Köpek hırsızları izlemek için eğitilmiştir.The dog is trained to watch for thieves.
Polislerin önemli bir işlevi hırsızları yakalamak.An important function of policemen is to catch thieves.
O benim çocuk hırsızlarıyla temas kurmamı sağladı.He put me in touch with the kidnappers.
Çocuk hırsızları vazgeçtiklerine dair hiçbir belirti göstermediler.The kidnappers showed no sign of giving up.
Hırsızların bile bir onuru vardır.There is honor even among thieves.
Tom çocuk hırsızlarının kim olduğunu biliyordu.Tom knew who the kidnappers were.
Tom çocuk hırsızlarının onu nereye götürdüğünü kesin olarak söyleyemedi.Tom couldn't say for sure where the kidnappers had taken him.
Tom hırsızları şaşırttığında vuruldu.Tom was shot when he surprised the burglars.
Tom Mary'nin çocuk hırsızlarından kaçmasına yardım etti.Tom helped Mary escape from the kidnappers.
Çocuk hırsızları Tom'un gözünü bağladı.The kidnappers blindfolded Tom.
Çocuk hırsızları kim?Who are the kidnappers?
Çocuk hırsızları hakkında bana ne söyleyebilirsin?What can you tell me about the kidnappers?
Arkadaşlar zaman hırsızlarıdır.Friends are thieves of time.
Çocuk hırsızları gözlerimizi bağladı.The kidnappers blindfolded us.
Çocuk hırsızları onların gözünü bağladı.The kidnappers blindfolded them.
Çocuk hırsızları gözümü bağladı.The kidnappers blindfolded me.
Çocuk hırsızları onun gözlerini bağladı.The kidnappers blindfolded him.
Çocuk hırsızları Tom'un ellerini arkasından bağladılar.The kidnappers tied Tom's hands behind his back.
Çocuk hırsızları Tom'un ağzını tıkadılar ve onu bir dolaba kilitlediler.The kidnappers gagged Tom and locked him up in a closet.
Hırsızların yakalandığına sevindim.I'm glad the burglars were caught.
Ertesi sabah Morgiana, Ali Baba'ya küpteki hırsızları anlatır.The next morning, Morgiana tells Ali Baba about the thieves in the jars.
Katillerin ve hırsızların varlığı pişman hissetmemize yol açıyor.We resent a murderer or a thief. We resent that.
Üstelik çocuk hırsızları... ...ve yabancılar korumam olmak istiyordu.And what was worse were adults who offered to become his guardian.
Iki kez evine benim ödeme hırsızları aradı.Twice burglars in my pay ransacked her house.
Hırsızların Şefine soruyorum.I'm asking the Chief of the Thieves.
Hırsızların bile örgüt seviyesi var.Even thieves have organized levels.
Bütün paralı askerleri Hanyang'da topladığınızı duydum. Şimdi de hırsızların peşindesin.I heard you have gathered all the mercenaries in Hanyang, and now you're going after the thieves.
Gidebilirsiniz. <i>Öbür hırsızları ne yapacaksın?</i>Leave me. What will you do about the other thieves?
Hırsızların işlerine bulaşmak istemiyorum, Ve denizaşırı yolculuğa çıkıyorum.I don't want to mess with thieves' business, and I'm on my way overseas.
Hırsızların toplantısının bu gece olduğu ihbarını aldık.We have a tip that a thieves' conference is happening tonight.
Machungool'e doğru hırsızları yakalamaya gideceğiz!We will head to Machungool to catch the thieves!
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Who the big thieves are...
Hırsızlarımız geçen sene boyunca insanlara kalem uzatarak, seve seve yardımcı oldular.And throughout the past year , ours were happy to help by handling over a pen .
Daha iyi eğitim yetkililere korsan ve parola hırsızlarını kontrol altına alma olanağı sağlıyor.Better training enables authorities to rein in hackers and phishers.
Laverna, hırsızların, dolandırıcıların ve şarlatanların koruyucusu.Laverna, patroness of thieves, con men and charlatans.
Hırsızları izlerken astronotlar giysilerin parçalandığını görürler.Außerdem verstauten die Astronauten die Raumanzüge.
Görünüşü ile hırsızları ve kurtları ürkütse de uysal bir ev köpeği olarak da yetiştirilebilir.Mit seinem ruhigen Wesen und seiner Geduld kann er auch gut als Familienhund gehalten werden.
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.Ce sont donc des monopoles technologiques.
1948 senesinde, Bisiklet Hırsızları filminde İtalyan görüntü yönetmeni Vittorio De Sica'nın asistanlığı yaptı.En 1948, il fait de la figuration et assiste le réalisateur Vittorio De Sica dans Le Voleur de bicyclette.
Hırsızların tanrısıdır.Les marchands de Dieu.
Hırsızların tanrısıdır.El pirata de Dios.
Bizon hırsızlarını yenmiştir.I Lombardi hanno sconfitto gli invasori.
Görünüşü ile hırsızları ve kurtları ürkütse de uysal bir ev köpeği olarak da yetiştirilebilir.يمكن للذئاب أن تتناسل والكلاب المستأنسة، لتنتج هجيناً غير عقيم.
Hırsızların tanrısıdır.لصوص الله .
Onun için, hırsızların piri denilebilinir.Dit komen de dieven echter rap te weten.
Laverna, Roma mitolojisinde hırsızların, şarlatanların koruyucusu, tanrıçasıdır.Laverna – rzymska bogini złodziei i oszustów.
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.Разом з тим, це була трудомістка технологія.
Çocuk Hırsızları adlı filmin çekimler yaz tatiline denk gelmiştir.Existuje hypotéza, že název vsi Letňany pochází od migrantů z Letné.
Joe olay yerine gelerek hırsızları teslim olmaya ikna eder.Joe meggyőzi a bankrablókat, hogy adják fel magukat.
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.Ez utóbbiak közé tartoznak a műszaki textíliák is.
Çocuk Hırsızları adlı filmin çekimler yaz tatiline denk gelmiştir.Η ιδρυτική πράξη του συλλόγου έγινε με την κάθοδο των φοιτητών για τις καλοκαιρινές τους διακοπές.
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.Αντίστοιχος βέβαια είναι και ο τεχνικός εξοπλισμός τους.
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.Hầu hết là binh chủng kỹ thuật.
Hırsızların tanrısıdır.盗賊の神でもある。
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.또한 일본의 기술력의 상징이기도 하다.
Onun için, hırsızların piri denilebilinir.Dėl to tokios varpinės vadintos stulpinėmis.
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Chi sono i grandi ladri...
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Quienes son los grandes ladrones...
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Vilka de stora tjuvarna är.
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Wie de grote dieven zijn...