hıristiyan ile cümle

hıristiyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hıristiyanlara imtiyazlar sağladı.Αυτό παρείχε στους Χριστιανούς κάποια δικαιώματα.
Kentte hala önemli bir hıristiyan nüfus yaşamaktadır.Στην Κορέα υπάρχει επίσης αξιόλογη Χριστιανική κοινότητα.
Anlatıldığına göre burada Hıristiyanlara eziyet uygulamıştır.Λέγεται ότι ασπάσθηκε τον Χριστιανισμό.
Bana bir Hıristiyan adam, bir Hıristiyan plak şirketi gönderebilirsin!"Du kunne have fundet en kristen mand, et kristent pladeselskab! ...
Hıristiyan domuzları bile güdemeyeceksin.Du kommer end ikke at få lov til at vogte kristne svin.
Kentte hala önemli bir hıristiyan nüfus yaşamaktadır.Der er en stor kristen minoritet i byen.
Bir Hıristiyandır.Han er kristen.
Hıristiyan bir misyoner aileden gelmekle beraber tutucu ve entelektüel bir aile ortamı içinde büyümüştür.Han kom fra en kristen missionærfamilie og voksede op i et beskyttet og intellektuelt hjem.
George MacDonald (10 Aralık 1824 – 18 Eylül 1905) İskoç yazar, şair, ve Hıristiyan papazıdır.George MacDonald (10. december 1824, 18. september 1905) var en skotsk forfatter, poet og præst.
Hıristiyan kaynakları Sagrahas savaşı olarak kullanmaktadır.I kristen historie kendes slaget som slaget ved Sagrajas.
Fakat Hıristiyanlığın yayılması önlenemedi.Det er dog ingen tilfældighed, at kristendommen overvandt den.
Hırvatların çoğu 9. yüzyılda Hıristiyan oldular.De fleste af beboerne konverterede til kristendommen i løbet af 300-tallet.
Bir Hıristiyan keşişliği vardır.Der findes mange kristne klostre.
İzmir'de 1630 senesinden beri Anglikan Hıristiyan rahipleri bulunmaktadır.Danske præster har været til stede i Paris siden 1660.
Halkın büyük çoğunluğu Hıristiyandır.Størstedelen af befolkningen er kristent.
Tuva kökenli mahpuslara yönelik Hıristiyanlık öğretileri ücretsiz dağıtıldı.Præstegården ved Djæknegade stod gratis til hans rådighed.
Güney Sudan'daki nüfus çoğunlukla Hıristiyan ve Nilotik insanlardan oluşur.Den sydlige sudanesiske befolkning er overvejende kristne eller har en traditionel animistiske tro.
Önceden sürgüne gönderilmiş olan Hıristiyan piskoposlar geri çağrıldı.Portræt: Terrorprædikende boghandler er igen anholdt.
Hıristiyanlık Roma'da kabul edilince oralara kiliseler katedraller yaptılar.Efterhånden som kristendommen udbredtes i Rusland, blev kirker bygget i pogosterne.
Muhafazakâr siyasi parti Litvanya Hıristiyan Demokratlar - Anavatan Birliği'nin lideridir.Han er leder af det konservative parti Hjemlandsforbundet – Litauiske Kristelige Demokrater.
Bu durumda artık hıristiyan komşularıyla çekişmeleri gerekecekti.I den situation måtte lokale kristne stå for deres underhold.
Yine bu döneme ait olarak bölgede en eski Hıristiyan topluluklarından birisine rastlanır.Kirken regnes for at være et af de ældste kristne samfund i dag.
Bu nedenle ada, Hıristiyanlar için bir hac merkezidir.Øen har været en vigtig del af for forsvaret af Christiania.
Hıristiyanlara ve Yahudilere yönelik özel giysi zorunluluğunu yeniden yürürlüğe koydu.Han innførte også et styre hvor jøder og kristne måtte gå med spesielle klær.
Ani, hıristiyan âleminin kutsal yerlerinden biri idi.Idrettslaget Gleipner (IL Gleipner) var et idrettslag fra Kristiansand.
Yahudiler ve Hıristiyanlar Fas'tan ve İslam yönetimindeki İspanya'dan kovulmuşlardır.Jøder og kristne ble utvist fra Marokko og islamske Spania.
Hıristiyanlar çok ağır vergiler vermek zorunda bırakılmışlardı.De svenske bøndene ble pålagt store skatter.
800 ve 1100 yılları arasında, Hıristiyan Avrupa'da 1,5 milyon Yahudi yaşıyordu.Mellom 800 og 1100 var det løselig regnet rundt 1,5 millioner jøder i kristne Europa.
İkincisi, Anglo-Saksonlar Hıristiyanlığı kabul edip de Latince konuşan rahipler yaygınlaştığında başlar.Den andre skjedde før angelsakserne ble konvertert til kristendommen og latinsktalende prester ble utstrakt.
Hıristiyanlık ve dünya dinleri).Kristendom og samfunnsliv.
