hırsı ile cümle
hırsı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Jullie begrijpen wel dat iemand niet in zijn huis zou laten inbreken als hij wist wanneer de dief zou komen.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.너희도 아는바니 집 주인이 만일 도적이 어느 때에 이를줄 알았더면 그 집을 뚫지 못하게 하였으리라
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Vedite pa to: Ko bi vedel hišni gospodar, ob kateri uri pride tat, bi čul in ne bi dal podkopati hiše svoje.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.וזאת דעו אשר אם ידע ידע בעל הבית באי זו שעה יבוא הגנב כי עתה שקד שקוד ולא יתן לחתר את ביתו׃
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.وانما اعلموا هذا انه لو عرف رب البيت في اي ساعة يأتي السارق لسهر ولم يدع بيته ينقب.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.家 主 若 知 道 賊 甚 麼 時 候 來 、 就 必 儆 醒 、 不 容 賊 挖 透 房 屋 、 這 是 你 們 所 知 道 的
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.家主若 知道 賊甚麼時 候來 、 就 必 儆醒 、 不容賊 挖 透 房屋 、 這是 你 們 所 知道 的
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.A part qu'elles ont fait l'erreur de signer avec le stylo d'un arnaqueur.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Außer sie haben den Fehler gemacht, mit dem Stift eines Betrügers zu unterschreiben.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.De elkövették a hibát, hogy a csaló tollával írtak.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Förutom de gjort misstag För signering med en hustler's penna.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Namun mereka membuat kesalahan dengan penandatanganan cek dengan menggunakan pena penipu itu.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Z wyjątkiem tego, że popełnili błąd podpisując długopisem oszusta
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Εκτός και αν έκαναν το λάθος να υπογράψουν με τον στυλό του απατεώνα.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.失敗を犯したときだけだ。 さて、ここにあるのは私たちが入手した 小切手のうちの一枚です。
Asa da gerçek sahibini buldu! Bak, Bay Hırsız.Ce bâton a lui aussi trouvé son propriétaire légitime.
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Chi sono i grandi ladri...
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Quienes son los grandes ladrones...
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Vilka de stora tjuvarna är.
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.Wie de grote dieven zijn...
Bak, Bay Hırsız. İsteğini yapabileceğimi düşünmüyorum.Nghe này, Trộm bá bá, tôi không nghĩ mình có thể làm được việc ông yêu cầu đâu.
Bak, Bay Hırsız.Mira, Sr. Ladrón.
Bak, Bay Hırsız.Вижте господин крадец.
Bak, Bay Hırsız.Смотри, господин Вор.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Als iemand iets ontvreemdt, is hij niet alléén een dief.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Cred că dacă cineva ia ceva ce nu îi aparţine, el nu este doar un hoţ.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Credo che se qualcuno prende qualcosa che non gli appartiene, non sia esclusivamente un ladro.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Estoy seguro que si alguien toma algo que no le pertenece, no es que sea un ladrón.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Hiszem, hogyha valaki elvesz valamit, ami nem az övé, nem csak egy tolvaj.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Jag tror, att om någon tar något som inte tillhör denne, är denne inte bara en tjuv.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Je pense que si quelqu'un prend quelque chose qui ne lui appartient pas, il n'est pas qu'un voleur.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Jeśli ktoś przywłaszczył sobie coś, co do niego nie należało, to nie jest li tylko złodziejem.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Když někdo vezme něco, co mu nepatří, není pouze zloděj.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.그 사람은 단순히 거짓말만 하는 사람이 아니고, 누가 뭘 훔치면 그는 단순히 도둑질만 하는 사람이 아니죠.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Wenn jemand etwas nimmt, das ihm nicht gehört, ist er nicht nur ein Dieb.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Πιστεύω ότι αν κάποιος πάρει κάτι που δεν του ανήκει, δεν είναι απλά κλέφτης.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Аз мисля, че ако някой вземе нещо, което не му принадлежи, нямаме просто крадец.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.Если кто-то берёт чужое, он не только вор.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.אני חושב שאם מישהו לוקח משהו שלא שייך לו, הוא לא רק גנב.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.ولو أن أحدهم أخذ شيئاً ما ليس مِلكَهُ. فلا يعني ذلك أنه سارقٌ مدى الحياة.
Bence birisi kendine ait olmayan bir şeyi alsa da sadece bir hırsız değildir.単に泥棒とは考えません もし殺人をした人がいても 単に殺人者とは考えません
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Alla de som hava kommit före mig äro tjuvar och rövare, men fåren hava icke lyssnat till dem.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Alle de, som ere komne før mig, ere Tyve og Røvere; men Fårene hørte dem ikke.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Alle de som er kommet før mig, er tyver og røvere; men fårene har ikke hørt dem.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Alle, die vor mir gekommen sind, die sind Diebe und Mörder; aber die Schafe haben ihnen nicht gehorcht.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Hết thảy những kẻ đã đến trước ta đều là quân trộm cướp; nhưng chiên không nghe chúng nó.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Hết_thảy những kẻ đã đến trước ta đều là quân trộm_cướp ; nhưng chiên không nghe chúng_nó .
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Kaikki, jotka ovat tulleet ennen minua, ovat varkaita ja ryöväreitä; mutta lampaat eivät ole heitä kuulleet.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.나보다 먼저 온 자는 다 절도요 강도니 양들이 듣지 아니하였느니라
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Mindazok, a kik elõttem jöttek, tolvajok és rablók: de nem hallgattak rájok a juhok.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Semua yang datang sebelum Aku adalah pencuri dan perampok, tetapi domba-domba tidak mendengarkan suara mereka
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Todos los que vinieron antes de mí eran ladrones y asaltantes, pero las ovejas no les oyeron
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Todos quantos vieram antes de mim são ladrões e salteadores; mas as ovelhas não os ouviram.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Toţi ceice au venit înainte de Mine, sînt hoţi şi tîlhari; dar oile n'au ascultat de ei.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Tous ceux qui sont venus avant moi sont des voleurs et des brigands; mais les brebis ne les ont point écoutés.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Tutti coloro che sono venuti prima di me, sono ladri e briganti; ma le pecore non li hanno ascoltati
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Všetci, koľko ich prišlo predo mnou, sú zlodeji a lotri, ale ovce ich nepočuly.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Všickni, kolikož jich koli přede mnou přišlo, zloději jsou a lotři, ale neslyšely jich ovce.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Vsi, kolikor jih je prišlo pred menoj, so tatje in razbojniki; ali ovce jih niso poslušale.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Wszyscy, ile ich przede mną przyszło, złodzieje są i zbójcy; ale ich nie słuchały owce.