hırsız ile cümle
hırsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ford bir hırsızdır.Jack è un ladro internazionale.
Bu sıralarda 30 Aralık 2008'de Soulja Boy'un evine hırsız girdi ve aynı kişiler tarafından saldırıya uğradı.Il 30 dicembre 2008, Soulja Boy è stato derubato nella propria abitazione da tre uomini mascherati.
Thieving: Paralı üye yeteneğidir, hırsızlık.Strani prodigi; V. Che talento!
Bu talihsizlikten sonra hırsızlığa tövbe etmiştir.A causa del furto, cade in disgrazia.
Bir yıl sonra tekrar tutuklandı, dükkân hırsızlığı ve araba hırsızlıgından suçlandı.L'anno successivo è stato arrestato per furto d'auto.
Birçok bitkisel hırsızlık olayı olmuştur..Vi furono tuttavia episodi di brigantaggio.
Bizon hırsızlarını yenmiştir.I Lombardi hanno sconfitto gli invasori.
Hırsız ise herkes için bir şok etkisi yaratacak biridir.L'identità del tiratore sarà una sorpresa per tutti.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Seguirono un numero di piccole azioni.
Zamanla buralara hırsızlar dadanmış.Intanto avvengono dei furti.
Bir hırsızdır.È un pirata.
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.Tra le parti mancanti, il racconto Confessioni di un ladro.
Bunlar Hırsız, Şövalye ve Büyücüdür.Burattini, streghe e briganti.
Yönetmen: Riccardo Freda Il Ladro di Bagdad (Bağdat Hırsızı) (1961).Orson Welles Il ladro di Bagdad (1924) dir.
O bir hırsızı bağladı.Он связал вора.
Biz hırsızı ele geçirdik.Мы поймали вора.
Hırsız gözlerini o eve dikti.Вор положил глаз на этот дом.
Polis hırsızı tutukladı.Полиция арестовала грабителя.
Hırsızın kim olduğunu biliyorum.Я знаю, кто вор.
Polis, hırsızı suç üstü yakaladı.Полицейский поймал грабителя с поличным.
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.В другом эксперименте участникам рассказали историю о краже.
Buna karşılık Ebû Zerr: "Zina etse, içki içse, hırsızlık etmiş de olsa da mı?" diye sorar.Но давайте спросим их: есть ли какой-либо определенный срок, который дает вору право на украденное?»
Bilgisayar hırsızlık yapmak için kullanılamaz.Не используй компьютер для воровства.
Zamanla buralara hırsızlar dadanmış.Были здесь и воры.
Hırsızlık yapmamak.Не красть.
Derviş Bağdat hırsızı - Büyülü Prens'in insan formundaki karakteri.Багдадский вор, он же «Очарованный принц» в человеческом облике.
Melaka "Mel" Fray 19 yaşında bir hırsız ve bir vampir avcısıdır.Мэлака «Мэл» Фрэй (англ. Melaka «Mel» Fray) — девятнадцатилетняя Истребительница, бродяжка и воровка.
Genelde hırsızlık yapar.В основном она занимается кражами.
Polis mağazaya ulaştığında hırsızlar kaçmıştı.В ходе ограбления на место прибыли полицейские.
Ay Hırsızı.Полуденный вор.
Bir hırsızdır.Он палач.
Charlie ve John çok eski arkadaş ve hırsızdır.Пьер и Марсель — давние друзья-скрипачи.
Suç kariyerine ufak çapta hırsızlıklarla başladı.Свою преступную карьеру он начал с кражи лошадей.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Кража — тайное хищение имущества.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Поэтому ему непременно нужно поймать вора.
Bir yıl sonra tekrar tutuklandı, dükkân hırsızlığı ve araba hırsızlıgından suçlandı.Через год он был арестован за попытку кражи магнитолы из автомобиля.
Hırsız ise orada da hırsızlık faaliyetlerine devam eder.Также, как и раньше, к дому приезжают грабители.
Bu talihsizlikten sonra hırsızlığa tövbe etmiştir.После освобождения он крадет следующие.
Birlikte hırsızlık yapmışlardır.Воровали и друг у друга.
“Doğru Davranış” anlayışı; öldürmekten, hırsızlıktan ve doğru yoldan çıkmadan uzak durmayı önerir.Прокаженный — это воплощение горя, слабости и ничтожности и жестокой несправедливости жизни.
O hırsız değildi.Она была воровкой.
Hırsız, hırsızlık suçunu yapan kişi.Вор — человек, систематически совершающий кражи.
Hareketli, hırsız, namuslu, iyi, kötü..."Добрый был, милостивый, скромный, простой».
Mezar bulunduğunda hırsızlarca boşaltılmış durumdaydı.Гробницу уже посещали грабители до её открытия.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Узнав об отъезде хозяина, воры решились на ограбление.
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Запрещал обманывать или обкрадывать других.
Oysa bu toplumda yiyecek hırsızlığının cezası ölümdür.За предательство в банде — смерть.
Parker bir hırsızdır.Лоботряс — разбойник.
Corky (Gina Gershon) hırsızlık suçundan 5 yıl cezaevinde kalmış ve şartlı tahliye edilmiştir.Корки (Джина Гершон) недавно вышла из тюрьмы, где провела 5 лет.
Ancak okul müdüründen hırsızlık yapmakla suçlanarak okuldan atıldı.Был направлен в исправительную школу за кражу.
Öte yandan, soygun, araba hırsızlığı ve uyuşturucu sorunlarının oranı düşüktür.بينما تمتلك مستويات متدنية من السطو وسرقة السيارات ومشاكل المخدرات.
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.في تجربة أخرى، روي للمشاركين قصّة عن سرقة ما.
İoannis, babasının mühür yüzüğünü aldığında, annesini ihanet ve hırsızlıkla suçlamıştır.وعندنا حصلت يانيس على خاتم والدها ،اتهمتها الدتها بالخيانة والسرقة.
En çok tanınan sözü "Mülkiyet Hırsızlıktır"'dır.وقال جملته المشهورة " الملكية سرقة!"
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.وفي عام 1946م، أي عندما كان عمره عشرين سنة، سُجن بتهمة السطو والسرقة.
Kitap Hırsızı, Avustralyalı yazar Markus Zusak tarafından kaleme alınmış romandır.سارقة الكتاب (بالإنجليزية The Book Thief) هي رواية للكاتب الأسترالي ماركوس زوساك.
2005 Aralık ayında hırsızlar Henry Moore Vakfı'nın bahçesine girerek bir bronz heykel çaldı.في شهر ديسمبر لعام 2005 دخل اللصوص إلى حديقة وقْف هنري مور وسرقوا تمثالاً برونزياً .
Avcılar, ve Hırsızlar...اللص والكلاب..
Hırsızlık yapmamak.لا تسرق.
Görünüşü ile hırsızları ve kurtları ürkütse de uysal bir ev köpeği olarak da yetiştirilebilir.يمكن للذئاب أن تتناسل والكلاب المستأنسة، لتنتج هجيناً غير عقيم.