Hıristiyan kaynakları Sagrahas savaşı olarak kullanmaktadır.I kristen historie kjennes slaget som slaget ved Sagrajas.
Keşişlik, en çok Hıristiyanlık’ta görülmektedir.Mest kjent er Se det i øynene (Mere Christianity).
Böylece, Hıristiyan Ermeniler Safevî toplumunda ticari bir elit oldu.At gifte personer utgjør en slags elite i samfunnet?
Hıristiyanlığın Özü.Kristen personlighetsutvikling ?
303 yılında Roma İmparatorluğu'nun Hıristiyanlara yönelik son ve en büyük zulmü başladı.I 303 igangsatte Diokletian den siste og største av Romerrikets kristenforfølgelser.
Hıristiyanlık, keşişlikle ilgili çeşitli geleneklere sahiptir.Mange religioner har menstruasjonsrelaterte tradisjoner.
Cebu Adası'ndan Rajah Humabon onlara dostça davrandı, hatta Hıristiyanlığa geçmeyi bile kabul etti.Rajah Humabon, herskeren på Cebu, tok vel imot sjømennene, og det oppsto et vennskap mellom ham og Magellan.
Hıristiyanlığın ilk yayılma dönemlerine tarihlendirilmektedir.«Nytt lys over kristendommens første tid».
Hıristiyanlığa geçtiğinde "Mihail" adını aldı.Ved konfirmasjonen tok hun navnet Michaela.
Yine de bölge ağırlıklı olarak Hıristiyan yerlilerden oluşmakta idi.Byens befolkning bestod no hovedsagelig av kristne armenske innbyggere.
Kadınların Tarihi: Ana Tanrıçalardan Hıristiyan Azizelere.J: historien om kristiansundsjødene.
Bazı Hıristiyanlar İslamiyeti seçerek Müslüman olmuşlardır.De valgte også å ble muslimer.
Müslümanlar ve Ortodoks Hıristiyanlar vardır.Muslimer og kristne er minoriteter.
1981 yılında Alman Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU) partisine üye oldu.I 1981 ble hun medlem av CDU i DDR, et av de såkalte «blokkpartiene».
1300 yılından itibaren, Yahudiler Hıristiyan Avrupa'da ekseriyetle ağır zulüm görmüşlerdir.I det store og hele ble jødene i stor grad forfulgt og plaget i kristne Europa i tiden etter 1300.
Bir Hıristiyan keşişliği vardır.Her finnes også en kristen kirke.
Mammes, Romalılar tarafından aslanlara atılan erken ilk Hıristiyanlardandı.Mammes adalah seorang Kristiani awal yang dilemparkan pada singa-singa oleh orang-orang Romawi.
Hıristiyan olmasına rağmen, İslamın "Arap zekası"nın kanıtı olduğuna inanıyordu.Meskipun menganut Kristen, ia meyakini Islam adalah "kejeniusan Arab".
Yahudiler ile Hıristiyanlar birbirlerine düşmandı.Orang Yahudi dan Kristen saling bermusuhan pada awal mulanya.
Sağcı Hıristiyan Sosyal Partisine katıldı ve 1927 yılında Nationalrat seçildi.Ia bergabung dengan Partai Sosial Kristen dan ditunjuk ke Nationalrat pada 1927.
'Eğer bir Hıristiyansanız, bu durum hayatınızdaki her şeyi etkiler.Jika Anda benar-benar percaya sesuatu, maka harus mempengaruhi setiap bidang kehidupan Anda.
Ertesi gün bir Hıristiyan Ermeni köylü tarafından Yağı-Sayan ölmekte olarak bulundu.Esok paginya, ia terbangun oleh seorang petani galak.
Nᴉxau, Hıristiyanlığa geçerek, Temmuz 2000 yılında Yedinci Gün Adventist Kilisesi olarak vaftiz edildi.Pada bulan Juli 2000, ia dibaptis sebagai anggota Adventis Hari Ketujuh.
Burada Hıristiyan olan Tabariji, adını Dom Manuel olarak değiştirdi.Anjuran ini diterima oleh Tabariji yang kemudian mengubah namanya dengan Dom Manuel.
Her ikisi de Hıristiyan dinine mensuptur.Keduanya juga menonjol dalam komunitas Kristen.
Hıristiyanlığın Özü.Mengenai Kebebasan Kristen.
İnsanlar sırf Hıristiyan oldukları için ölümle cezalandırılabiliyordu.Ia menolak bila orang Kristen dihukum karena mereka seorang Kristen.
San Marino Hıristiyan Demokrat Parti üyesidir.Ia adalah anggota Partai Demokrat Kristen San Marino.
Büyücülük Hıristiyan mistisizmiyle birlikte ve aynı nedenlerle gelişti.Tradisi mistisisme kristen sama tuanya dengan agama Kristen sendiri.
Osmanlı üyelerinin üçü Hıristiyan, üçü Müslüman olurdu.Yang jelas dia bertiga Islam.

İlgili Sayfalar