hitler untuk Prora lebih ambisius.
Deşirici, hırsız.Théodule, rätoroman.
Hırsızlık yapmamak.Jangan mencuri.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Tahun 1965, Tommy Williams (Gil Bellows) ditahan dengan tuduhan perampokan.
Ve Mabel, Alex Hirsch'in ikiz kardeşi Ariel'dan esinlenmiştir.Mabel terinspirasi oleh saudara kembar Alex Hirsch sendiri, Ariel.
Ayrıca mükemmel bir hırsız ve kapkaççıdır.Dia juga pencuri dan copet yang hebat.
Sizi hırsızlar!Kalian orang-orang bangkrut.
Önemli oyuncular ise Donald Sutherland, Mary Tyler Moore, Judd Hirsch ve Timothy Hutton'dur.Film tersebut dibintangi oleh Donald Sutherland, Mary Tyler Moore, Judd Hirsch, dan Timothy Hutton.
Mülkiyet hırsızlıktır!Kepemilikan adalah suatu pelanggaran.
Devin Druid: Tyler Down, Liberty Lisesi'nde zorbalığa maruz kalan hırslı bir fotoğrafçı.Devin Druid sebagai Tyler Down, siswa yang diintimidasi di Liberty High dan penggemar fotografer.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Penjarahan adalah salah satu bagian dari pencurian.
Hirsi Ali, sonradan Teslimiyet adlı filmin yapımında görev aldı.Bersama Hirsi Ali, dia membuat sebuah film kontroversial, Submission.
Parker bir hırsızdır.Stalin adalah seorang pembunuh.
Polis mağazaya ulaştığında hırsızlar kaçmıştı.Perampok sekitar melarikan diri saat polisi tiba.
Hırsızlık, zina ve birbirlerini kandırma."Moh Maling: tidak mau mencuri, korupsi, merampok dan sejenisnya.
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Berita pencurian dan perampokan pun tak terdengar lagi.
Bisiklet hırsızlığı nadir olarak gerçekleşiyor.Ojek sepeda jarang sekali ditemukan.
Cham Symdula:Güç kazanma hırsı olsa da kötü biri değildir.Boan An juga memiliki sifat yang keras, jika ia tidak maka tidak, jika mau maka mau.
Öyleyse hırsızım, öylemiyim?"Lihatlah, Aku datang seperti pencuri.
Küçük hırsız Harry Cording ...Pengusaha Bud Cort ...
Mişima ilk romanı Tōzoku'ya (Hırsızlar) 1946 yılında başlamış ve 1948'de yayınlamıştı.Novel perdana, Tōzoku (盗賊, "Thieves") juga ditulisnya pada tahun 1946.
Winters ayrıca Thief ve Cobbler'daki hırsız için ses verdi.Tole juga ikut mengusir pendudukan Belanda di Depok dan terlibat perang di Kalibata serta Bogor.
Hırsızlardan biri ölür.Sahabatnya terbunuh perampok.
Bu durum dolandırıcıların hırsızlıktan elde ettiği parayı aklamak istemesi de olabilir.Keadaan ini mencoret kemungkinan adanya pembajakan kapal oleh perompak.
Her tarafta ticarî işler dönmüş, hırsızlık ve yolsuzluk artmıştır.Suap, pencurian dan korupsi di mana-mana.
İlgili Sayfalar