hırsız ile cümle
hırsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O hırsız değildi.그는 영웅은 아니었다.
2005 yapımı Hırsız Var! adlı film ile sinemaya adım attı.2005년, 영화 《박치기!》에 출연해 화제를 모았다.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.도둑고양이 같은 성격이다.
Bilgisayar hırsızlık yapmak için kullanılamaz.도둑을 법으로 없앨 수는 없습니다.
Herkes mi Hırsız adlı oyunu yönetti.대장에 대해서는 게임판 림 대장과 이름이 표기되어 있다.
Örneğin, bir hırsızlık durumunda hırsızlığı yaptığı anlaşılan kişiye para cezası verilmesi gibi.예를 들면 발자국이 없다는 것은 도둑이 택시로 왔다는 걸 의미했다.
Olay sonunda yakalanan hırsız, üç gününü hastanede geçirdi.땅에 머리를 부딪쳤던 태씨의 어머니는 5일간 병원에 입원했었으며.
Bruce, hırsızı öldürmek yerine orayı yakar.라인하르트를 지키기 위해 자신이 대신 암살자의 총에 맞아 숨을 거둔다.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.הגניבות רבו.
Mülkiyet hırsızlıktır!רכוש הוא גזל!
Deşirici, hırsız.בפרק "גנב, גנב".
Hırsızlık yapmamak.איסור גניבה.
Ancak bisiklet hırsızlığı oldukça yaygındır.שוד הרכבת הגדול היה פופולרי מאוד.
Çünkü o profesyonel bir eski hırsız.התגלה כגנב עתיקות.
Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) çok yetenekli bir hırsızdır.לאונרדו דיקפריו - דומיניק "דום" קוב, גנב חלומות מיומן.
Öyleyse hırsızım, öylemiyim?רות צוקר, אני?
Hırsızlık ve yağmacılık yapar.שוד ושבר!...
Bu yüzden bisiklet sahiplerinin büyük kilitlerle bisikletlerini hırsızlara karşı koruma eğilimi vardır.שליפת הסוללה נותנת הגנה מסוימת לגניבות כאשר האופניים נקשרים מחוץ לבית.
Hırsızlık yapmamak.Не кради.
Buna karşılık Ebû Zerr: "Zina etse, içki içse, hırsızlık etmiş de olsa da mı?" diye sorar.После сърдито ме запитаха: „Ти ще даваш ли ядене и пиене или да те заколим?“.
Kendisi de hırsızlığa teşebbüs eder.Занимава се и с кражби.
Bisiklet hırsızlığı nadir olarak gerçekleşiyor.Циклоните рядко се проявяват еднократно.
Telif hakkı ihlali genellikle korsanlık ve hırsızlık terimleri ile ilişkilendirilmektedir.Най-често нарушенията на закона се състоят в кражби и обири.
Gece bir hırsızlık olursa ve hırsız suçu işlerken yakalanırsa, öldürülebilir.Ако извършващия кражба през нощта бъде убит на място, то неговото убийство ще се счита за правомерно.
Hırsızlık olayları güvenlik endişelerini arttırdı.Кражбата усложнява финансовите проблеми.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Продължава да се занимава с разбойничество.
Kai: Bir hava bükücü ve hırsızdır.Районът е стръмен и горист.
Bu hırsızlıklar Hercule Poirot'a ilginç gözükmemektedir.Ipak. nijedna zagonetka nije premalena za Herculea Poirota.
O hırsız değildi.Nije bio strijelcem.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Također je zabilježeno pljačkanje imovine.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Javno se je pokajao za zlodjela koja je počinio.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.Godine 1941. uhićen je i osuđen na deset godina zatvora zbog provale.
Onlar yürürken Joe Chill adlı hırsız onları soymaya kalkar.Ispred kazališta ih opljačka Joe Chill koji ubije njegove roditelje.
Ateş Hırsızı aynı zamanda Zazaca ve İngilizce makalelere de yer verir.Govorrnici se služe i tok pisinom ili engleskim .
En sonunda ondan, komşusunun toprağına göz diken bir hırsızı öldürmesi istenir.Ali na izlasku iz zgrade ga ugledaju susjedi koji ga optuže da je provalnik.
Aşk Hırsızı (film, 1968), 1968 yapımı Hindistan filmi.Juriš lake konjice (1968), film iz 1968.
Telif hakkı ihlali genellikle korsanlık ve hırsızlık terimleri ile ilişkilendirilmektedir.Autorska prava često su ugrožena, uglavnom zbog piratstva i plagijatora.
Çığlık, birkaç yüksek profilli sanat hırsızlığının hedefi olmuştur.Výkrik sa stal niekoľkokrát terčom profesionálnych zlodejov umenia.
Bir hırsızı durdurabileceği halde durdurmaz ve o hırsız Peter'ın amcası Benjamin'i öldürür.Tento pokus dopadne katastrofálne, pretože Peter nechá uniknúť zlodeja, ktorý následne zavraždí jeho strýka.
Birçok bitkisel hırsızlık olayı olmuştur..Rozoznáva sa niekoľko druhov lopát.
Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) çok yetenekli bir hırsızdır.Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) a Arthur (Joseph Gordon-Levitt) sú profesionálni zlodeji informácií.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Obaja zistia, že lupiči miznú tak, že Mercedesy prelakujú.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Ľutuje chyby, ktoré spravila.
Onun yanına giden hırsız maskesini çıkarır.Známy je svojou panda maskou, ktorou si zakrýva tvár.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Obmedzenie krádeží.
Hırsızlığa karşı ise en yüksek ceza sağ el kesimiydi.Napichnutie na kôl bol z najkrutejších trestov smrti.
Çeteden herkes, kendine düşen görevi tamamlayan hırsızı alacağı payı çoğaltmak için öldürür.Koľko ľudí musí zomrieť aby vrah dokončil, čo má v úmysle?
Araba kısa süre sonra bulunsa da hırsız gerisinde bir kanıt bırakmadığı için yakalanamadı.Hráč je neskôr paradoxne prepustený práve preto, že nemá žiadne auto v čase zatknutia.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Leta 1965 v zapor prispe Tommy Williams, ki je obsojen zaradi ropa.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Grabštanjsko polje pri Grabštanju.
Bu insanlar silahlı gruplar oluşturarak; yağmacılık ve hırsızlık yapmaya başlamışlardı.Takratni ljudje so začeli loviti v organiziranih skupinah, izdelovati orožje in orodje.
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Brez potiskanja, spotikanja ali kakršnegakoli dotikanja nasprotnika.
Hırsızlardan biri ölür.Mirė plėšikų sužeistas.
Başta bir hırsızdı.Pradžioje buvo žvalgas.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Jie susinaikina apiplėšimo atveju.
Kai: Bir hava bükücü ve hırsızdır.Klimatas tropinis; drėgnas ir karštas.
Onun için, hırsızların piri denilebilinir.Dėl to tokios varpinės vadintos stulpinėmis.
Hırsızlık, adam öldürme ve uyuşturucu suçlarında artış %600'e ulaşmıştır.Teistumai dėl alkoholio vartojimo išaugo 500%, kilo smurto ir nusikaltimų banga.
O hırsız değildi.Bet ji nėra prostitutė.
Birçok bitkisel hırsızlık olayı olmuştur..Sodybos augalai ne vieną kartą kentėjo nuo vagių.