hâkimin ile cümle

hâkimin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hakimin kararı nihaidir.The judge's decision is final.
Onun hayatı hakimin kararına bağlı.His life hangs on the judge's decision.
Hakimin yeni kanıtları duyduğunda kararını değiştireceğini düşünüyor musunuz?Do you think the judge will reverse his decision when he hears the new evidence?
Hakimin onun hakkında ne söylemek zorunda olduğunu göreceğiz.We'll see what the judge has to say about that.
Note 1: Kurallara göre, altı hakimin hepsinin gruplarında dört katılımcı olmalıdır.Note 1: According to the rules, all six judges must have four participants in their groups.
Bu yeni sistem içerisinde polisin, savcının ve hakimin görevlerinde değişiklikler yapıldı.Under this system, the roles of the police, the prosecutor, and the judge changed.
Bu karar, Yahudi gruplarının öfkeli protestolarına yol açtı ve hakimin kararı bozulmuş oldu.This led to angry protests and the judge's decision was overturned.
Hakimin bunu bilmesi beklenemez.We are afraid that the Kingdom is yet to know this.
Nişan aldı ve işte hakimin gördüğü şey.He pointed by, and this is what the judge saw.
- Boşanma hakimin ne dediğini biliyor musun?- Know what the divorce judge said?
İnsanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine),The King of men,
Dava açılırsa, partiyi kapatmak için yeni hakimin oyu yeterli olacak.If the case goes forward, the vote of seven judges would be enough to close down the party.
Yargıtay hakiminin tutuklanması ise çok daha az yankı uyandırdı.The arrest of the Supreme Court judge excited considerably less buzz.
Yeni hakimin atanmasıyla, Sırbistan'da "yüzyılın davası" baştan başlamak zorunda kaldı.With the appointment of a new judge, the "trial of the century" in Serbia has had to start anew.
Üç soruşturma hakiminin yönettiği duruşmalar büytün gece sürdü.The hearings, led by three investigative judges, took all night.
AKP'yi kapatmak için en az yedi hakimin oyu gerekiyor.The vote of at least seven judges is needed to shut down the AKP.
Özel yetkili savcı hakimin kararını temyiz edeceğini söyledi.The special prosecutor said that he would appeal the judge's decision.
Sulh hakiminin kararına itiraz edildi.The magistrate's ruling was appealed.
3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.3.854 Lehrer, 120 Universitätsdozenten und 47 Richter wurden entlassen.
Hakimin bunu bilmesi beklenemez.Der Richter aber ist außerstande, dies zu ermitteln.
5 Mayıs 2012'de başlayan davanın ilk duruşmasında Muhammed hakimin hiçbir sorusuna cevap vermemişti.Bei einer ersten Anhörung vor Gericht am 23. Juli 2012 äußerte Holmes sich nicht zur Tat.
Bir hakimin oğluydu.Il est le fils d'un magistrat.
Bunun üzerine duruşma hakimine işbirliği yapmak istediğini söyledi.Il déclara lors de l'un de ses entretiens avec la police qu'il souhaitait devenir juge.
Bir hakimin oğluydu.Era hijo de un juez.
Bu karar, Yahudi gruplarının öfkeli protestolarına yol açtı ve hakimin kararı bozulmuş oldu.Это привело к бурным протестам со стороны еврейских групп и решение судьи было отменено.
Hakimin bunu bilmesi beklenemez.И жюри её не знает.
Gazneli Mahmut, 999 yılında Garcistan hâkimine elçi göndererek kendine itaat etmesini istedi.قام محمود الغزنوي بإرسال سفير إلى حاكم كارجيستان في عام 999، وطلب منه أن ينضم إلى الدولة الغزنوية.
Bunun üzerine duruşma hakimine işbirliği yapmak istediğini söyledi.قال في وقت لاحق أنه كان على استعداد للتعاون مع مكتب النائب العام في التحقيق.
Birkaç gün sonra, bir kez daha hapishaneden alınmış ve bir İslam Devrimi hakiminin önünde sorguya çekilmiştir.Alguns dias depois, foi novamente interrogada em frente de um Juiz Revolucionário Islamico.
6 – Bir hakimin kararından sonra Alagaos, Brezilya'da eşcinsel evliliklerini tanıyan ilk eyalet oldu.A decisão tornou Alagoas o primeiro estado do Brasil a conceder o estatuto de casamento à casais homossexuais.
3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.3854 leraren, 120 docenten aan universiteiten en 47 rechters zijn ontslagen.
Hakimin bunu bilmesi beklenemez.De jury was daarvan niet op de hoogte.
Bir hakimin oğluydu.Był synem sędziego.
Bir hakimin oğluydu.Був сином міського судді.
Bir hakimin oğlu olarak 1795 yılında, Leipzig yakınlarındaki Delitzsch'te doğdu.Egy bíró fiaként született a Lipcséhez közeli Delitzsch településen.
Bir hakimin oğluydu.Hän oli tuomarin poika.
Bu yeni sistem içerisinde polisin, savcının ve hakimin görevlerinde değişiklikler yapıldı.Koordinointikokouksiin osallistuu yksikön henkilökunnan ohella syyttäjiä, tuomareita ja poliiseja.
6 – Bir hakimin kararından sonra Alagaos, Brezilya'da eşcinsel evliliklerini tanıyan ilk eyalet oldu.Điều này khiến Alagoas trở thành bang đầu tiên ở Brasil cho phép các cặp vợ chồng đồng tính kết hôn.
Bu karar, Yahudi gruplarının öfkeli protestolarına yol açtı ve hakimin kararı bozulmuş oldu.צעד זה הוביל מחאה נזעמת, בין היתר מצד קבוצות יהודיות, והחלטת השופט בוטלה.
3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.3854 учители, 120 преподаватели и 47 съдии са уволнени.
Vakfiye, vakfedenin malını verdiğini gösteren ve hâkimin vakfa dair hükmünü içeren belgedir.Akú nádej dáva žalobcovi a poskytuje...
Suçlu olduğuna kanaat getirince sorgu hâkimine ilk tahkikatı yaptırır.Siekdamas įrodyti savo nekaltumą, jis turi pirmas rasti tikrąjį nusikaltėlį...
Bir hakimin oğluydu.Ta oli kohtuametniku poeg.
- Boşanma hakimin ne dediğini biliyor musun?"¿No le da vergüenza?
- Boşanma hakimin ne dediğini biliyor musun?Знаешь, что сказал судья?
Çünkü bu iki devi, bu evrenin iki hakimini bir araya getirmek,A-i aduce pe aceşti doi titani, aceşti doi maeştri ai universului
Çünkü bu iki devi, bu evrenin iki hakimini bir araya getirmek,왜냐하면 이 두명의 거성들, 세계에 있는 두 명의 거장들을 함께 데리고 온 것은
Çünkü bu iki devi, bu evrenin iki hakimini bir araya getirmek,מכיוון שלהפגיש את שני הטיטאנים האלו, שני אדוני היקום האלו
Çünkü bu iki devi, bu evrenin iki hakimini bir araya getirmek,بإحضار هذان العملاقان , اثنان من سادة الكون
Çünkü bu iki devi, bu evrenin iki hakimini bir araya getirmek,引き合わせるということは 東京上空で ゴジラとモスラを引き合わせるようなもの
İngiltere'nin en yüksek rütbeli üç Yargıtay hakiminin önünde영국 최고의 고등법원 판사 세 사람앞에 섰습니다.
İngiltere'nin en yüksek rütbeli üç Yargıtay hakiminin önündeבפני 3 שופטים בולטים מאד של בית המשפט העליון
İngiltere'nin en yüksek rütbeli üç Yargıtay hakiminin önündeأقف أمام ثلاثة من أشهر قضاة المحكمة العليا في بريطانيا ..
İngiltere'nin en yüksek rütbeli üç Yargıtay hakiminin önünde情報公開を議会に強制するか否かの 判決を待っていました
Kararda, 2009'da aynı sonuca varan başka bir hakimin mahkeme kararı temel alınmıştı.Su decisión se basó en un fallo judicial anterior hecho por otro juez en 2009 llegando a la misma conclusión.
Kararda, 2009'da aynı sonuca varan başka bir hakimin mahkeme kararı temel alınmıştı.واستند في قراره على قرار محكمة سابق حكم به قاٍض آخر في عام 2009 وتوصل فيه إلى نفس النتيجة.
Nişan aldı ve işte hakimin gördüğü şey.Anh ta chĩa súng, và đây là những gì vị quan tòa ấy đã chứng kiến.
Nişan aldı ve işte hakimin gördüğü şey.Apontou-a, e isto foi o que o juiz viu.
Nişan aldı ve işte hakimin gördüğü şey.A țintit în trecere și asta a fost ce a văzut judecătorul.
Nişan aldı ve işte hakimin gördüğü şey.Celował z jadącego samochodu. To widział sędzia.

İlgili Sayfalar