Ana içeriğe geç
Sözlük

hücreli ile cümle

hücreli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.I credo che organismi unicellulari saranno possibili in un paio di anni.
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.Ik denk dat eencellige organismen mogelijk moeten zijn in twee jaar.
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.Je pense que les organismes unicellulaires sont possibles dans 2 ans.
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.Myślę, że możliwe jest stworzenie organizmów jednokomórkowych w ciągu dwóch lat.
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.Úgy gondolom, az egysejtű szervezetek két éven belül lehetségessé válnak.
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.Мисля, че е възможно да се създадат едноклетъчни организми до две години.
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.Я считаю, что одноклеточные организмы появятся в ближайшие два года.
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.לדעתי, אורגניזמים חד-תאיים אפשריים בתוך שנתיים.
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.أعتقد تصنيع أن الكائنات وحيدة الخلية ممكنة خلال عامين.
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.私たちが持っているような
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.Acestea-s diatomee, fitoplanctonuri cu o singură celulă cu schelete de siliciu.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.Ce sont des diatomées, du phytoplancton unicellulaire avec des squelettes de silicium.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.Das hier sind Diatome, winzige einzellige Algen mit einem Skelett aus Silizium.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.Dit zijn diatomeeën, eencellig fytoplankton met een skelet van silicium.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.Estas são diatomáceas, fitoplâncton com apenas uma célula com esqueletos de silicone...
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.Estos son diatomeas, fitoplancton unicelular con esqueletos de silicio.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır. Geleceğin elektronik devre kartları.Đây là các khuê tảo, loại thực vật phù du đơn bào với xương bằng silicon... bảng mạch của tương lai.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır. Geleceğin elektronik devre kartları.Ezek kovamoszatok, egysejtű fitoplanktonok szilíciumvázzal... a jövő áramkörei.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır. Geleceğin elektronik devre kartları.Toto sú diatómy, jednobunkový fytoplanktón s kostrami zo silikónu ... elektrická vodiaca doska budúcnosti.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır. Geleceğin elektronik devre kartları.Αυτά είναι διάτομα, μονοκύτταρα φυτοπλαγκτόν με σκελετό από ... πλακέτες κυκλωμάτων σιλικόνης του μέλλοντος.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.Ini adalah diatom-diatom, fitoplankton bersel tunggal dengan kerangka dari silikon.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.이것들은 단세포 식물성 플랑크톤인 돌 말입니다. 실리콘 뼈로 이루어진
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.Queste sono diatomee, fitoplancton unicellulare con uno scheletro di silicio.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.To są okrzemki, jednokomórkowe glony fitoplanktonowe mające krzemowe skorupki.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.Това са диатоми, едноклетъчен фитопланктон със скелети от силикон.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.Это диатомовые водоросли, одноклеточный фитопланктон с кремниевым панцирем.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.אלו הם אצות דיאטום, רב-פלנקטון חד-תאי בעל שלד צורן.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.هذة هى الدياتومات، عوالق نباتية وحيدة الخلية مع هياكل من السيليكون.
Tek hücreli pitoplanktonlar, diatomlar iskeletleri silikon bazlıdır.単細胞のプランクトンです 未来の回路基板です
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Chúng ta bắt đầu như một tế bào Amip rất nhỏ dính vào một hòn đá, và bây giờ, bộ não ra đời
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Comenzamos como una pequeñísima ameba unicelular, chiquitita, pegada a una roca, y ahora, voilá, el cerebro.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Ici-pici kis egysejtű amőbaként indult, apró, csak ragadt a sziklához, és most, íme, az agy.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Kita semua bermula dari makhluk kecil bernama amuba, yang hanya menempel pada batu, dan kini, voila, otak.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.아주 아주 작은 단세포 아메바로 부터 시작되었죠. 아주 작아서 암석에 딱 붙어 있었죠. 그리고 지금은...자, 보시죠! 뇌가 있습니다.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.La început eram amibe unicelulare mici, mici, lipite de o stâncă și acum, iată, creierul.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.We zijn begonnen als piepkleine eencellige amoebe, gewoon op een rots geplakt, en voilà, hier is het brein.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Začeli smo kot majčkena enocelična ameba, majcena, ki se tišči k skali, in naenkrat -- možgani.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Zaczynaliśmy jako jednokomórkowa ameba, przywarta do skały, a teraz voila - mózg.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.Започнали сме като мъничка, едноклетъчна амеба, малка, едва се държи за скала и сега, воила, мозъкът.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.התחלנו בתור אמבה חד תאית קטנטנה, קטנטנה, שדבוקה מתחת לאיזה סלע, ועכשיו, הופ! המוח.
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.لقد بدأنا بوصفها صغيرة، صغيرة قليلا وحيدة الخلية الأميبا صغيرة، فقط تلصق في الصخر، والأن هذا هو الدماغ
Ufacık, minicik bir tek-hücreli olarak başladık, bir kayaya tutunarak ve şimdi, işte, beyin.岩にくっついて そして 脳ができました ほらね(笑い)
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Ceea ce sper că aș putea să vă demonstrez mai departe este că aceasta este inventarea multicelularității.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Ďalej by som vám rada povedala, že toto je objav mnohobunkovosti.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Điều mà tôi hi vọng là tôi có thể tranh luận xa hơn với bạn là đây là sự sáng chế ra sự đa bào.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Ich hoffe an Sie heranbringen zu können, dass dies die Erfindung der Mehrzeller ist.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Jag skulle vilja påstå att detta är grunden till multicelluläritet.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.J'espère pouvoir vous convaincre qu'il s'agit de l'invention de la multicellularité.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.이렇게 박테리아들이 다세포성을 창안하게 된 것에 대해 여러분께 조금 더 말씀 드리고 싶습니다.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Lo que me gustaría poder argumentar adicionalmente es que esta es la invención de la multicelularidad.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Mam nadzieję, że udało mi się udowodnić wam, że jest to wynalazek wielocząsteczkowości.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.O que também gostava de vos dizer é que esta é a invenção da multicelularidade.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Remélem arról is meggyőzhetlek titeket, hogy ez a többsejtűség találmánya.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Spero inoltre di potervi convincere che questa è l'invenzione della multicellularità.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Také si myslím, že s vámi můžu polemizovat o tom, že toto je vynález mnohobuněčnosti.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Upam, da mi bo uspelo utemeljiti, da govorim o začetku večceličnosti.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Wat ik hoop dat ik verder kan stellen is dat dit de uitvinding van meercelligheid is.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Yang saya harap dapat saya yakinkan lagi kepada Anda adalah inilah penemuan multiseluleritas.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Ελπίζω ότι θα μπορούσα περαιτέρω να επιχειρηματολογήσω ότι πρόκειται για την επινόηση της πολυκυτταρικότητας.
Umuyorum ki, bu durumun çok hücreli yaşamın başlangıcı olduğuna sizleri de ikna edebilirim.Надявам се, че мога също така да ви убедя, че това е изобретяването на многоклетъчността.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod