Ana içeriğe geç
Sözlük

hır ile cümle

hır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom hırslı bir sanat kolleksiyoncusu.Tom is an avid art collector.
Tom akıllı ve hırslı.Tom is smart and ambitious.
Tom bir mücevher hırsızlığıyla suçlanıyor.Tom has been accused of being a jewel thief.
4. İvan (Korkunç İvan) pek çok Tatar'ı İslam'dan Hıristiyanlığa geçmeye zorladı.Ivan IV (Ivan the Terrible) forced many Tatars to convert from Islam to Christianity.
Tom çok hırslı bir kişi.Tom is a very ambitious person.
Hırsızlık ne zaman gerçekleşti?When did the robbery take place?
Arkadaşlar zaman hırsızlarıdır.Friends are thieves of time.
O hırslı bir okuyucu.She is an avid reader.
Tom hırslı bir okuyucu.Tom is a voracious reader.
Hırsın iyi olduğunu düşünüyorum.I think ambition is good.
Sen sadece benim gibi bir hırsızsın.You're just a thief like me.
Tom'un hiç hırsı yoktu.Tom had no ambition.
Tom hırpalandı.Tom has been roughed up.
Tom hırsızlık üzerindeydi.Tom was in on the theft.
Tom hırssız, değil mi?Tom is unambitious, isn't he?
Bir zamanlar genç ve hırslıydım.I was young and ambitious once.
Dün gece biri buraya hırsızlık yapmak için girdi.Somebody broke in here last night.
Tıpkı senin gibi, genç ve hırslıydım.I used to be young and ambitious, just like you.
Hırsız kimdi?Who was the thief?
Tom genç ve hırslı.Tom is young and ambitious.
Kıptiler Mısırlı yerli Hıristiyanlardır.The Copts are the native Christians of Egypt.
Biz hırsızlığı polise bildirdik.We reported the theft to the police.
Onların hepsi hırsız.They're all thieves.
Bir hırsız olduğumu düşünüyor musun?Do you think I'm a thief?
Tom hırsızlıkla suçlanıyor.Tom has been accused of theft.
Hırsız, köpek havlamasını duyunca kaçtı.When the thief heard the dog bark, he ran away.
Çocuk hırsızları gözlerimizi bağladı.The kidnappers blindfolded us.
Çocuk hırsızları onların gözünü bağladı.The kidnappers blindfolded them.
Çocuk hırsızları gözümü bağladı.The kidnappers blindfolded me.
Çocuk hırsızları onun gözlerini bağladı.The kidnappers blindfolded him.
Tom, hapiste iken, kötü şöhretli bir araba hırsızı olan John'la arkadaş oldu.While in jail, Tom befriended John, an infamous car thief.
Onlar kesinlikle er veya geç hırsızı yakalayacaklar.They will certainly catch the thief sooner or later.
Kızlar akademik alanda oğlanlardan daha hırslıdır.Girls are more ambitious academically than boys.
Tom'u bir hırsız olmakla mı suçluyorsun?Are you accusing Tom of being a thief?
Tom hırsızlıkla ilgisi olduğunu inkar etti.Tom denied he had anything to do with the theft.
Tom hırsızlıkla ilgisi olmadığını söyledi.Tom said that he had nothing to do with the theft.
Hırsız başka ne aldı?What else did the thief take?
Tom mağaza hırsızlığından tutuklandı.Tom has been arrested for shoplifting.
Onun elbiseleri temiz ama hırpani.Her clothes were clean but dowdy.
Çocuk hırsızları Tom'un ellerini arkasından bağladılar.The kidnappers tied Tom's hands behind his back.
Çocuk hırsızları Tom'un ağzını tıkadılar ve onu bir dolaba kilitlediler.The kidnappers gagged Tom and locked him up in a closet.
Namlı kadın hırsız hiç yakalanmadı.The infamous female burglar was never caught.
Hırsızlar cezaevindeler.The burglars are in prison.
Hırsız dün gece mücevherleri çaldı.The thief stole the jewels last night.
Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar, hepimiz Tanrı'nın çocuklarıyız.Jews, Christians and Moslems, we all are children of God.
Camilerde kadınlar için örtü, etek ve hırka bulunur.At mosques, scarves, skirts and cardigans are offered for women to wear.
Kendini hırpalamayı bırak.Stop beating yourself up.
Hırsızların yakalandığına sevindim.I'm glad the burglars were caught.
Polis, hırsızın kilitli bir pencereden içeri girdiğinden şüphe ediyor.The police suspect that the burglar got in through an unlocked window.
Hırsızlık ne zaman bildirildi?When was the theft reported?
Bir hırsızdan çalmak zordur.It's hard to steal from a thief.
Hırsızlar ganimetlerini böldü.The thieves divided their booty.
Bir hırsızlık olmuş.There's been a burglary.
Köpek bana hırladı.The dog growled at me.
Hırs benim burnumu kanatıyor.Ambition gives me a nosebleed.
Hırsızlar pencereden girdi.The thieves entered by the window.
O bir Hıristiyan kasabasında büyüdü.He grew up in a Christian town.
Hırsız pencereden gizlice girdi.The thief snuck in through the window.
Yahudilik gerçekten Hıristiyanlığın zıttı değil.Judaism isn't really the opposite of Christianity.
Yahudiliğin Hıristiyanlığa Budizm'den daha daha çok benzerliği vardır.Judaism has more resemblance to Christianity than to Buddhism.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod