hırs ile cümle
hırs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Eski işinde de hırsızlık için soruşturma altında olduğu tespit edildi.Auf seiner früheren Arbeitsstelle wird der Diebstahl bemerkt.
Ancak artık hırsızlığı bırakmışlardır.Er wird jetzt nur noch für die Diebstähle belangt.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Was ist Eigentum, was Diebstahl?
Mülkiyet hırsızlıktır!Ballbesitz ist Diebstahl.
Hırslı, hep daha fazlasını istiyor.Wer viel habe, wolle immer noch mehr.
Bu ayrıca onun yedinci, resmi hırslı bir 147 serisiydi.Es war sein erstes offiziellen 147-Punkte-Break.
Hırsızlık yapmamak.Wer nicht stiehlt.
Zamanla buralara hırsızlar dadanmış.Wir haben leider Diebe im Haus.
Ey Müslümanlar sakın ha içinizden bu hırsı, bu kini, nefreti ve bu inancı eksik etmeyin.Und gebt nicht (gläubige Frauen) an heidnische Männer in die Ehe, solange diese nicht gläubig werden!
For the Love of God, İngiliz sanatçı Damien Hirst'in bir eseri.Das Bühnenbild wurde vom britischen Künstler Damien Hirst gestaltet.
Filmin başrolünde hırslı borsacı Jordan Belfort rolünde Leonardo DiCaprio yer almaktadır.Der Film basiert auf dem gleichnamigen Bestseller des Börsenmaklers Jordan Belfort.
Hırsızları izlerken astronotlar giysilerin parçalandığını görürler.Außerdem verstauten die Astronauten die Raumanzüge.
Poseidon'un hırsı Atlantis'in yok olmasına sebep olmuştur.Damit habe sich Poseidonios bezüglich Atlantis nicht festgelegt.
Herkes mi Hırsız adlı oyunu yönetti.Dieser wird durch einen durch den Spieler gesteuerten Einbrecher ausgelöst.
Goethe, işini büyük bir hırsla yapmıştır.Goethe schätzte seine Leistung hoch ein.
Bir adam hırsızlık suçundan dolayı idam edilecektir.Verurteilt zum Tod durch Steinigung.
1960'larda kamyon hırsızlığı işine girdi.In den 1960er Jahren wurde auf LKW-Transport umgestellt.
Kendisi de hırsızlığa teşebbüs eder.Er versucht dennoch, den Diebstahl aufzuklären.
19 yaşındayken hırsızlıktan 4 aylık hapse mahkum edilmiştir.Schon mit 14 Jahren wurde er wegen Diebstahls zu 14 Tagen Haft verurteilt.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Daneben verübte er verschiedene Einbrüche.
Ayrıca hırslı bir sanat koleksiyoncusudur.Sie ist eine begeisterte Kunstsammlerin.
Hırsızlardan biri ölür.Einige der Ausbrecher werden getötet.
Pip çok hırslı bir insan olduğundan bir gün bu fakir hayatından kurtulacağını düşünür.Somit muss Pip fortan wieder als armer Mann durchs Leben gehen.
Kuzgunlar aynı zamanda hırsız kuş olarak da bilinirler.Jägerlieste sind auch als vorwitzige Diebe bekannt.
Klişeleşmiş hırslı kadın rolündedir.Grab eines attischen Mädchens.
El Jaibo , Pedro 'nun çalıştığı yerden bir bıçak çalıp onu hırsız durumuna düşürür.Als Pedro eine Arbeitsstelle findet, besucht Jaibo ihn dort und stiehlt ein Messer.
Ayrıca Charlie’nin giderek artan akademik yükselişi Stephen için hırsa dönüşmüştür.Maja wird unterdessen aufgrund Davids Gebaren immer misstrauischer.
Birçok bitkisel hırsızlık olayı olmuştur..Ein großes Problem stellten die Viehdiebe dar.
'Mother (Türkçe: Anne), Axel Hirsoux tarafından seslendirilen şarkı.Rachel’s: Music for Egon Schiele.
Parker bir hırsızdır.Parker ist die Diebin des Teams.
