Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Azt mondta, hogy "Elhanyagolhatjuk a jövőbeli énünket, ha kudarcot vall a hit vagy a képzelet."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Dijo que, "ignoramos nuestra personalidad futura por fallas de nuestras creencias o de la imaginación".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Er sagte: "Wir lehnen unser zukünftiges Selbst ab aufgrund des Fehlens von Glauben oder Vorstellungskraft."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Ha detto: "Potremmo non dar retta all'Io futuro a causa di qualche problema di credo o immaginazione".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Il a déclaré que, "Nous pourrions négliger nos futurs mois à cause d'une incapacité de croire ou d'imaginer."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Jest szansa, że zaniedbamy swoje przyszłe "ja" z powodu jakiegoś nieudanego przekonania lub wyobrażenia".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."그는, "우리는 어떤 믿음의 실패나 상상력 등의 이유로 미래의 자신들을 방치하는 것일 수도 있다."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Misschien verwaarlozen we ons toekomstige zelf door een tekort in geloof of verbeelding."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Nós podemos negligenciar o nosso eu futuro por causa da falta de fé ou de imaginação."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Řekl: "Možná přehlížíme naše budoucí "já" protože nejsme schopni si ho uvědomit nebo představit."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Vi ignorerer måske vores fremtidige selv pga. en fejl i vores forestillingsevne.
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Είπε:" Υπάρχει πιθανότητα να παραμελήσουμε τους μελλοντικούς εαυτούς μας, λόγω αποτυχίας πίστης ή φαντασίας".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Ми нехтуємо своєї майбутнім "я" через брак віри чи уяви".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Можем да пренебрегваме бъдещото си Аз, защото не вярваме или не си представяме."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Мы можем пренебрегать своим Я-будущим из-за недостатка веры или воображения".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."הוא אמר, "אנו עלולים להזניח את עצמנו העתידי לאור כשל באמונה או בדמיון שלנו."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."إذ قال " ربما قد نكون اهملنا أنفسنا مستقبلا بسبب بعض الفشل من الثقة أو الخيال ".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."未来の自分たちを軽視してしまうかもしれない。 言い換えると、
Tüm hallerinle, şimdi ve sonsuza dek seni şiddetle seveceğime söz veriyorum.Anh thề sẽ luôn yêu em mãnh liệt bang moi hinh thuc, bay gio va mai mai.
Tüm hallerinle, şimdi ve sonsuza dek seni şiddetle seveceğime söz veriyorum.Eu comprometo-me a amar-te ferozmente em todas as tuas facetas, agora e para sempre.
Tüm hallerinle, şimdi ve sonsuza dek seni şiddetle seveceğime söz veriyorum.Ik beloof dat ik heel veel van je hou in alle vormen, nu en voor altijd.
Tüm hallerinle, şimdi ve sonsuza dek seni şiddetle seveceğime söz veriyorum.Přísahám, že tě budu celým srdcem milovat ve všech tvých podobách, teď a navždy.
Ve bu halen baslangic seviyesinde; bunlar en son halleri degil.Astea nu sunt finalele.
Ve bu halen baslangic seviyesinde; bunlar en son halleri degil.Este ainda está numa fase preliminar, não é o produto final.
Ve bu halen baslangic seviyesinde; bunlar en son halleri degil.Queste sono ancora le fasi preliminari.
Ve bu halen baslangic seviyesinde; bunlar en son halleri degil.Toto nejsou konečné výsledky.
Ve bu halen baslangic seviyesinde; bunlar en son halleri degil.Ze zijn nog niet af, maar in een voorbereidend stadium.
Ve bu halen baslangic seviyesinde; bunlar en son halleri degil.Това все още е в предварителен стадий.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.A ani tie nevníma také, aké v skutočnosti sú, teda ako elektrické iskry.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.A ani ty nevnímá jako to, čím skutečně jsou, a sice elektrické jiskry.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.E non li percepisce neanche per quello che sono in realtà, cioè piccole scariche elettriche.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.En ze nemen ze niet eens waar voor wat ze echt zijn, namelijk elektrisch geknetter.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.Et ils ne perçoivent même pas ce qu'elles sont réellement à savoir des crépitements électriques.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.뿐만 아니라 두뇌는 그것이 느끼는 것의 실체는 단순한 전기적 신호라는 것 조차도 모르지요.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.Nie dostrzegając nawet ich prawdziwej natury, tj. rzężeń elektrycznych.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.Og de opfatter ikke engang nerveimpulser, som de i virkeligheden er nemlig som elektrisk knitren
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.Şi nici pe acestea nu le percepe ca ceea ce sunt cu adevărat, şi anume trosnituri electrice.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.Und sie nehmen nicht einmal diese als das wahr, was sie wirklich sind, nämlich elektrische Entladungen.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.Và chúng không thể nhận thấy những thứ đó thật sự là gì ví dụ như những xung điện
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.Y ni siquiera percibimos esos impulsos como lo que realmente son, es decir, señales eléctricas.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.Και δεν τα αντιλαμβάνεται ούτε καν όπως πραγματικά είναι, δηλαδή ως ηλεκτρκούς τριγμούς.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.И мозг не воспринимает, чем на самом деле являются нервные импульсы — то есть, электрические разряды.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.И не възприемат дори тях като това, което са всъщност, а именно - електрическо пращене.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.ואפילו אותם הם אינם תופסים כפי שהם באמת, כלומר אותות חשמליים.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.ولكنها لا تدركها كما هي حقيقة، أعني الخشخشة الكهربائية.
Ve onlar bile bu itkilerin gerçek halleri olan elektrik çıtırdılarını hissedemiyorlar.つまり電気信号さえも。 そうなると私達は何もありのままに見えることができなくなります。
Yani bu iki sayının pozitif hallerinin farkı 20 olmalı. -그래서 양의 숫자끼리의 차이점은 20이 되는 것이다
Yani bu iki sayının pozitif hallerinin farkı 20 olmalı. -20 になります。 すぐ思いつく値は
Yani bu iki sayının pozitif hallerinin farkı 20 olmalı. -Et la différence entre la version positive de ces deux nombres doit être 20.
Yani bu iki sayının pozitif hallerinin farkı 20 olmalı. -اذاً الفرق بين الصور الموجبة للعدد يجب ان يكون 20
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Chúng ta không hề có gen di truyền mạnh hơn tổ tiên 10.000 năm trước đây.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Et bien nous ne sommes pas plus hardis génétiquement que nos ancêtres ne l'étaient il y a 10 000 ans.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Geneticamente non siamo più resistenti dei nostri antenati di 10 000 anni fa.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.우리는 유전적으로 만년전에 우리의 조상들이 그랬던것보다 더 단단한 신체를 가지고 있지 않습니다.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Mivel genetikailag nem vagyunk sokkal ellenállóbbak, mint őseink voltak 10.000 évvel ezelőtt.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Não somos geneticamente mais fortes do que os nossos antepassados, há 10 000 anos.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Nie przewyższamy odpornością naszych przodków sprzed 10 tys.lat.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.No somos más fuertes que nuestros antepasados de hace 10 000 años.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Nu suntem mai rezistenţi genetic decât erau strămoşii noştri de acum 10 000 de ani.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Secara genetik kita tidak lebih hebat dari nenek moyang kita 10.000 tahun yang lalu.