Poseidon hırs ve gücü temsil eder.Isaak Kann wird ein großer Ehrgeiz und Wille zur Macht zugeschrieben.
Hırsızlığa karşı ise en yüksek ceza sağ el kesimiydi.Die Freiheitsstrafe ist aber gegenüber der Geldstrafe das schwerere Übel.
Ay Hırsızı.Der Zeitdieb.
Kardeşleri yola çıktıklarında kahyasını gönderip onları durdurttu ve hırsızlıkla itham etti.Die Brüder werden unmittelbar nach ihrer Abreise von seinen Leuten festgenommen und des Diebstahls bezichtigt.
Bunun yanında aynı zamanda hırslı bir müzisyendi.Außerdem war er begeisterter Musiker.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Nun erkennt er das Unheil, welches er angerichtet hat.
Bu sırada Phileas Fogg, bankayı soyan hırsıza benzetilir.Auf ihm wirkt Felix Räuber mit.
Tek planladıkları portakal hırsızlığıdır.Die römischen Katasterpläne von Orange sind die einzigen offiziellen Pläne ihrer Art, die überliefert sind.
Birkez daha hırsızlığı unutması için Williamson'a rüşvet vermeyi dener.Levene versucht noch verzweifelt, Williamson zu bestechen.
Bu arada bir hırsızlık çetesi de yaşlı çiftin evini soymaya karar vermiştir.Eine Maklerin versucht, ein altes Haus zu verkaufen.
Görünüşü ile hırsızları ve kurtları ürkütse de uysal bir ev köpeği olarak da yetiştirilebilir.Mit seinem ruhigen Wesen und seiner Geduld kann er auch gut als Familienhund gehalten werden.
Bilgisayar hırsızlık yapmak için kullanılamaz.Die Verwendung von Pappe sollte Diebstähle verhindern.
O büyük bir hırsın adamıydı.C'était un homme d'une grande ambition.
Onda yazarlıkta adını öne çıkarma hırsı var.Il a l'ambition de se faire un nom en tant qu'écrivain.
Hırsızı bir ağaca bağladılar.Ils ont attaché le voleur à un arbre.
Hırsız, silahını polise doğrulttu.Le voleur a braqué son arme à feu sur l'officier de police.
Betty çoktan hırsızlıktan hüküm giymişti.Betty a déjà été condamnée pour vol.
Çok hırslı bir kadındı.Elle était une femme très ambitieuse.
O hırsız değildi.Il n'était pas un voleur.
Maalesef bu hırs, 1904'te henüz 25 yaşındayken erken ölümünden dolayı gerçekleştirilmedi.Malheureusement cette intention n'eut aucune suite après sa mort prématurée en 1904 à l'âge de 25 ans.
Theodoros yetenekli ve aşırı hırslıydı.Théodore était à la fois compétent et extrêmement ambitieux.
Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.Ils ne lavent pas leurs vêtements, ne les repassent pas, et ne portent pas d'habits propres.
Peter kendine maske yapar ve hırsızın peşine düşer.Peter remet alors son habit de Spider-Man et poursuit le voleur.
Ancak bisiklet hırsızlığı oldukça yaygındır.La pratique du vélo est très répandue.
Bir hırsızdır.C'est un voleur.
Çünkü o profesyonel bir eski hırsız.C'est un ancien pilote professionnel.
Annesi ve babası sirk işletirler, ancak hırsızlık suçuyla hapsedilirler.Tom et ses hommes s'y rendent mais ils sont faits prisonniers.
Kişisel Acil Durumlar: hastalık, sakatlık, işsizlik, hırsızlık, taciz ya da ölüm gibi.Les catastrophes personnelles comme les maladies et blessures, le chômage, le vol, la harassement ou la mort.
Mişima ilk romanı Tōzoku'ya (Hırsızlar) 1946 yılında başlamış ve 1948'de yayınlamıştı.En 1946, il commence son premier roman Tōzoku (盗賊?) qu'il publie en 1948.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Ils s'allient pour capturer le bandit.
İlgili Sayfalar